Lise son sınıf öğrencilerinin sınav kaygı düzeyleri ile uyku kalitesi arasındaki ilişki


İletişim: Selmin Köse, Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, İstanbul, Turkey Tel: +90 444 8 276 E-posta: selminkose@yahoo.com ORCID: 0000-0003-4958-6228 Geliş Tarihi: 10.04.2017 Kabul Tarihi: 05.01.2018 Online Yayınlanma Tarihi: 17.04.2018 ©Copyright 2018 Psikiyatri Hemşireliği Dergisi - Çevrimiçi: www.phdergi.org DOI: 10.14744/phd.2018.05025 J Psychiatric Nurs 2018;9(2):105-111 TÜRKÇE ÇEVİRİ / TURKISH TRANSLATION PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİ DERGİSİ Orjinal Makale Lise son sınıf öğrencilerinin sınav kaygı düzeyleri ile uyku kalitesi arasındaki ilişki Kaygı, bireyin belirli dönemlerde yaşadığı evrensel bir duygu ve deneyimdir. Bireyi fazlasıyla etkileyen bu durum ergenlik döneminde de sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Ergenin normal yaşamını etkileyebilen ve çoğu kez tedirgin edebilen bir duygu olan kaygı, ergenin davranış ve hareketlerine yansıyarak, çoğunlukla uyumsuzluğa neden olur.[1] Baltaş (2002)'a[2] göre kaygı, eğitim alanında yapılan çalışmalarda sıklıkla yer alan değişkenlerden biridir. Ergenlerin en yoğun kaygı yaşandığı dönemler, sınav dönemleridir. Sınav kaygısı, sınavlarda, testlerde ya da diğer formal değerlendirme becerilerinde zayıf performansa yol açan korku olarak tanımlanmaktadır. Bu noktada sınav kaygısı, özel bir kaygı çeşidi olup bireyin değerlendirilmesi söz konusu olduğunda hissedilen korkuyla karışık bir tedirginlik duygusudur.[3,4] Öğrencilerde çok sık rastlanan sınav kaygısı, sınav öncesi başlayan fiziksel ve psikolojik değişimlerle devam eden, kişinin sınav esnasında performansını ve akaAmaç: Bu araştırma, lise son sınıf öğrencilerinin sınav kaygı düzeyleri ile uyku kalitesi arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla tanımlayıcı, kesitsel ve ilişki arayıcı araştırma tipinde gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntem: Araştırma verileri, İstanbul’da bir lise de 1–31 Ocak 2017 tarihleri arasında toplandı. Araştırmanın evrenini İstanbul il sınırları içerisinde bulunan bir lisenin son sınıfında öğrenim gören 120 öğrenci oluşturdu. Araştırmada örneklem hesabı yapılmamış, araştırmaya katılmayı kabul eden tüm öğrenciler örnekleme dahil edilmiştir (n=104). Geri dönüş oranı %86.6’dır. Veriler, Bilgi Formu, Sınav Kaygısı Envanteri ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesi SPSS paket programında yapıldı. Bulgular: Öğrencilerinin %55.8’i kız, yaş ortalaması 17.27 idi. Öğrencilerin %77.9’u üniversite sınavının çok önemli olduğunu, %74.8’inin üniversite sınavına hazırlanmaya başlamadan önce uyku problemi yaşamadıklarını ifade ettiler. Öğrencilerin öznel uyku kalitesi ile Sınav Kaygısı Envanterinin Kuruntu alt boyutu arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.258; p<0.01); Duyuşsal alt boyutu arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.259; p<0.01); Sınav kaygısı toplam puanı arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.272; p<0.01) bulundu. Uyku bozukluğu ile kuruntu alt boyutu arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.210; p<0.05); duyuşsal alt boyut arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.291; p<0.01); sınav kaygısı toplam puanı arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.273; p<0.01) bulundu. Öğrencilerin hem kuruntu boyutu (p>0.05) hem de duyuşsal boyutu (p>0.05) düzeyi öznel uyku kalitesini etkilememektedir. Öğrencilerin kuruntu düzeyi uyku bozukluğu düzeyini etkilemez iken (p=0.701 >0.05), duyuşsal düzeyi uyku bozukluğu düzeyini arttırmaktadır (ß=0.028). Sonuç: Araştırma verileri, lise son sınıf öğrencilerinin sınav kaygılarının olduğunu ve bu durumun da uyku kalitesini olumsuz yönde etkilediğini göstermiştir. Bu nedenle, öğrencilerin sınav kaygılarının azaltılması, uyku kalitesinin arttırılması ve olumsuz düşüncelerin kaldırılması için rehberlik-danışmanlık hizmetleri verilmesi önerilebilir. Anahtar Sözcükler: Ergen; sınav kaygısı; uyku kalitesi. Selmin Köse,1 Şükran Kurucu Yılmaz,2 Sonay Göktaş3 1 Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, İstanbul 2 Haliç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu, İstanbul 3 Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, İstanbul Özet 106 Psikiyatri Hemşireliği Dergisi - Journal of Psychiatric Nursing demik başarısını olumsuz yönde etkileyen bir duygu olmakla birlikte potansiyellerini tam anlamıyla ortaya koymalarını engelleyen ciddi bir sorundur.[5] Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi ülkemizde de kişinin hayatı yalnızca sınavlarla etkilenmekle kalmamakta, sınavlardaki başarı sonuçlarına göre gelecekteki hayatları hakkında kararlarda verilmektedir. Bütün öğretim kademelerinde giriş, yerleştirme, var olan durumu sürdürme veya bir sınıftan / programdan / okuldan diğerine geçiş konusundaki kararlar sınav sonucuna göre verilmekte bu durumda meslek seçimlerini etkilemektedir. Bu nedenle, birçok öğrencinin sınavları tehdit edici olarak algılamasına ve sınavlar sırasında kaygı yaşamasına neden olmaktadır. Ayrıca öğrencilerin sınav kaygılarının anne-babalarının sınava ilişkin baskılarının okul ortamının, yetkinlik beklentisinin akademik başarı düzeyleri üzerindeki etkileri de bilinmektedir.[6] Literatürde üniversite giriş sınavına hazırlanan öğrencilerin kaygı düzeyinin, genel cerrahi hastalarının kaygı düzeyinden çok daha yüksek olduğu, öğrencilerin genellikle “uyku uyuyamadıkları,” “kazanamazlarsa mahvolacakları,” “yemek yiyemedikleri” ve “hayattan hiç zevk alamadıkları” belirtilmiştir.[7] Sınav kaygısının, kuruntu ve duyuşsallık olmak üzere iki boyutu bulunmaktadır. Kuruntu, kişinin sınav sırasında performansı hakkında zihinsel ifadeleri kapsarken, duyuşsal boyutu ise kızarma, sararma, hızlı kalp atışı, mide bulantısı, sinirlilik, terleme, gerginlik gibi fizyolojik sorunları kapsamaktadır. Yüksek sınav kaygısı, bireyin sağlığı üzerinde ciddi anlamda olumsuz etkiler yapabilmekte, ciddi psikosomatik ve fizyolojik semptomlar görülebilmektedir. Öğrencilerin çarpıntı, terleme, kas yorgunluğu, baş ağrısı, uykuya dalmada güçlük, sık sık uyanma, kabus görme, uyuyamama gibi uyku problemleri yaşadığı ve geç saatlere kadar ayakta durmaktan kaynaklanan fiziksel ve zihinsel olarak yorgun hissettikleri ve uyku ilaçları ile sakinleştiricilerin kullanımının da fazlalaştığı belirtilmektedir. [8] Öğrencinin sınavdan önce sınavı başarıp başaramayacağı endişesi ile zihnin sürekli meşgul olması, özellikle uyku ile ilgili sorunlar yaşamasına neden olmakta ve uyku kaliteleri bozulmaktadır. Uyku, vücudun dinlenmesini sağlayan, geri dönüşümü olan bir bilinçsizlik hali ve bütün vücudu yaşama yeniden hazırlayan aktif bir yenilenme dönemidir.[9] İnsanın temel gereksinimlerinden olan uyku sağlık ve yaşam kalitesinin devamı için tüm yaşlarda önemlidir.[3] Uyku kalitesi; bireyin uyandıktan sonra kendisini formda, zinde ve yeni bir güne hazır hissetmesi olup, zihinsel/fiziksel sağlığımızı korumamıza ve yaşam kalitemizi artırmamıza yardım eder ve güvenliğimiz için gereklidir.[10,11] Çalışmalarda kaygının özellikle uyku kalitesini etkilediği ve kaygıya bağlı uyku sorunlarının toplumda yaygın olarak görüldüğü belirtilmektedir.[3,4] Öğrencilerin yaşadığı sınav kaygısı uyku kalitesini azalttığı gibi uyku kalitesinin düşük olması ve uykusuzluk aynı zamanda ergenlerde kaygının artmasına da neden olmaktadır. Dolayısı ile vücut için gerekli olan sağlıklı gece uykusunun alınamaması takip eden gün içinde kaygı seviyesinin daha da artmasına ve negatif beklentilerinin çoğalmasına neden olmaktadır. Yani uyku kalitesi ile kaygı arasında iki taraflı bir ilişki bulunmaktadır. Bu nedenle ergenlerde kaygı düzeyi ve uyku kalitesi arasındaki ilişkiyi ortaya koyabilecek çalışmalara ihtiyaç vardır. Özellikle Ülkemizde her yıl çoğunluğu lise son sınıf milyonlarca öğrenci için Yüksek Öğretime Geçiş sınavları önemli bir stres kaynağı olmakta ve öğrencilerde uyku kalitesini bozmaktadır. Bu araştırma, lise son sınıf öğrencilerinin sınav kaygı düzeyleri ile uyku kalitesi arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: • Öğrencilerin sınav kaygı düzeyi nedir? • Öğrencilerin uyku kalitesi düzeyi nedir? • Öğrencilerin sınav kaygı düzeyi ile uyku kalitesi arasında ilişki var mıdır? Araştırmanın bağımlı değişkeni Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) puanları; bağımsız değişkeni Sınav Kaygısı Envanteri (SKE) puanıdır. Gereç ve Yöntem Araştırmanın Tipi Araştırma, tanımlayıcı, kesitsel ve ilişki arayıcı araştırma tipinde gerçekleştirildi. Araştırmanın Yeri ve Zamanı Araştırma 1–31 Ocak 2017 tarihleri arasında İstanbul İlindeki bir lisede gerçekleştirildi. Araştırmanın Evreni ve Örneklemi Araştırmanın evrenini İstanbul il sınırları içerisinde bulunan bir lisenin son sınıfında öğrenim gören 120 öğrenci oluşturdu. Araştırmada örneklem hesabı yapılmamış, araştırmaya katılmayı kabul eden tüm öğrenciler örnekleme dahil edilmiştir (n=104). Geri dönüş oranı %86.6’dır. Veri Toplama Araçları Verilerin toplanmasında Bilgi Formu, Sınav Kaygısı Envanteri ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) kullanıldı. Bilgi Formu: Araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda hazırlanan öğrencilerin sosyo-demografik özellikleri ile ilgili 15, sınav kaygı ve uyku ile ilgili 13 olmak üzere toplam 28 sorudan oluşan bir formdur.[12,13] Sınav Kaygısı Envanteri: Sınav Kaygısı Envanteri (SKE), 1987 yılında Spielberger ve bir grup doktora öğrencisi tarafından geliştirilmiş ve bireylerin kendi kendilerini değerlendirmelerini esas alan psikometrik bir ölçektir. SKE, dörtlü derecelemeli likert tipi bir ölçektir. Ölçekten 20–80 arasında puan alınmaktadır. SKE’den alınan puanın yüksekliği sınav kaygısı düzeyinin yükseldiğini göstermektedir. Türkçe uyarlaması Öner[14] (1990) tarafından yapılan SKE’nin yapı geçerliğini belirlemek için betimleyici ve doğrulayıcı faktör analizi çalışması yapılmış Selmin Köse, Sınav kaygısı ve uyku / dx.doi.org/10.14744/phd.2018.05025 107 ve SKE’nin Kuruntu ve Duyuşsallık olmak üzere iki boyuttan oluştuğuna karar verilmiştir. Kuruntu boyutunda 12, Duyuşsallık boyutunda ise 8 olmak üzere SKE’de toplam 20 madde vardır. SKE’nin toplam 20 maddesinden alınan puan toplam sınav kaygısı düzeyini, Kuruntu alt ölçeğinden alınan puan Sınav Kaygısı Kuruntu düzeyini, Duyuşsallık alt ölçeğinden alınan puan ise; Sınav Kaygısı Duyuşsallık düzeyini ölçmektedir. Türkçe SKE’nin güvenirlik Cronbach Alfa katsayıları 0,93 ve 0,94 olarak bulunmuştur. Bu çalışmada SKE’nin Cronbach Alfa katsayıları 0,88 olarak belirlendi. Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ): PUKİ, Buysse ve ark. (1989) tarafından geliştirilmiş olan PUKİ, son bir aylık sürede uyku kalitesini ve bozukluğunu değerlendirir. PUKİ’nin içerdiği toplam 24 sorunun 19’u öz bildirim sorusudur. Eş veya bir oda arkadaşı tarafından yanıtlanan 5 soru yalnızca klinik bilgi için kullanılır ve puanlamaya katılmaz. Ölçeğin puanlanan 18 sorusu ve “Öznel Uyku Kalitesi”, “Uyku Latensi”, “Uyku Süresi”, “Alışılmış Uyku Etkinliği”, “Uyku Bozukluğu”, “Uyku İlacı Kullanımı” ve “Gündüz İşlev Bozukluğu” olmak üzere 7 bileşeni vardır. Her bir birleşen 0–3 puan üzerinden değerlendirilerek toplam ölçek puanı hesaplanır. Toplam puan 0–21 arasında değişir. Toplam puanın 5’ten büyük olması kötü uyku kalitesini gösterir. Ölçeğin ülkemiz için geçerlik ve güvenirlik çalışmaları, Ağargün ve ark.[15] (1996) tarafından yapılmış, ölçeğin Cronbach's alfa güvenilirlik katsayısı 0.80 olarak bulunmuştur. Bu çalışmada PİKU’nun Cronbach's alfa katsayısı 0.70 olarak belirlendi. Araştırmanın Etik Yönü Araştırmanın yapılabilmesi için Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu’ndan 22.12.2016 tarih ve 10840098/604 sayılı karar numarası ile etik onay ve araştırma yapılacak kurumdan gerekli yazılı izin alındı Araştırmaya katılacak öğrenciler araştırma öncesi bilgilendirilerek yazılı ve sözel onamları alındı. Verilerin Değerlendirilmesi Veriler bilgisayar ortamında SPSS 21.0 paket (SPSS Inc. Released 2007. SPSS for Windows, Version 21.0 Chicago, IL, ABD Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılarak parametrik ya da non-parametrik dağılım gösterme durumuna göre uygun istatistiksel analiz yöntemleri ile değerlendirildi. Tanımlayıcı istatistiksel analizler için; frekans dağılımı, yüzde, ortalama, standart sapma analizleri yapıldı. Ölçekler arası ilişkileri saptamak için Pearson Korelasyon analizi, bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkene etkisini incelemek için Lineer Regresyon analizi kullanıldı. Sonuçlar %95 güven aralığında, p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Bulgular Öğrencilerin sosyo demografik özellikleri Tablo 1’de verilmiştir. Öğrencilerin %55.8'i kız olup, yaş ortalaması 17.27±0.47 idi. Öğrencilerin %89.4'ü çekirdek ailede, %98.1’i en çok ilçe/ şehirde yaşadıklarını ifade ettiler. %43.3’ünün annelerinin, %41.7’sinin babalarının lise mezunu olduğu, %45.2’sinin annelerinin ev hanımı, %48’inin babalarının memur/işçi olduğu görüldü. %91.3’ünün ailelerinin öğrencilere karşı demokratik tutumu olduğu, %92.3’ünün dershaneye gittiği, %89.4’ünün Tablo 1. Öğrencilerin sosyo-demografik özellikleri n % Yaş (yıl), Ort.±SS 17.27±0.47 Cinsiyet Kız 58 55.8 Erkek 46 44.2 Aile tipi Çekirdek 93 89.4 Geniş 11 10.6 Şu an yaşadığı yer Aile 102 98.1 Yurt/akraba 2 1.9 Anne eğitim düzeyi Okuryazar değil 2 1.9 Okuryazar-ilkokul 43 41.3 Lise 45 43.3 Üniversite 14 13.5 Baba eğitim düzeyi Okuryazar değil 2 1.9 Okuryazar-ilkokul 28 27.2 Lise 43 41.7 Üniversite 30 29.1 Anne mesleği Memur/işçi 23 22.1 Esnaf/serbest 23 22.1 Emekli 11 10.6 Ev hanımı 47 45.2 Baba mesleği Memur/işçi 49 48.0 Esnaf/serbest 34 33.3 Emekli 19 18.6 Ailenizin size karşı tutumu Demokratik 95 91.3 Otoriter 9 8.7 Gelir düzeyi Kötü 22 41.5 Orta 18 34.0 İyi 13 24.5 Dershaneye gitme Evet 96 92.3 Hayır 8 7.7 Evde kendine ait bir oda varlığı Evet 93 89.4 Hayır 11 10.6 Toplam 104 100.0 Ort.: Ortalama; SS: Standart sapma. 108 Psikiyatri Hemşireliği Dergisi - Journal of Psychiatric Nursing evde kendine ait bir odası olduğu belirlendi. Tablo 2’de öğrencilerin başarı, çalışma Düzeni ve uyku durumları dağılımı gösterilmiştir. Öğrencilerin %64.4’ü başarı durumlarının iyi olduğunu, %43.3’ü düzenli bir çalışma programı uyguladıklarını, %77.9’u üniversite sınavının önemli olduğunu, %61.2’si ailelerinin mutlaka sınavı kazanması gerektiğini düşündüklerini, %71.4’ü üniversite sınavına hazırlanırken sınav kaygısı yaşadıklarını belirttiler. Öğrencilerin %74.8’inin sınava hazırlanmaya başlamadan önce uyku problemini yaşamadığı, uyku problemi yaşayanların ise %37.0’sinin uyanmakta zorlandığı, %51.0’inin uyku alışkanlığında farklılık olduğu, %85.6’sının sınava hazırlanmaya başlamadan önce 5–10 saat arası uyuduğu belirlendi. Tablo 3’de öğrencilerin sınav kaygısı ile uyku kalitesi arasındaki ilişki gösterilmiştir. Buna göre; öznel uyku kalitesi ile SKE’nin Kuruntu alt boyutu arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.258; p<0.01); Duyuşsal alt boyutu arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.259; p<0.01); Sınav kaygısı toplam puanı arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.272; p<0.01) bulundu. Uyku bozukluğu ile kuruntu alt boyutu arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.210; p<0.05); duyuşsal alt boyut arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.291; p<0.01); sınav kaygısı toplam puanı arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r=0.273; p<0.01) bulundu. Tablo 4’de sınav kaygısı alt boyutlarının öznel uyku kalitesi, uyku latenti, uyku süresi ve alışılmış uyku etkinliği üzerine etkisi gösterilmiştir. Buna göre, kuruntu ve duyuşsal alt boyut ile öznel uyku kalitesi arasındaki ilişki belirlemek üzere yapılan regresyon modeli istatistiksel olarak anlamlı bulundu (F=4.005; p<0.05). Öznel uyku kalitesi düzeyinin belirleyicisi olarak kuruntu ve duyuşsal alt boyut değişkenlerinin ilişkisinin (açıklayıcılık gücünün) zayıf olduğu görüldü (R2 =0.056). Öğrencilerin hem kuruntu boyutu (p>0.05) hem de duyuşsal boyutu (p>0.05) düzeyi öznel uyku kalitesini etkilememektedir Tablo 5’de sınav kaygısı alt boyutlarının uyku bozukluğu, uyku ilacı kullanımı ve gündüz uyku işlev bozukluğu üzerine etkisi gösterilmiştir. Kuruntu, duyuşsal alt boyutu ile uyku bozukluğu arasındaki ilişki belirlemek üzere yapılan regresyon modeli istatistiksel olarak anlamlı bulundu (F=4.740; p<0.05). Uyku bozukluğu düzeyinin belirleyicisi olarak kuruntu ve duyuşsal alt boyut değişkenleri ilişkisinin (açıklayıcılık gücünün) zayıf olduğu görüldü (R2 =0.068). Öğrencilerin kuruntu düzeyi uyku bozukluğu düzeyini etkilemez iken (p>0.05), duyuşsal düzeyi uyku bozukluğu düzeyini arttırmaktadır (ß=0.028). Tablo 2. Öğrencilerin başarı, çalışma düzeni ve uyku durumları dağılımı n % Ortaöğretim başarı puanı 70 ve altı (kötü) 27 26.0 70–80 (orta) 10 9.6 80 ve üzeri (iyi) 67 64.4 Düzenli bir çalışma programı uyguluyor musunuz? Evet 45 43.3 Hayır 59 56.7 Üniversite sınavının önemi hakkında ne düşünüyorsunuz Çok önemli 81 77.9 Önemli ama gelecek için başka seçeneklerim var 21 20.2 Önemli değil sadece şansımı denemek istiyorum 2 1.9 Üniversite sınavı hakkında ailen ne düşünüyor Mutlaka sınavı kazanmam gerektiğini düşünüyorlar 63 61.2 Sınavın önemli ancak tek seçenek olmadığına inanıyorlar 38 36.9 Sınavı kazanıp kazanmamamla ilgilenmiyorlar 2 1.9 Üniversite sınavına hazırlanırken karsınıza en çok çıkan engel nedir Maddi zorluklar 5 5.1 Aile baskısı 4 4.1 Sınav kaygısı 70 71.4 Arkadaşlarımın olumsuz etkisi 19 19.4 Üniversite sınavına hazırlanmaya başlamadan önce uyku probleminiz var mıydı? Evet 26 25.2 Hayır 77 74.8 Cevabınız evet ise uyku problemleriniz nelerdi Hiç uyuyamıyordum 1 3.7 Uykuya dalmakta zorlanıyordum 5 18.5 Sık sık uyanıyordum 4 14.8 Uyanmakta zorlanıyordum 10 37.0 Diğer 7 25.9 Sınava hazırlanma sürecinde uyku alışkanlığınızda bir farklılık yasadınız mı? Evet 53 51.0 Hayır 51 49.0 Sınava hazırlanmaya başlamadan önce kaç saat uyuyordunuz 5 saat ve altı 4 3.8 5–10 saat arası 89 85.6 10 saat ve üstü 11 10.6 Tablo 3. Öğrencilerin sınav kaygısı ile uyku kalitesi arasındaki ilişki Kuruntu Duyuşsal Sınav kaygısı toplam Öznel uyku kalitesi r 0.258** 0.259** 0.272** Uyku latensi r 0.170 0.121 0.147 Uyku süresi r -0.094 0.033 -0.016 Alışılmış uyku etkinliği r -0.064 -0.019 -0.038 Uyku bozukluğu r 0.210* 0.291** 0.273** Uyku ilacı kullanımı r 0.039 0.060 0.055 Gündüz uyku işlev bozukluğu r 0.145 0.165 0.166 *p<0.05; **p<0.01. Selmin Köse, Sınav kaygısı ve uyku / dx.doi.org/10.14744/phd.2018.05025 109 Tartışma Türkiye’de öğrencilerin aldıkları eğitim sistemi sınav merkezli olduğundan, öğrencinin üniversiteye girmesi hayatının en önemli hedefi haline gelmektedir. Özellikle lise son sınıf öğrencileri için hayatlarının şekillenmesindeki önemli süreçlerden biri olan Yüksek Öğretim Seçme Sınavının oluşturduğu kaygı günlük yaşamları etkileyerek yeme alışkanlıklarını, uyku kalitesi ve süresini bozabilmektedir.[16–18] Yüz dört öğrencinin örneklemi oluşturduğu bu çalışmada öğrencilerin çoğunluğunun kız, yaş ortalamasının 17.27 olduğu, tamamına yakınının çekirdek ailede yaşadıkları, anne ve babaların yarısına yakınının lise mezunu olduğu, çoğunun annelerinin ev hanımı, babalarının memur/işçi olduğu belirlendi. Tekeli[19] (2009) lise son sınıf öğrencilerinin uyku kalitelerinin ve sınav kaygılarının değerlendirilmesi amacıyla lise öğrencilerinde yapmış olduğu çalışmasında öğrencilerinin %50.9’unu kız, yaş ortalamaları ise 17.48 olarak belirlemiştir. Lazaratou ve ark.nın[20] (2013) Yunanistan’da kaygı düzeyleri ve etkileyen faktörlerle ilişkisini belirlemek için 696 öğrenci ile yaptıkları araştırmada öğrencilerin %56.2’sinin kız, %81.4’ünün ailesiyle yaşadığı, %59.9’unun anne eğitiminin ve %22.1’inin baba eğitiminin orta düzeyde olduğunu belirlemişlerdir. 2015 sonuçlarına göre, ülkemizde çekirdek ailelerden oluşan hane halklarının oranı %66.9'dur.[21] Lise son sınıf öğrencilerinin çoğu başarılarını iyi olarak değerlendirip, düzenli olarak dershaneye gittiklerini belirttiler. Ayrıca düzenli bir çalışma programı uyguladığını, üniversite sınavının kendileri için çok önemli olduğunu, ailelerinin kendilerine demokratik davrandığını ifade ettiler. Araştırma sonuçlarımıza benzer şekilde Adana ve ark.[12] (2002) çalışmalarında gençlerin yarısından fazlasının başarı durumlarını iyi olarak açıkladıklarını rapor etmişlerdir. Tekeli[19] (2009) 348 öğrenci ile yapmış olduğu çalışma grubunda %57.5’inin orta öğretim başarı puanı 79.87 olarak belirtmiştir. Yine aynı çalışmada öğrencilerin %73.5’i (n=255) ailelerinin onlara karşı destekleyici/demokratik tutumda olduklarını belirtmişlerdir. Çalışma grubundaki öğrencilerin çoğunluğu üniversite sınavına hazırlanırken karşılarına en çok çıkan engelin sınav kaygısı olduğunu belirtmişlerdir Ailelerin yüksek düzeyde başarı beklentisi öğrencilerin üzerinde küçük yaştan itibaren bir baskı oluşturmaktadır. Yaşanan kaygı, öğrencilerin kendilerinden kaynaklanan bir kaygı olmaktan daha çok, kişinin geleceği konusundaki kararın sadece bir seçme sınavından alacağı puana yüklenmiş olmasından kaynaklanan bir kaygı olduğu ifade edilmektedir.[22] Öğrencilerin %85.6’sı sınava hazırlanmaya başlamadan önce 5–10 saat arası uyuduğunu, %74.8’inin uyku problemi yaşaTablo 4. Sınav kaygısı alt boyutlarının öznel uyku kalitesi, uyku latenti, uyku süresi ve alışılmış uyku etkinliği üzerine etkisi Bağımlı değişken Bağımsız değişken ß t p F Model (p) R2 Öznel uyku kalitesi Sabit 0.611 2.536 0.013 4.005 0.021 0.056 Kuruntu 0.023 0.874 0.384 Duyuşsal 0.015 0.918 0.361 Uyku latenti Sabit 0.871 2.480 0.015 1.530 0.222 0.010 Kuruntu 0.047 1.241 0.217 Duyuşsal -0.006 -0.252 0.802 Uyku süresi Sabit 1.578 5.759 0.000 2.169 0.120 0.022 Kuruntu -0.061 -2.055 0.043 Duyuşsal 0.034 1.847 0.068 Alışılmış uyku etkinliği Sabit 1.005 4.176 0.000 0.360 0.699 -0.013 Kuruntu -0.021 -0.827 0.410 Duyuşsal 0.009 0.546 0.586 Tablo 5. Sınav kaygısı alt boyutlarının uyku bozukluğu, uyku ilacı kullanımı ve gündüz uyku işlev bozukluğu üzerine etkisi Bağımlı değişken Bağımsız değişken ß t p F Model (p) R2 Uyku bozukluğu Sabit 0.688 3.523 0.001 4.740 0.011 0.068 Kuruntu -0.008 -0.384 0.701 Duyuşsal 0.028 2.143 0.035 Uyku ilacı kullanımı Sabit 0.003 0.021 0.983 0.192 0.825 -0.016 Kuruntu -0.002 -0.146 0.884 Duyuşsal 0.004 0.479 0.633 Gündüz uyku işlev bozukluğu Sabit 0.663 1.881 0.063 1.441 0.242 0.008 Kuruntu 0.009 0.226 0.821 Duyuşsal 0.020 0.830 0.409 110 Psikiyatri Hemşireliği Dergisi - Journal of Psychiatric Nursing madığını, uyku problemi yaşayanların %37.0’sinin uyanmakta zorlandığını, %51.0’ının uyku alışkanlığında farklılık olduğunu ifade ettiler. Dağ ve Kutlu'nun[23] (2017) 16–19 yaş arasındaki ergenlerle yaptıkları çalışmada PUKİ puanı 5.15±3.07 (0–16) olup, %61.6’sının uyku kalitesinin iyi, %38.4’ünün ise uyku kalitesinin kötü olduğu belirlenmiştir. Meltzer ve ark.[24] (2006) ergenlerde günlük uyku ihtiyacının 8.5 ile 9.5 saat arasında olduğunu belirtmişlerdir. Bruni ve ark.[13] (2008) İtalya’da 1073 çocuk ve ergen ile yaptıkları çalışmada olguların hafta içi ortalama 7 saat hafta sonu ise ortalama 9.5 saat uyuduklarını ifade etmiştir. Öner ve Lecompte’nin[25] (1998) farklı sosyo-ekonomik düzeyde olan beş ilkokulun öğrencileri üzerinde yaptıkları araştırmada, Türk öğrencilerinin aynı yaş ve sınıftaki Amerikan ve İngiliz öğrencilerinden daha yüksek kaygı yaşadıklarını belirlemiştir. İki yüz yetmiş altı lise öğrencisi üzerinde yapılan araştırmada anne babadan algılanan psikolojik baskı ile sürekli kaygı arasında pozitif yönde bir ilişkinin olduğu belirlenirken, anne babadan algılanan sıcak samimiyet ile sürekli kaygı arasında negatif bir ilişkinin olduğu bulunmuştur.[26] Ailelerin iyi bir gelecek beklentilerinin tüm baskısını üzerinde hisseden öğrencilerde üniversite sınavının geleceğinin belirleyicisi olarak görmeleri var olan kaygıyı bu daha da arttırdığını düşündürmektedir.[27] Kuruntu, duyuşsal ve sınav kaygısı toplam puanı ile öznel uyku kalitesi arasındaki korelasyon analizi sonucunda pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmış olup, sınav kaygısı puanları artıkça uyku kalitesinin azaldığı görülmüştür. Moalla ve ark.[28] (2016) Tıp fakültesi öğrencilerinin sınav dönemlerinde anksiyete ve kaygı yaşadıklarını, bu durumunda öğrencilerin %53.3’ünün uyku kalitesini olumsuz yönde etkilediğini belirtmişlerdir. Sınav kaygısının bilişle ilgili boyutu olan kuruntu, başarısızlığın sonuçlarını düşünmek, başarmak için gereken yeteneği hakkında kuşkuya düşmek gibi içsel konuşmaları içerir. Duyuşsal boyutu ise sınav baskısı altında iken ortaya çıkan duygusal tepkilerimizdir. Sınav kaygısının kuruntu boyutunun başarıyı daha fazla etkilediği gözlenmektedir. Kaygının neden olduğu uykuya dalmada zorluk, sık sık uyanma, erken uyanma ve uykusuzluk gibi durumlar öğrencilerde daha büyük sorunlar yaşanmasına; uykunun kendileri için gerekli ve zorunlu olduğuna inanmaları ve 8 saatin altında bir süre uyudukları zaman kendilerinin başarısız olacaklarını düşünerek daha çok paniğe kapılmalarına neden olmaktadır. Bu durum kaygıyı, kaygınında uyku sorunlarını artırdığını düşündürmektedir.[1,24] Kuruntu, duyuşsal ve sınav kaygısı toplam puanı ile uyku bozukluğu arasındaki korelasyon analizi sonucunda pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmış olup, sınav kaygısı puanları artıkça uyku bozukluğu puanının arttığı görülmüştür. Eller ve ark.nın[3] 2006 yılında tıp öğrencilerinin uyku problemleri ile anksiyete ve depresyon semptomlarını belirlemek için yaptıkları araştırmada sınavdan bir gece önce uykuya dalmakta zorluk yaşadıklarını belirlemişlerdir. Araştırmada uyku süresi ile sınav kaygısı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Lazaratou ve ark.nın[20] (2013) Yunanistan’da kaygı düzeylerini ve etkileyen faktörlerle ilişkisini belirlemek için 696 öğrenci ile yaptıkları araştırmada uyku süresi ve kaygı puanı arasında negatif bir korelasyon olduğunu belirlemişlerdir. Çalışma sonuçları Lazaratou’nun sonuçları ile benzerlik göstermemektedir. Bu araştırma sonucu bize kaygının uyku süresinden ziyade uyku kalitesini olumsuz yönde etkilediğini düşündürmektedir. Sınav kaygısı toplam puanı ile uyku ilacı kullanımı arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan korelasyon analizi sonucunda, anlamlı ilişki bulunamadı. Bu durum ülkemizde psikiyatrik ilaç kullanmaya dair önyargılar ile ilişkili olabileceği gibi öğrencilerini uyku sorununu kendi baş etme becerileriyle çözebildiğini de düşündürmüştür. Çalışmada sınav kaygısı puanlarını etkileyen faktörler incelendiğinde cinsiyet açısından fark bulunmamıştır. Bacanlı ve Sürücü[29] (2006), Cassedy ve Johnson[30] (2002) ve Ciucci[27] (2007) çalışmalarında, bu çalışma bulgusu ile benzer şekilde sınav kaygısı puanlarının cinsiyet açısından farklılık göstermediklerini bildirmişlerdir. Kuruntu ve duyuşsal kaygı ile uyku bozukluğu arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan regresyon analizi istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Uyku bozukluğu düzeyinin belirleyicisi olarak kuruntu, duyuşsal değişkenleri ile ilişkisinin (açıklayıcılık gücünün) zayıf olduğu görüldü. Lise son sınıf öğrencilerinin kuruntu düzeyi uyku bozukluğu düzeyini etkilemediği, ancak duyuşsal düzeyin uyku bozukluğu düzeyini arttırdığı görüldü. Kuruntu sınav kaygısının bilişsel boyutu olup, başarısızlığın sonuçlarını düşünmek, başarmak için yeteneği hakkında kuşkuya düşmek gibi içsel konuşmaları içermektedir. Duyuşsal boyutu ise; sınav ortamında kaygı ile ilgili fizyolojik reaksiyonları, hızlı kalp atışları, terleme, kızarma, sararma, mide bulantıları gibi bedensel yaşantıları içermesinden dolayı uyku bozukluğuna daha fazla neden olduğu düşündürmektedir.[1,31] Sınırlılıklar Araştırma bulguları, İstanbul ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir lisenin 12. sınıf düzeyindeki öğrencilerden elde edilen verilerle sınırlıdır. Araştırmada ölçülen Sınav Kaygısı düzeyi, Öner (1986) tarafından geliştirilen ”Sınav Kaygısı Ölçeği”nin, uyku kalitesi düzeyi ise Ağargün (1996) tarafından geliştirilen “Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi“nin ölçtüğü ölçümle sınırlıdır. Sonuç Araştırma lise son sınıf öğrencilerinin sınav kaygılarının olduğunu ve bu durumun da öznel uyku kalitesini olumsuz yönde etkilediğini göstermiştir. Kuruntu, duyuşsal ve sınav kaygısı toplam puanı ile uyku latensi, uyku süresi ve alışılmış uyku etkinliği arasında her üç değişken için istatistiksel açıdan ilişki bulunmadı. Uyku bozukluğu ile kuruntu ve duyuşsal puanı arasında pozitif yönde zayıf ilişki olduğu, sınav kaygısı toplam puanı ile uyku bozukluğu arasında pozitif yönde zayıf ilişki olduğu belirlendi. Selmin Köse, Sınav kaygısı ve uyku / dx.doi.org/10.14744/phd.2018.05025 111 Araştırma verileri ile ilişkili olarak; - Bu dönemdeki öğrencilerin sınav kaygılarının azaltılması, uyku kalitesinin arttırılması ve olumsuz düşüncelerin kaldırılması için rehberlik-danışmanlık hizmetleri verilmesi, - Sınava hazırlanan lise son sınıf öğrencilere karşı daha destekleyici davranabilmeleri için ailelere de öğrencilerle birlikte rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi önerilebilir. Çıkar çatışması: Bildirilmemiştir. Hakem değerlendirmesi: Dış bağımsız. Yazarlık katkıları: Konsept – S.K., Ş.K.Y.; Dizayn – S.G., S.K.; Denetim – S.G., S.K.; Finansman - S.K.; Meteryal – Ş.K.Y., S.K.; Veri toplama veya işleme – S.G., S.K.; Analiz ve yorumlama – S.K., S.G., Ş.K.Y.; Literatür arama – S.K., S.G.; Yazan – S.K., Ş.K.Y.; Kritik revizyon – S.G., S.K. Kaynaklar 1. Erözkan A. University Student’s Test Anxiety and Coping Behaviours. Muğla Üniversitesi SBE Dergisi 2004;12:13–38. 2. Baltaş A. Öğrenmede ve sınavlarda üstün başarı. İstanbul: Remzi Kitabevi Yayınları; 2002. 3. Eller T, Aluoja A, Vasar V, Veldi M. Symptoms of anxiety and depression in Estonian medical students with sleep problems. Depress Anxiety 2006;23:250–6. 4. Ağargün MY, Kara H, Bilgin H, Kıncır F. ÖSS’ye girecek olan lise öğrencilerinde uyku problemleri ve kaygı düzeyiyle ilişkisi. Dusunen Adam The Journal of Psychiatry and Neurological Sciences 1995;8:35–9. 5. Çapulcuoğlu U, Gündüz B. Öğrenci tükenmişliğini yordamada stresle başaçıkma, sınav kaygısı, akademik yetkinlik ve anne-baba tutumları. Eğitim Bilimleri Araştırmaları Dergisi 2013;3:201–18. 6. Mulvenon SW, Stegman CE, Ritter G. Test Anxiety: A Multifaceted Study on the Perceptions of Teachers, Principals, Counselors, Students, and Parents. International Journal of Testing 2005;5:37–61. 7. Güler D, Çakır G. Examining Predictors of Test Anxiety Leves Among 12th Grade High School Students. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi 2013;4:82–94. 8. Spangler G, Pekrun R, Kramer K, Hofmann H. Students' Emotions, Physiological Reactions, and Coping in Academic Exams. Anxiety, Stress, & Coping 2002;15:413–21. 9. Karadağ M. Classification of Sleep Disorders. Akciğer Arşivi 2007;8:88-91 10. İlhan Algın D, Akdağ D, Erdinç OO. Quality Sleep and Sleep Disorders. Osmangazi Journal of Medicine 2016;38:29–34. 11. Gençdoğan B. Kasabada yaşayan lise öğrencilerinin üniversite sınavı öncesi sınav kaygısı düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi. İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi 2002;3:45–57. 12. Adana F, Kaya N. Lise öğrencilerinin sınav kaygısı düzeyi üzerine sınav kaygısı ile başa çıkma eğitiminin etkisi. Kriz Dergisi 2002;13:35–42. 13. Bruni O, Russo PM, Ferri R, Novelli L, et al. Relationships between headache and sleep in a non-clinical population of children and adolescents. Sleep Medicine 2008;9:542–8. 14. Öner N. Sınav kaygısı envanteri el kitabı. İstanbul: Yüksek Öğrenimde Rehberliği Tanıtma ve Rehber Yetiştirme Vakfı. Yayın No: 1; 1990. 15. Ağargün MY, Kara H, Anlar Ö. Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi'nin geçerliği ve güvenirliği. Turk Psikiyatr Derg 1996;7:107–15. 16. Yıldırım İ. Family Variables Influencing Test Anxiety of Students Preparing for the University Entrance Examination. Eurasian Journal of Educational Research 2008;1:171–86. 17. Kabalcı T. Akademik başarının yordayıcısı olarak sınav kaygısı, benlik saygısı ve sosyo-demografik değişkenler. [Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi] Ankara: Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsi; 2008. 18. Yıldırım İ. Daily hassles and social support as predictors of academic achievement. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi 2006;30:258–67. 19. Tekeli S. Lise son sınıf öğrencilerinin uyku kalitelerinin ve sınav kaygılarının değerlendirilmesi. [Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi] İstanbul: Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü; 2009. 20. Lazaratou H, Anagnostopoulos DC, Vlassopoulos M, Charbilas D, et al. Predictors and characteristics of anxiety among adolescent students: a Greek sample. Psychiatriki 2013;24:27–36. 21. http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri. Accessed Feb 11, 2017. 22. Kutlu Ö. Ergenlerin üniversite sınavına ilişkin kaygıları. Eğitim ve Bilim 2001;26:12–23. 23. Dağ B, Kutlu FY. The Relationship Between Sleep Quality and Depressive Symptoms in Adolescents. Turk J Med Sci 2017;47:721–7. 24. Meltzer LJ, Mindell JA. Sleep and sleep disorders in children and adolescents. Psychiatr Clin North Am 2006;29:1059–76. 25. Öner N, Lecompte A. Süreksiz durumluluk/sürekli kaygı envanteri el kitabı. İstanbul: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi; 1998. 26. Wolfradt U, Hempel S, Miles JNV. Perceived parenting styles, depersonalisation, anxiety and coping behaviour in adolescents. Personality and Individual Differences 2003;34:521–32. 27. Ciucci S. İzmir ili içerisinde yer alan dershanelerde üniversiteye hazırlık sınıflarında okuyan öğrencilerin anksiyete düzeyleri ve stresle başa çıkabilme yöntemlerinin belirlenmesi. [Yayınlanmamış yüksek lisans tezi] İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü; 2007. 28. Moalla M, Maalej M, Nada C, Sellami R, et al. Sleep disorders, depression and anxiety among medicine university students in Sfax. European Psychiatry 2016;33:S268–9. 29. Bacanlı F, Sürücü M. İlköğretim 8. Sınıf Öğrencilerinin Sınav Kaygıları ve Karar Verme Stilleri Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi. Educational Administration: Theory and Practice 2006;12:7–35. 30. Cassady JC, Johnson RE. Cognitive Test Anxiety and Academic Performance. Contemporary Educational Psychology 2002;27:270–95. 31. Baştürk R. Investigation of Test Anxiety Levels of Pre-Service Teachers Taking Civil Servant Selection Examination. Fırat University Journal of Social Science 2007;7:163–76.