Liseli Ergenler ve Üniversiteli Gençlerde Benlik Saygısı


See discussions, stats, and author profiles for this publication at: https://www.researchgate.net/publication/286826655 Self-Esteem among High-School Adolescents and College Students: The Role of Parental and Peer Attachment, Empathy and Psychological Adjustment Variables Article in Türk Psikoloji Dergisi · June 2009 CITATIONS 10 READS 4,410 3 authors: Fatih Bayraktar Eastern Mediterranean University 27 PUBLICATIONS 604 CITATIONS SEE PROFILE Melike Sayil TED University 55 PUBLICATIONS 512 CITATIONS SEE PROFILE Asiye Kumru Ozyegin University 40 PUBLICATIONS 819 CITATIONS SEE PROFILE All content following this page was uploaded by Fatih Bayraktar on 27 April 2016. The user has requested enhancement of the downloaded file. Türk Psikoloji Dergisi, Haziran 2009, 24 (63), 48-63 Fatih Bayraktar Melike Sayıl Asiye Kumru Doğu Akdeniz Üniversitesi Hacettepe Üniversitesi Abant İzzet Baysal Üniversitesi Liseli Ergenler ve Üniversiteli Gençlerde Benlik Saygısı: Ebeveyn ve Akrana Bağlanma, Empati ve Psikolojik Uyum Değişkenlerinin Rolü Özet Ebeveyne ve akrana güvenli bağlanmanın ergenin empatik ilgileri ve sosyal davranışsal özellikleri yoluyla benlik saygısına olan etkileri görece yeni araştırılan bir konudur. Ebeveyn ve akrana bağlanma, ve olumlu/olumsuz sosyal davranışlar ile benlik saygısı ve empati arasındaki ilişkilerden yola çıkarak Laible, Carlo, ve Roesch (2004), bir model önererek farklı etnik kökenlerden Amerikalı kız ve erkek ergenler üzerinde modeli sınamışlardır. Araştırmamızın temel amacı, bu modelde yer alan ilişkileri Türk ergen örnekleminde sınamaktır. Araştırmaya Ankara’da okuyan 438 ergen katılmıştır. Liseli ergenler 204 (104 erkek, 100 kız), üniversite örneklemi ise 234 kişidir (83 erkek, 151 kız). Araştırmada katılımcılara Benlik Algısı Ölçeği (Ergen ve Üniversite Öğrencisi formu), Kişilerarası Tepkisellik İndeksi, Ebeveyn ve Akranlara Bağlanma Ölçeği, Olumlu Sosyal ve Saldırgan Davranışlar Ölçeği, Olumlu Sosyal Davranış Yönelimi Ölçeği ve Saldırganlık Ölçeği uygulanmıştır. Yapısal Eşitlik Modeli analizleri lisede okuyan kız ve erkek ergenlere ait modellerdeki yolların oldukça benzer olduğunu ortaya koymuştur. Modellerdeki temel farklılık ise erkeklerde akrana ve ebeveyne bağlanmanın benlik saygısını doğrudan yordaması, kızlarda ise bu doğrudan ilişkinin yalnızca ebeveyne bağlanma ve benlik saygısı arasında olmasıdır. Üniversite örnekleminde ise kız ve erkeklere ait modeller farklılaşmamış, bu nedenle genel bir model oluşturulmuştur. Lisedeki ergenlerle karşılaştırıldığında bu modeldeki temel farklılık akrana ve ebeveyne bağlanma arasındaki ilişkinin ortaya çıkmasıdır. Bu bulgular orijinal çalışmanın da bulgularıyla karşılaştırılarak literatür bağlamında tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Benlik saygısı, empati, olumlu sosyal davranış, saldırganlık, yapısal eşitlik modeli Abstract The effects of parental and peer attachment on self esteem via empathic concern and social behaviors was a relatively new subject to study. Laible, Carlo and Roesch (2006) proposed a model depending on the associations between parental and peer attachment, positive/negative social behaviors, empathy, and self-esteem, and tested the model on American male and female adolescents from various ethnic origins. The main aim of the study was examining the relationships within this model in a sample of Turkish adolescents. The participants were 438 adolescents from high school (104 males, 100 females) and university samples (83 males, 151 females) in Ankara. Self-Perception Profi le (Adolescent and College Student forms), Interpersonal Reactivity Index, Parental and Peer Attachment Scale, Prosocial and Aggressive Behaviors Scale, Prosocial Tendencies Measure, and Aggression Scale were administered to the participants during class periods. Structural Equation Modeling analyses revealed that the paths in the high school male and female models were quite similar. The main difference between the models was the direct effect of parental and peer attachment on self-esteem among males, and lack of the peer attachment-self esteem association among females. Moreover, empathy and aggression mediated the relation between parental attachment and self esteem in girls. The male and female models didn’t differ in University sample; hence a general model was tested. When compared with the model of the high school adolescents, the main difference of this model was the association between parental and peer attachment. In addition, the mediator role of empathy and prosocial behaviors were found between peer attachment and self esteem. These results were discussed within the fi ndings in the literature by comparing the results of the original study. Key words: Self esteem, empathy, prosocial behaviors, aggression, structural equation modeling Yazışma Adresi: Öğr. Gör. Fatih Bayraktar Doğu Akdeniz Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Mağusa / K.K.T.C. E-posta: fatih.bayraktar@emu.edu.tr Yazar Notu: (1) Bu araştırma TÜBİTAK-SOBAG tarafından 105K029 no’lu proje ile desteklenmiştir. (2) Araştırmanın esas sahibi Hacettepe Üniversitesi Gelişim Psikolojisi Araştırma Grubuna ve İngilizce özetin gözden geçirilmesindeki yardımından dolayı Yrd. Doç. Dr. Lori Miller’a teşekkür ederim. Liseli Ergen ve Üniversiteli Gençlerde Benlik Saygısı 49 Benlik saygısının ergenin bedensel ve psikolojik gelişimi ve işlevselliği açısından önemi yıllardır vurgulana gelmiş bir olgudur. Bu bağlamda ele alınan sayısız çalışmada ergenliğin farklı evrelerinde benlik saygısıyla ilişkili olabilecek pek çok değişken ele alınmıştır (Block ve Robins, 1993; DuBois, Felner, Brand ve George, 1999; Harter, 1999). Bu çalışmalar gözden geçirildiğinde, bir yanda ergenin benlik gelişiminde önemli sosyalleştirici etmenlerden olan akran ve ebeveyn ilişkilerinin sıklıkla ele alındığı, diğer yandan da ergenin benlik saygısı ile sosyal davranışları arasındaki ilişkilerin çok boyutlu olarak incelendiği görülmektedir. Ancak bu iki grup değişkeni bir arada ele alan ve benlik saygısıyla doğrudan ve dolaylı ilişkilerini inceleyen araştırmalar sınırlı sayıdadır (Laible, Carlo ve Raffaelli, 2000; Laible, Carlo ve Roesch, 2004). Ergenlerin akranları ve ebeveynleriyle ilişkilerinin incelendiği önceki çalışmalarda ebeveyn ve akranların birbirinden farklı hatta birbiriyle çelişen aktörler olarak ele alındığı gözlenmektedir (Douvan ve Adelson, 1966). Ancak yakın zamandaki çalışmalarda akran ilişkilerinin ergenlikte daha önemli olmaya başladığı, ancak yetişkinlerle okulda ve ailede yaşanan etkileşimin, önemini bu dönemde de koruduğu bildirilmektedir (Berndt ve Hestenes, 1996; Harter, 1999). Nitekim Armsden ve Greenberg (1987), benlik saygısı ve yaşam doyumu açısından hem ebeveyn hem de akrana olan bağlanmanın belirleyici olduğunu ifade etmiştir. Bu nedenle yakın zamanlı görgül çalışmalar benlik saygısını akran yönelimli ve ebeveyn/yetişkin yönelimli olarak ikiye ayırmaktadır (DuBois, Bull, Sherman ve Roberts, 1998; DuBois, Felner, Brand ve George, 1999; Harter, 1999). Buna paralel olarak bir grup araştırmacı (Seidman, Chesir-Teran, Friedman, Yoshikawa, Allen ve Roberts, 1999) ebeveynleri ve akranları ayrı mikrosistemler olarak ele almakta ve ergenlerin benlik algılarının bu iki farklı mikrosistemden alınan olumlu/olumsuz geri bildirimlerle şekillendiğini belirtmektedir. Cotterell de (1992) bir grup Avustralyalı ergeni incelediği çalışmasında, akrana bağlanmanın benlik saygısını daha güçlü biçimde yordadığını ancak ebeveyne bağlanmanın da belirleyici olduğunu belirtmiştir. Bir başka araştırmada, ergenlerin ebeveyn ve akranlarına birbirinden farklı biçimlerde bağlanmalarına rağmen sonuç davranışlar açısından ebeveyn ve akranlara bağlanmanın birbirleriyle orta derecede güçlü bir ilişki içinde belirleyici olabildiği bulunmuştur (Laible ve ark., 2000). Ergenlerde benlik saygısıyla ilgili sıklıkla incelenen önemli bir konu da ergenlerin benlik saygısı ile psiko-sosyal uyumları arasındaki ilişkidir. Bir grup araştırmacı, saldırganlık ve olumlu sosyal davranışların, ergenlikteki benlik saygısıyla bağlantılı olduğunu göstermiştir (Eisenberg ve Fabes, 1998; Russell ve Hudson, 1992). Özellikle Eisenberg ve Fabes (1998), olumlu sosyal davranışla benlik saygısı arasındaki ilişkinin çift yönlü olduğuna dair bulgular sunmuştur. Yüksek benlik saygısına sahip ergenlerin, düşük benlik saygısına sahip ergenlere oranla, ihtiyacı olanlara yardım etme davranışında kendilerini daha yetkin hissettikleri ve olumlu sosyal davranışları daha fazla gösterdikleri bulunmuştur. Ayrıca ergenin olumlu sosyal davranışlarda bulunması benlik saygısını artırmaktadır (Yates ve Youniss, 1996). Saldırganlığı yordayan birçok faktör bulunmasına rağmen, düşük benlik saygısına sahip bireylerin saldırgan ve anti-sosyal davranışlara daha fazla yatkın olduğu görülmektedir (Lowenstein, 1989; Lochman ve Lampron, 1986; Paulson, Coombs ve Landsverk, 1990; Russell ve Hudson, 1992). İlgili literatür incelendiğinde, ergenlikte ebeveynlerle olan sıcak ve destekleyici ilişkilerin olumlu sosyal davranışlarla pozitif yönde, saldırgan davranışlarla ise negatif yönde ilişkili olduğu görülmektedir (Coie ve Dodge, 1998; Kındap, Kumru ve Bayraktar, 2006; Markiewicz, Doyle ve Brendgen, 2001; UludağlıPekel, Sayıl, Kumru ve Kındap, 2007). Ayrıca, ebeveyn ve akrana bağlanmayla olumlu-olumsuz sosyal davranışlar arasındaki ilişkiye empatinin aracılık ettiği de bulunmuştur (Eisenberg ve Fabes, 1998; Eisenberg ve McNally, 1993; Hawkins ve Lishner, 1987). Empati, diğeri yönelimli bir duygu olarak olumlu sosyal davranışların gelişimine katkıda bulunmakta, saldırgan davranışları ise azaltmaktadır. Bu nedenle empatik olan kişilerin diğer insanların kaygılarını gidermeye yönelik bir güdüye sahip oldukları düşünülmektedir (Eisenberg ve Fabes, 1998; Murphy, Shepard, Eisenberg, Fabes ve Guthrie, 1999). Araştırmacılar ayrıca sıcak ve destekleyici ebeveynliğin evde duygusal açıdan olumlu bir ortamın oluşmasına yardımcı olduğunu, bunun da empatinin gelişimine katkıda bulunduğunu belirtmektedir (Garber, Robinson ve Valentiner, 1997; Zahn-Waxler ve Radke-Yarrow, 1990). Eisenberg ve Fabes (1998), tıpkı ebeveyn ilişkilerinde olduğu gibi akran ilişkilerinin de empatinin gelişimi için fırsatlar yaratabildiğini, bunun da olumlu sosyal davranışları besleyip, saldırgan davranışları sınırlandırdığını ifade etmektedir. Ancak Youniss (1985), akran ilişkilerinin ebeveyn ilişkilerinden farklı olarak eşitlik, karşılıklılık gibi özelliklere sahip olduğunu, bu özelliklerin de bakış açısı alma ve empati gelişimine yardımcı olduğunu savunmaktadır. Benlik saygısıyla ilgili araştırmalarda yaş ve cinsiyet kontrol edilmesi gereken önemli demografi k değişkenler olarak ortaya çıkmaktadır. Orta sınıfa mensup örneklemlerde, ergen bildirimlerine göre erkeklerin kızlardan daha yüksek benlik saygısı gösterdikleri bulunmuştur (Kling, Hyde, Showers ve Buswell, 1999; Wilgenbusch ve Merrell, 1999). Dahası, benlik saygısındaki değişimi inceleyen çalışmalar, ergenlik boyunca 50 Türk Psikoloji Dergisi kızlarda benlik saygısının düştüğüne, erkeklerde ise yaşla birlikte yükseldiğine işaret etmektedir (Block ve Robins, 1993; Harter, 1993; Zimmerman, Copeland, Shope ve Dielman, 1997). Bir dizi kesitsel çalışma ise özellikle ergenliğin ilk dönemlerinde erkek ergenlerin kız ergenlerden daha yüksek benlik saygıları olduğunu bildirmesine rağmen (Cairns, 1990; Wigfi eld, Eccles, Mac Iver, Reuman ve Midgley, 1991), iki cinsiyet grubu arasında fark bulmayan araştırmalar da mevcuttur (Green ve Way, 2005; Mullis, Mullis ve Normandin, 1992). Yaşla birlikte benlik saygısının değişip değişmediğini inceleyen araştırmalar ise tutarsız sonuçlar vermektedir. Bazı boylamsal çalışmalar (Bergman ve Scott, 2001; Block ve Robins, 1993; Chubb, Fertman ve Ross, 1997; Wade, Thompson, Tashakkori ve Valente,1989) ve kesitsel bir çalışma (Mullis ve Chapman, 2000) benlik saygısının artan yaşa göre değişmediğini, bu yüzden de yaşın benlik saygısı açısından belirleyici bir değişken olmadığını savunmaktadır. Diğer yandan bazı boylamsal çalışmalar benlik saygısının yaşla birlikte düzenli biçimde arttığını belirtirken (Hirsch ve Rapkin, 1987; Jones ve Meredith, 1996; O’Malley ve Bachman, 1983; Wigfi eld ve ark., 1991), bazı çalışmalar da ergenlik boyunca benlik saygısının azaldığını bildirmektedir (Brown ve ark., 1998; Robins ve ark., 2002). Türkiye’de benlik saygısıyla ilgili araştırmalar sosyal fobi, depresyon, stres düzeyi gibi psikopatolojik değişkenlerin benlik saygısını olumsuz yönde yordadığını gösterirken (Arıcıoğulları, Altındağ, Özbulut ve ark., 2002); akademik başarı gibi daha bilişsel değişkenlerin benlik saygısıyla olumlu yönde ilişkili olduğunu göstermiştir (Alkın, 1992). Ergenin benlik saygısında akran ilişkilerinin rolünü, yetiştirme yurdunda kalan ergenlerde inceleyen Durmuş ve Öztürk (1996), akranlarla olan olumlu ilişkilerin benlik saygısını artırdığını ve yetiştirme yurdunun görece olumsuz koşulları karşısında ergenin ruh sağlığını koruduğunu bulmuşlardır. Diğer yandan ebeveyn tutumlarının ergen benlik saygısıyla ilişkisi incelendiğinde, otoriter, duyarlıktan yoksun tutumların düşük benlik saygısıyla; demokratik, destekleyici tutumların ve davranışsal kontrolün ise yüksek benlik saygısıyla bir arada olduğu bulunmuştur (Haktanır ve Baran, 1998; İkizoğlu, 1993; Kındap, Sayıl ve Kumru, 2008). Araştırmanın Amacı ve Hipotezleri Ergenlik döneminde ebeveyne ve akrana güvenli bağlanma, özerkleşme ve yetişkin olma sürecinde ergeni farklı biçimlerde besleyerek onun olumlu kendilik gelişimine ve kendine verdiği değere hizmet eden önemli bileşenlerdir. Literatürde bu ilişkileri ortaya koyan birkaç araştırma (Laible ve ark., 2000) ve ergenin olumlu olumsuz davranışları ile benlik saygısı arasındaki ilişkileri gösteren araştırmalar (örn., Baumeister, Bushman ve Campbell, 2000; Eisenberg ve Fabes, 1998; Yates ve Youniss, 1996) olmakla birlikte, ebeveyne ve akrana güvenli bağlanmanın yaratacağı pozitif bağlamın ergenin empatik ilgileri ve sosyal davranışsal özellikleri yoluyla benlik saygısına olan etkileri görece daha yeni araştırılan bir konudur. Ebeveyn ve akrana bağlanma, ve olumlu/olumsuz sosyal davranışlar ile benlik saygısı ve empati arasındaki ilişkilerden yola çıkarak Laible ve arkadaşları (2004), bir model önermiş ve farklı etnik kökenlerden Amerikalı kız ve erkek ergenler üzerinde modeli sınamışlardır. Elde ettikleri sonuçlar, ebeveyne bağlanmanın benlik saygısı üzerinde doğrudan etkili olduğunu, akrana bağlanma ve benlik saygısı arasındaki ilişkilerde ise, özellikle kızlar söz konusu olduğunda, empati ve olumlu sosyal davranışların aracı değişken olarak rol oynadığını göstermiştir. Araştırma sonuçları ebeveyne ve akrana bağlanmanın benlik saygısıyla ilişkili olduğunu ancak bu ilişkilerin doğalarının farklılaştığını göstermiştir. Araştırmamızın temel amacı, batı literatüründen elde edilen bulgular temelinde oluşturulan bu modelde yer alan ilişkileri Türkiye’de kentli ergenler ve yetişkinliğe geçiş evresindeki gençler üzerinde sınamaktır. Bu amaçla lise ve üniversite öğrencileri ele alınmıştır. Bu araştırmanın hem ulusal hem de uluslar arası literatüre birkaç açıdan katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Birincisi, araştırmamız gençlerin gelişiminde potansiyel olarak farklı etkilere sahip ebeveyn ve akran bağlanmasının, benlik saygısıyla olan ilişkilerini doğrudan ve dolaylı (empati ve olumlu/olumsuz sosyal davranışlar üzerinden) olarak inceleyen Türkiye’deki ilk çalışmadır. İkincisi, bağlamsal bir yaklaşımla Türk ergenlerin benlik saygılarını açıklamada daha bütüncül bir resim ortaya koyabilme potansiyeline sahiptir. Bu sayede araştırmanın bulguları, Türkiye’de çalışan uygulamacılara ergenin benlik saygısını yükseltmede göz önüne almaları gereken bazı değişkenler konusunda yardımcı olabilecektir. Son olarak, özellikle kız ve erkek ergenlerin sosyalleşme süreçlerinin farklılığı ve önemli değişimlerin yer aldığı ergenlik ve yetişkinliğe geçiş evreleri göz önüne alındığında, modelin hem cinsiyetler hem de ergenliğin farklı evreleri açısından ayrı ayrı sınanması, ilgili literatürü zenginleştirecektir. Bu bağlamda araştırmanın hipotezleri şu şekilde sıralanmıştır: 1. Ebeveyne ve akrana güvenli bağlanmanın benlik saygısını ve empatiyi doğrudan ve pozitif yönde yordayacağı, empatinin olumlu sosyal davranışları artırırken, olumsuz sosyal davranışları azaltacağı düşünülmektedir. Olumlu sosyal davranışların benlik saygısını pozitif yönde, olumsuz sosyal davranışların ise negatif yönde yordayacağı beklenmektedir. 2. Ebeveyne ve akrana güvenli bağlanmanın bir- Liseli Ergen ve Üniversiteli Gençlerde Benlik Saygısı 51 biriyle ilişkili olması beklenmektedir. 3. Modeldeki değişkenler arasındaki ilişkilerin, ergenliğin evresine (lise ve üniversite) ve cinsiyete göre değişiklik göstermesi beklenmektedir. Yöntem Örneklem Araştırmanın örneklemini, kapsamlı bir projenin ön çalışmasında yer alan katılımcıların bir kısmı oluşturmaktadır. Araştırmaya Ankara’nın orta sosyo ekonomik düzeyi temsil eden değişik bölgelerinden seçilen 6 orta eğitim okulu ve üç devlet üniversitesinde okuyan 460 ergen katılmıştır. Tek değişkenli ve çok değişkenli aşırı de-ğerleri olan 22 katılımcının veri setinden çıkarılmasıyla örneklem sayısı 438’e düşmüş ve tüm analizler bu örneklem üzerinden yapılmıştır. Katılımcılar toplam 204 (104 erkek, 100 kız) lise ve 234 (83 erkek, 151 kız) üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Liseli gençlerde yaş aralığı 14-18 (Ort. = 16.01, S = 1.05), üniversiteli gençlerde ise 18-25 arasındadır (Ort. = 20.93, S = 1.68). Gençlerden anne babalarının eğitim durumuyla ilgili bilgi alınmış ve liseli ergenlerin % 56’sı annelerinin lise ve üzeri eğitim aldığını belirtirken, bu oranın babalarda % 74 olduğu görülmüştür. Üniversiteli gençlerde ise lise ve üzeri eğitim alan annelerin oranı % 59, babaların ise % 73’tür. Veri Toplama Araçları Benlik Algısı Ölçeği - Ergen Formu (SelfPerception Profi le for Adolescents; Harter, 1988). Ölçek altı alt boyuttan (Akademik Yeterlik, Davranıştan Hoşnutluk, Bütünsel Öz-Değer, Atletik Yeterlik, Akran Onayı / Sosyal Kabul, Fiziksel Görünüş) oluşmaktadır. Ölçeğin güvenirlik çalışması Şahin ve Güvenç-Berkem (1996) tarafından yapılmış ve alt ölçeklerin iç tutarlık katsayılarının .77 ile .90 arasında değiştiği, tüm ölçeğin iç tutarlık katsayısının ise .88 olduğu bulunmuştur. Bütünsel öz-değerin genel benlik saygısının bir göstergesi olarak kullanılabileceği belirtilmektedir (Harter, 1999). Bu nedenle, araştırmamızda ilgilenilen değişkenler açısından ölçeğin yalnızca bütünsel öz-değer alt-ölçeğinin kullanılması uygun görülmüştür (Örnek madde: “Bazı gençler kendileriyle oldukça barışıktırlar oysa bazıları çoğunlukla kendileriyle barışık değildirler”). Katılımcılardan öncelikle birbirine alternatif iki yargı içeren ve “oysa” bağlacıyla ayrılan iki cümleden kendilerini en iyi ifade edeni seçmeleri, sonrasında ise “Bana Tamamen Uyuyor”, “Bana Kısmen Uyuyor” seçeneklerinden birini işaretlemeleri istenmektedir. Bu ölçekten alınan yüksek puan algılanan öz-değerin (benlik saygısının) yüksek olduğunu göstermektedir. Bu araştırmada lise örneklemi için bütünsel öz-değer alt ölçeği için Cronbach Alfa değeri .79 olarak bulunmuştur. Benlik Algısı Ölçeği - Üniversite Öğrencileri Formu (Self-Perception Profi le for College Students; Harter, 1988). Araştırmada üniversite örneklemi için Benlik Algısı Ölçeği Üniversite Öğrencileri Formu kullanılmıştır. Bu formun uygulanışı ergen formu gibidir ancak ölçek maddeleri farklılaşmaktadır (Örnek madde: “Bazı öğrenciler kendileri gibi biri olmaktan hoşnutturlar oysa bazıları farklı olmayı isterler”). Ölçeğin Türk örneklemi için güvenirlik çalışmasını Güvenç (1996) yapmıştır. Bu çalışmada alt-ölçeklerin iç tutarlık katsayılarının .76 ile .92 arasında değiştiği, tüm ölçeğin iç tutarlık katsayısının ise .94 olduğu bulunmuştur. Üniversite örneklemi için de yalnızca bütünsel öz-değer alt-boyutu ele alınmış ve iç tutarlık katsayısı Cronbach Alfa cinsinden .78 bulunmuştur. Kişilerarası Tepkisellik İndeksi (Interpersonal Reactivity Index; Davis, 1983). Orijinal ölçek üç alt boyuttan oluşmasına rağmen ilgilenilen değişkenler açısından bu araştırmada Empati (Örnek madde: “Birinin azarlandığını ya da alaya alındığını gördüğümde ona yardım etmek isterim”) ve Başkalarının Bakış Açısını Alma (Örnek madde: “Birine çok kızdığımda bile, onun neler hissettiğini anlamaya çalışırım”) alt ölçekleri kullanılmıştır. Her bir alt ölçek 7’şer maddeden oluşmaktadır ve Likert tarzı (1 = Tamamen katılıyorum, 5 = Hiç Katılmıyorum) puanlanmaktadır. Ölçek Türkiye’de daha önce Kumru, Carlo ve Edwards (2004) tarafından kullanılmış ve Empati alt-ölçeği için iç tutarlık katsayısı Cronbach Alfa değeri olarak .53, Bakış Açısını Alma alt-ölçeği için ise .59 bulunmuştur. Çalışmamızda empati alt boyutu için bu değer .75, başkaları-nın bakış açısını alma alt boyutu için ise .78 bulunmuştur. Bu iki alt-ölçek puanı Empati gizil değişkenini yordamak amacıyla gösterge değişken olarak kullanılmıştır. Ebeveyn ve Akranlara Bağlanma Ölçeği (Parental and Peer Attachment Scale; Armsden ve Greenberg, 1987). Ölçek ebeveyn ve akrana bağlanmayı ölçen iki alt ölçekten oluşmaktadır. Her iki ölçekte de birbirine benzer 12 madde bulunmaktadır (Örnek madde: “Anne/ babam duygularıma saygı duyar” ve “Arkadaşlarım duygularıma saygı duyar”). Ölçek beş dereceli olarak değerlendirilmektedir (1 - Asla, 5 - Daima). Ölçeğin ebeveyn formunun geçerlik güvenirlik analizleri Günaydın, Selçuk, Sümer ve Uysal (2005) tarafından yapılmış ve hem anne hem de baba formlarının üniversite örneklemindeki iç tutarlık katsayılarının yüksek olduğu bulunmuştur (sırasıyla, Cronbach α = .88 ve .90). Ayrıca, ölçeğin anne ve baba formları arasındaki güçlü ilişki ve özsaygı değişkeniyle anne/babaya bağlanma arasında bulunan pozitif ilişki ölçeğin yapı geçerliği için destek olarak verilmiştir. Bizim çalışmamızda 52 Türk Psikoloji Dergisi ise her iki alt-ölçek için de iç tutarlık katsayılarının lise ve üniversite örneklemlerinde yeterli düzeyde olduğu görülmektedir (Akrana bağlanma alt-ölçeği için lise örnekleminde .73; üniversite örnekleminde .79; Ebeveyne bağlanma alt-ölçeği için lise örnekleminde .84; üniversite örnekleminde .88). Ölçeklerden alınan yüksek puanlar güvenli bağlanmayı, düşük puanlar ise güvensiz bağlanmayı göstermektedir. Olumlu Sosyal ve Saldırgan Davranışlar Ölçeği (Prosocial and Aggressive Behaviors Scale; Boxer, Tisak, ve Goldstein, 2004). Toplam 25 maddeden oluşan bu ölçekte her biri 5’er maddeden oluşan iki saldırganlık alt ölçeği (Amaca Yönelik (Proaktif) ve Tepkisel (Reaktif) Saldırganlık) ve üç olumlu sosyal davranış alt ölçeği (Özgeci, Amaca Yönelik ve Tepkisel Olumlu Sosyal Davranış) bulunmaktadır. Ölçek dört dereceli olarak değerlendirilmektedir (1 - Hiç Tanımlamıyor, 4 - Kesinlikle Tanımlıyor) Ölçeğin Türkçe’ye uyarlanması söz konusu proje kapsamında yapılmıştır. Bu araştırmanın analizlerinde Olumlu Sosyal Davranış gizil değişkenini temsil etmek için özgeci (Örnek madde: “Kendiliğimden/İçimden geldiği için başkalarına yardım ederim”; Cronbach α = .73) ve tepkisel olumlu sosyal davranış (örn., “Birileri benden uygun bir şekilde istediğinde genellikle onlara iyilik yaparım; Cronbach α = .64) alt ölçekleri; saldırganlık gizil değişkenini temsil etmek için ise tepkisel saldırganlık (örn., “Birileri beni sinirlendirdiğinde veya keyfi mi kaçırdığımda onlara vururum”) ve amaca yönelik saldırganlık (örn., “ Genellikle istediğimi elde edebilmek için başkalarına vururum”) alt ölçeklerinden elde edilen toplam saldırganlık puanı kullanılmıştır (Cronbach α = .89) Alt ölçeklerden alınan yüksek puanlar o boyuta dair davranışın daha sık sergilenmekte olduğuna işaret etmektedir. Olumlu Sosyal Davranış Yönelimi Ölçeği (Prosocial Tendencies Measure; Carlo ve Randall, 2002). Bu ölçek olumlu sosyal davranışları üniversite örnekleminde ölçmek için kullanılmıştır. Ölçek kamusal, duygusal, özgeci, itaatkar, gizli ve acil durumlardaki olumlu sosyal davranışlar olmak üzere toplam altı alt ölçekten ve 25 maddeden oluşan beş dereceli (1 - Beni Hiç Tanımlamıyor, 5 - Beni Çok İyi Tanımlıyor) bir ölçektir. Ölçekle ilgili geçerlik güvenirlik çalışması Kumru, Carlo ve Edwards (2004) tarafından gerçekleştirilmiş ve alt ölçeklerin iç tutarlık katsayılarının orta ergenlik dönemindeki araştırma örneklemi için .75 ile .86 arasında değiştiği bulunmuştur. Araştırmamızda ise bir gizil değişken olarak olumlu sosyal davranışı temsil etmek amacıyla duygusal (örn., “Başkalarına en iyi yardımı duygulu anlarda yaparım” Cronbach α = .74), özgeci (örn., “Çok üzgün birini rahatlattığım zaman kendimi iyi hissederim” Cronbach α = .62) ve gizli olumlu sosyal davranış (örn., “Para bağışı yaptığım zaman ismimin bilinmemesini tercih ederim” Cronbach α = .81) alt-ölçekleri kullanılmıştır. Alt ölçeklerden alınan yüksek puanlar bireyin o olumlu sosyal davranışı sergileme sıklığını ifade etmektedir. Saldırganlık Ölçeği (Aggression Scale; Buss ve Perry, 1992). Yetişkinlerde ve ergenlerde kullanılmak amacıyla Buss ve Perry (1992) tarafından geliştirilen ölçek fi ziksel saldırganlık, sözel saldırganlık, düşmanlık ve öfke olmak üzere dört alt-boyuttan ve 29 maddeden oluşmakta (Örnek maddeler: “Çoğu insandan daha fazla kavga ederim” ve “İnsanlar benimle aynı görüşte olmadığı zaman onlarla tartışmadan duramam”) ve her bir madde 5 dereceli ölçek (1 - Tamamen Doğru, 5 - Tamamen Yanlış) üzerinden değerlendirilmektedir. Orijinal ölçeğin test-tekrar test güvenirliği .80; fi ziksel, sözel, öfke ve düşmanlık alt-boyutları için Cronbach Alfa cinsinden iç tutarlık katsayıları ise sırasıyla .85, .72, .83 ve .77 olarak bulunmuştur (Buss ve Perry, 1992). Sümer (2003) tarafından yapılan uyarlama çalışmasında ise alt boyutların iç tutarlık katsayılarının .58 ile .77 arasında değiştiği bildirilmiştir. Araştırmamızda saldırganlık gizil değişkenini yordamak için bu dört alt boyuttan fi ziksel saldırganlık (Cronbach α = .86), öfke (Cronbach α = .85) ve düşmanlık (Cronbach α = .64) alt-boyutları kullanılmış, sadece iki maddeyle temsil edilen ve iç tutarlığı düşük olan sözel saldırganlık (Cronbach α = .47) alt boyutu dışarıda bırakılmıştır. İşlem Bu araştırmanın verileri, çocukluktan ergenliğe ve ergenlikten yetişkinliğe geçiş dönemlerinde ergen gelişimini ele alan kapsamlı bir projenin ön çalışması çerçevesinde toplanmıştır. Uygulamalara başlamadan önce Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili bölümlerinden gerekli izinler alınmış, ayrıca lise örneklemini oluşturan ergenlerin ebeveynlerine bilgilendirici izin formları gönderilmiş ve ebeveynin izni olan çocuklar araştırmaya katılmıştır. Üniversite örneklemi ise gönüllü katılımcılardan oluşmuştur. Araştırmada kullanılan ölçme araçları geniş bir ölçek bataryasının bir bölümünü oluşturmaktadır. Tüm ölçek bataryası bölünerek 45-70 dakika arası değişen sürelerde, ders saatlerinde ve iki ayrı oturumda uygulanmıştır. Uygulamalar, biri erkek dördü kız olmak üzere beş doktora öğrencisi tarafından gerçekleştirilmiştir. Oturumlarda katılımcılara önce ölçeklerle ve araştırmanın amacıyla ilgili bilgi verilmiş ve oturumlar boyunca katılımcıların ölçeklerle ilgili sorularına açıklık getirilmiştir. Bulgular Veri Analizi Gerek temel ölçüm modeli, gerek daha sonraki modeller LISREL 8.7 (Joreskog ve Sorbom, 1993) prog- Liseli Ergen ve Üniversiteli Gençlerde Benlik Saygısı 53 ramıyla yapısal eşitlik modeli temel alınarak oluşturulmuştur. Modellerin yapılandırılmasında Kovaryans Matris’leri ve en yüksek olasılık tahmini (maximum likelihood estimation) kullanılmıştır. Modelin veriye uyumu temel olarak Ki Kare (χ2 ) Uyum testi (Chi-Square Goodness of Fit), İyilik Uyum İndeksleri (Goodness of Fit) ve Karşılaştırmalı Uyum İndeksleri’ne (Comparative Fit Indices) dayanmaktadır. Yukarda sözü edilen ölçek ve alt ölçek puanları modelde gösterge değişken olarak kullanılmıştır. Tek gösterge değişkenle temsil edilen ebeveyn bağlılığı, akran bağlılığı ve liseli gençler için saldırganlık gizil değişkenlerinde parselleme (parceling) yöntemi uygulanarak gösterge değişken iki eşit parçaya bölünmüştür (Ebeveyn bağlılığını yordamak için Ebeveyn Bağlılığı-1 ve Ebeveyn Bağlılığı-2; Akran bağlılığını yordamak için Akran Bağlılığı-1 ve Akran Bağlılığı-2; Saldırganlık gizil değişkenini yordamak için Saldırganlık-1 ve Saldırganlık-2). Bu yöntemde ölçek maddeleri rasgele bir şekilde iki eşit parçaya ayrılmakta ve bu eşit parçalar gösterge değişken olarak kullanılmaktadır. Bandalos (2002), bu yöntemin uyum indekslerini iyileştiren bir yöntem olduğunu belirtmektedir. Birçok çalışmada da bu yöntemin kullanılmasıyla daha iyi model veri uyumuna ulaşılmıştır (örn., Gribbons ve Hocevar, 1998; Takahashi ve Nasser, 1996; Thomson ve Melancon, 1996). Benlik saygısı gizil değişkenin yordanmasında ise yalnızca bütünsel öz-değer gösterge değişkeni kullanılmıştır. Burada ise [(1 - αx ) . varyansx ] denklemiyle elde edilen hata varyansı değerinin sabitlenmesi yöntemi kullanılmıştır. Dolaylı etkilerin değerlendirilmesinde ise LISREL sonuçları temel alınmıştır. Ayrıca ilk önce gizil değişkenler arasındaki doğrudan ilişkilere, daha sonra aracı değişkenlerin modele girmesiyle doğrudan ilişkilerin gücünün azalıp azalmadığına bakılmıştır. Bu azalışın anlamlı olup olmadığını test etmek için Sobel Test’i kullanılmıştır. Bütünsel Özdeğer Sald.-1 Sald.-2 Özgecilik Tepkisel OSD Empati Perspektif Alma Ebv. Bağ-1 Ebv. Bağ-2 Akr. Bağ-1 Akr. Bağ.-2 Bütünsel Özdeğer - -.23** -.16** -.14** -.15** -.13** -.09** -.39** -.30** -.29** -.27** Sald.-1 -.06** - -.80** -.03** -.13** -.27** -.26** -.13** -.18** -.18** -.24** Sald.-2 -.24** -.71** - -.09** -.07** -.13** -.15** -.03** -.20** -.18** -.20** Özgecilik -.06** -.06** -.06** - -.40** -.25** -.07** -.11** -.15** -.16** -.25** Tepkisel OSD -.01** -.14** -.09** -.50** - -.14** -.03** -.01** -.05** -.23** -.25** Empati -.14** -.30** -.28** -.23** -.10** - -.45** -.02** -.08** -.02** -.02** Perspektif Alma -.06** -.37** -.46** -.17** -.11** -.37** - -.06** -.13** -.12** -.01** Ebv. Bağ-1 -.26** -.11** -.16** -.10** -.07** -.13** -.16** - -.67** -.17** -.21** Ebv. Bağ-2 -.21** -.18** -.21** -.08** -.12** -.10** -.28** -.81** - -.17** -.32** Akr. Bağ-1 -.14** -.06** -.05** -.21** -.18** -.04** -.09** -.27** -.16** - -.68** Akr. Bağ.-2 -.17** -.05** -.22** -.35** -.20** -.09** -.16** -.21** -.23** -.78** - Ort.Kız 15.85 7.11 7.27 11.29 13.82 29.30 30.38 20.99 22.25 22.09 24.15 S 2.77 2.31 2.14 2.05 2.02 3.89 3.93 4.51 4.91 3.45 4.05 Ort.Erkek 15.67 8.05 8.05 11.25 13.30 28.27 24.56 20.51 21.83 21.06 22.39 S 3.16 3.93 3.19 2.13 2.08 3.55 4.36 3.59 4.32 3.27 3.56 * p < .05, **p < .001 Not. Üst yarıdaki korelasyon değerleri erkek örneklemine aittir. Tablo 1. Lise Kız ve Erkek Örneklemi Benlik Saygısı Modellerinde Yer Alan Gösterge Değişkenlerin Betimsel İstatistikleri ve Kendi Aralarındaki Korelasyonlar 54 Türk Psikoloji Dergisi Bütünsel Özdeğer Duygusal OSD Özgeci OSD Anonim OSD Ebv. Bağ-1 Ebv. Bağ-2 Akr. Bağ-1 Akr. Bağ-2 Fiziksel Sald. Öfke Düşmanlık Empati Persp. Duygusal OSD -.14** Özgeci OSD -.17** .56** Anonim OSD -.09** .32** -.35** Ebv. Bağ-1 -.26** .11** -.21** -.09** Ebv. Bağ-2 -.24** .16** -.27** -.19** -.79** Akr. Bağ-1 -.25** .01** -.02** -.01** -.51** -.37** Akr. Bağ-2 -.18** .14** -.18** -.21** -.46** -.48** -.72** Fiziksel Sald. -.08** .09** -.03** -.13** -.19** -.17** -.22** -.28** Öfke -.25** .06** -.10** -.01** -.27** -.22** -.33** -.30** -.48** Düşmanlık -.21** .01** -.09** -.15** -.45** -.39** -.47** -.56** -.35** -.54** Empati -.18** .44** -.53** -.25** -.19** -.25** -.02** -.23** -.09** -.08** -.09 Persp. -.20** .36** -.46** -.20** -.05** -.09** -.01** -.16** -.08** -.18** -.16 .53** Ort. -19.23** 17.37** -23.03** 18.00** 21.50** 23.31** 21.71** 24.03** 20.03** 25.01** 20.56 28.89** 25.53 S -3.28** 3.80** -3.79** 3.97** 3.98** 4.16** 3.23** 3.29** 6.51** 7.25** 4.97 3.32** 2.29 * p < .05, **p < .001 Tablo 2. Üniversite Örneklemi İçin Benlik Saygısı Modelinde Yer Alan Gösterge Değişkenlerin Betimsel İstatistikleri ve Kendi Aralarındaki Korelasyonlar Liseli Ergen ve Üniversiteli Gençlerde Benlik Saygısı 55 Test sonuçlarında elde edilen z değerinin 1.96 - 2.50 arasında olması düşüşün p < .05 düzeyinde, 2.51 ve üzerinde olması ise düşüşün p < .01 düzeyinde anlamlı olduğuna işaret etmektedir. Her iki kriteri de yerine getiren değişkenler aracı değişken olarak kabul edilmiştir. Araştırmada yer alan ve gösterge değişken olarak kullanılan değişkenlerin birbirleriyle korelasyonları lise örneklemindeki kız ve erkekler için ayrı olarak Tablo 1’de, üniversite örneklemi için de Tablo 2’de verilmiştir. İlişkiler incelendiğinde olumlu sosyal ve bilişsel özellikler olarak değerlendirilebilecek değişkenlerin (özdeğer, empati, akran/ebeveyne bağlanma, özgeci davranış, tepkisel olumlu sosyal davranış vb.) birbirleriyle pozitif yönde, olumsuz sosyal davranış olarak ele alınan saldırganlık alt-boyutlarının ise özdeğer, empati ve akrana bağlanma ile negatif yönde ilişkili olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar araştırma hipotezlerini desteklemektedir. Liseli Kız ve Erkek Ergenlerde Benlik Saygısı Modeli’nin Sınanması Lise örnekleminde benlik saygısı modeli sınandığında verinin modele iyi uyum gösterdiği ve hem ölçüm modelinin [χ2 (30), (N = 204) = 50.08, p = .06, RMSEA = .06, GFI = .96, AGFI = .91, CFI = .97 , NNFI = .94] hem de yapısal modelin [χ2 (31), (N = 204) = 53.88, p = .06, RMSEA = .06, GFI = .97, AGFI = .90, CFI = .97 , NNFI = .94]. uyum indekslerinin kabul edilebilir olduğu görülmektedir. Benlik saygısı düzeyinin kız ve erkek ergenler arasında farklılaşıp farklılaşmadığını görmek için bağımsız gruplar için t-testi uygulanmış ve grupların benlik saygısı (bütünsel öz-değer) açısından farklılaşmadığı bulunmuştur (t = .736, p = .127). Bütünsel öz-değer alt ölçeğinin kız (Ort. = 16.1) ve erkeklerdeki (Ort. = 15.7) ortalamaları yaklaşık aynı düzeyde olmakla birlikte kız ve erkek ergen örneklemlerinde benlik saygısının ilişkili olduğu değişkenler farklılaşmaktadır. Bu nedenle model cinsiyetler için ayrı ayrı sınanmıştır. Tablo 3 ve 4’te, kız ve erkek ölçüm modellerinin gösterge değişkenlerle gizil değişkenler arasındaki standard katsayıları, t-değerleri, hata varyansları ve R2 değerleri yer almaktadır. Tüm göstergelerin gizil değişkenler üzerindeki yüklerinin anlamlı (p < .01) olduğu görülmektedir. Kız Ergenler İçin Benlik Saygısı Modeli Doğrudan Etkiler. Kız ergenler için oluşturulan Yol Standart Katsayı (t değeri) Hata Varyansı R2 Öz-değer - Benlik Saygısı .89 (11.29)* 2.13 .79 Empati - Empatik Olma .81 (5.08)* 1.55 .65 Perspektif Alma - Empatik Olma .55 (4.24)* 4.90 .31 Ebv. Bağ.-1 - Ebv. Bağ. .86 (7.50)* 1.77 .74 Ebv. Bağ.-2 - Ebv. Bağ. .77 (6.93)* 3.09 .60 Akr. Bağ.-1 - Akr. Bağ. .74 (6.90)* 3.81 .55 Akr. Bağ.-2 - Akr. Bağ. .91 (8.15)* 1.09 .83 Saldırganlık-1 - Saldırganlık .99 (8.04)* 0.99 .99 Saldırganlık-2 - Saldırganlık .70 (4.53)* 3.49 .49 Ozgeci Dav. - Ol. Sos. Dav .65 (3.90)* 0.50 .42 Tepkisel OSD Dav. - Ol. Sos.Dav. .62 (4.43)* 3.89 .38 * p < .01 Tablo 4. Lise Örneklemi Erkek Ölçüm Modeli’nin Standardize Edilmiş Parametre Ölçümleri Yol Standart Katsayı (t değeri) Hata Varyansı R2 Öz-değer - Benlik Saygısı .90 (11.28)* 1.52 .80 Empati - Empatik Olma .54 (4.83)* 5.78 .30 Perspektif Alma - Empatik Olma .69 (5.76)* 3.97 .47 Ebv. Bağ.-1 - Ebv. Bağ. .81 (7.27)* 2.59 .66 Ebv. Bağ.-2 - Ebv. Bağ. .99 (8.56)* 0.01 .99 Akr. Bağ.-1 - Akr. Bağ. .63 (5.00)* 4.29 .40 Akr. Bağ.-2 - Akr. Bağ. .99 (6.85)* 1.18 .51 Saldırganlık-1 - Saldırganlık .73 (7.35)* 4.78 .53 Saldırganlık-2 - Saldırganlık .98 (9.95)* 0.36 .95 Ozgeci Dav. - Ol. Sos. Dav .99 (3.90)* 0.50 .67 Tepkisel OSD Dav. - Ol. Sos. Dav. .44 (2.99)* 5.42 .19 * p < .01 Tablo 3. Lise Örneklemi Kız Ölçüm Modeli’nin Standardize Edilmiş Parametre Ölçümleri 56 Türk Psikoloji Dergisi benlik saygısı modeli genel uyum indeksleri açısından iyi uyum göstermektedir; χ2 (31), (N = 100) = 50.08, p = .06, RMSEA = .07, GFI = .92, AGFI = .83, CFI = .94, NNFI = .90. Şekil 1’de verilen model incelendiğinde, akrana bağlanma ile ebeveyne bağlanmanın birbirleriyle ilişkili olmadığı görülmektedir. Ayrıca akrana bağlanma benlik saygısını doğrudan yordamamaktadır. Standardize edilmiş katsayı değerine göre anlamlı olan yollar, kız ergenlerde ebeveyne bağlanmanın benlik saygısını (.22) ve empati gelişimini (.33); empatik olmanın, olumlu sosyal davranışları (.25) ve saldırgan davranışları (-.30) yordadığını göstermektedir. Olumlu sosyal davranışların benlik saygısını doğrudan yordamadığı, saldırganlığın ise benlik saygısıyla negatif yönde ilişkili olduğu gözlenmiştir (-.27). Ayrıca modifi kasyon indeksleri Akrana Bağlanma ve Olumlu Sosyal Davranışlar arasına bir yol eklenmesiyle modelin χ² değerinin 65.86’dan 50.08’e düşeceğine, diğer bir deyişle eklenen yolla modelin veriyi daha iyi temsil edeceğine işaret etmiş ve bu ilişkinin literatürle de uyumlu olması nedeniyle (örn., Laible ve ark., 2000; Markiewicz ve ark., 2001) orijinal modelden farklı olarak modelimizde akrana bağlanma ile olumlu sosyal davranışlar arasına bir yol eklenmiştir (.26). Dolaylı Etkiler. Modeldeki aracı değişken rollerine bakıldığında empati ve saldırganlığın ebeveyne bağlanma ve benlik saygısı arasında aracı rol oynadığı görülmektedir (sırasıyla dolaylı etkiler için standardize edilmiş katsayılar, .31 ve -.18; p < .05). Ayrıca Sobel testi sonuçları da empatinin aracı değişken olarak modele girdiğinde ebeveyne bağlanma ile saldırganlık arasındaki ilişkinin gücünü; benzer şekilde saldırganlık değişkeninin de empati ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin gücünü anlamlı biçimde azalttığını göstermektedir (sırasıyla, z = -2.32, p = .02; z = 2.18, p = .03). Erkek Ergenler İçin Benlik Saygısı Modeli Doğrudan Etkiler. Erkek ergenlerin ele alındığı benlik saygısı modeli de veriyle iyi bir uyum göstermiştir; χ2 (31), (N = 104) = 42.53, p = .13, RMSEA = .05, GFI = .93, AGFI = .86, CFI = .96, NNFI = .93. Şekil 2’deki model incelendiğinde, akrana ve ebeveyne bağlanmanın benlik saygısını doğrudan yordadığı görülmektedir (sırasıyla, .36, .48). Akrana ve ebeveyne bağlanmanın da ilişkili olduğu bulunmuştur (.32). Ayrıca empati saldırgan davranışları negatif yönde (-.33), olumlu sosyal davranışları pozitif yönde (.30) yordamaktadır. Olumlu sosyal davranışlar benlik saygısını yükseltmekte (.26), saldırgan davranışlar ise düşürmektedir (-.23). Kızlara ilişkin modelde olduğu gibi modifi kasyon indeksleri bu modelde de akrana bağlanma ile olumlu sosyal davranış arasına bir yol eklenmesiyle χ² değerinin 55.74’ten 42.53’e düşeceğine, işaret ettiği için önerilen yol eklenerek modelin uyum indeksleri iyileştirilmiştir. Akrana bağlanma ve olumlu sosyal davranışlar arasındaki ilişkinin güçlü olduğu görülmektedir (.43). Dolaylı Etkiler. Modelde empati ve olumlu sosyal/saldırgan davranışların ebeveyne/akrana bağlanma ile benlik saygısı arasında aracı rol oynamadığı görülmektedir. Akrana Bağlanma Ebeveyn Bağlanma Olumlu Sosyal Davranış Benlik Saygısı .17 .14 .33* .26* .25* -.30* .17 -.27* .22* .12 Saldırganlık Empati Şekil 1. Lise Örneklemi Kız Ergenler İçin Benlik Saygısı Modeli Liseli Ergen ve Üniversiteli Gençlerde Benlik Saygısı 57 Akrana Bağlanma Ebeveyn Bağlanma Olumlu Sosyal Davranış Benlik Saygısı .32* .01 .09 .26* .25* -.30* .17 -.27* .22* .12 Empati Saldırganlık Şekil 2. Lise Örneklemi Erkek Ergenler İçin Benlik Saygısı Modeli Şekil 3. Üniversite Örneklemi İçin Benlik Saygısı Modeli Akrana Bağlanma Ebeveyn Bağlanma Olumlu Sosyal Davranış Benlik Saygısı .56* .33* .32* .82* -.13 .22* -.39* .34* .27* Empati Saldırganlık Üniversite Örneklemi İçin Benlik Saygısı Modeli’nin Sınanması Doğrudan etkiler. Üniversite örneklemindeki kız ve erkek ergenlerde benlik saygısı modelindeki örüntüler farklılaşmadığı için tek model sınanmıştır. Ölçüm modelinde yer alan tüm göstergelerin gizil değişkenler üzerindeki yüklerinin anlamlı (p < .01) olduğu görülmektedir (bkz. Tablo 5). Ölçüm modelinin uyum indeksleri tatminkar düzeydedir; χ2 (51), (N = 234) = 137.45, p < .001, RMSEA = .08, GFI = .92, AGFI = .86, CFI = .94, NNFI = .91. Yapısal eşitlik modelinin uyum indeksleri de modelin, üniversite verisini iyi düzeyde açıkladığını göstermektedir; χ2 (53), (N = 234) = 138.24, p <.001, RMSEA = .08, GFI = .92, AGFI = .86, CFI = .94, NNFI = .91. Şekil 3’teki yollar incelendiğinde, bulgular, akrana bağlanma ve ebeveyne bağlanmanın ilişkili olduğuna işaret etmektedir (.56). Diğer yandan akrana ve ebeveyne bağlanmanın benlik saygısını (sırasıyla, .27 ve .34) ve empatiyi (sırasıyla, .33 ve 32); empatinin de olumlu sosyal davranışı (.82) yordadığı görülmüştür. 58 Türk Psikoloji Dergisi Bu modelde empatinin saldırganlığı yordamadığı ama saldırgan davranışların benlik saygısı ile olumsuz yönde ilişkili (-.39) olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca olumlu sosyal davranış ile benlik saygısı ilişkilidir (.22). Dolaylı Etkiler. Model incelendiğinde empati ve olumlu sosyal davranışların akrana bağlanma ve benlik saygısı arasında aracı değişken olarak rol oynayabileceği görülmektedir (sırasıyla dolaylı etkiler için standardize edilmiş katsayılar, .20 ve .17, p < .05). Sobel testi sonuçları incelendiğinde de empati değişkeninin akrana bağlanma ve olumlu sosyal davranış arasındaki ilişkinin gücünü, benzer şekilde olumlu sosyal davranışın da empati ile benlik saygısı arasındaki ilişkinin gücünü anlamlı biçimde düşürdüğü görülmektedir (sırasıyla, z = 2.75, p < .01; z = 2.14, p = .03). Modelde ebeveyne bağlanma ve benlik saygısı arasındaki yollar anlamlı olmasına rağmen LISREL sonuçları dolaylı etkilerin anlamlı olmadığına işaret etmektedir. Tartışma Araştırma bulgularına göre liseli kız ve erkek ergenlerde modelin bir bölümünü oluşturan ilişkiler oldukça benzerdir. Her iki modelde de empatinin olumlu sosyal davranışları artırdığı, saldırgan davranışları ise azalttığı görülmektedir. Bu bulgu literatürdeki birçok çalışmayla tutarlılık göstermektedir (Eisenberg ve Fabes, 1998; Murphy, Shepard, Eisenberg, Fabes ve Guthrie, 1999). Saldırganlığın da hem kızlarda hem de erkeklerde benlik saygısıyla olumsuz yönde ilişkili olması örneklemimizde empati ve saldırganlığın erkek ve kızlarda benzer işlevlere sahip olduğunu göstermektedir. Bu bulgu aynı zamanda saldırganlığın benlik saygısını azaltıcı bir niteliği olduğunu savunan araştırmaları destekler niteliktedir (Paulson, Coombs ve Landsverk, 1990; Russell ve Hudson, 1992). Ebeveyne bağlanmanın her iki cinsiyette de benlik saygısını doğrudan yordaması ebeveynleriyle olan ilişkilerini sıcak ve güvenli olarak algılayan gençlerde benlik saygısının yüksek olduğunu göstermektedir ve diğer bulgularla tutarlıdır (Lempers ve Clark-Lempers, 1992). Ancak örneklemimizdeki kız ergenlerde akrana bağlanmayla benlik saygısı arasında bu şekilde doğrudan bir ilişkinin bulunmaması ebeveyne ve akrana bağlanmanın psikolojik uyum değişkenleri açısından benzer işlevlere sahip olduğunu belirten Laible ve arkadaşlarının (2000) bulgularıyla çelişmektedir. Bu çelişki, söz konusu çalışmada farklı sonuç değişkenlerin (sempati, depresyon ve saldırganlık) ele alınmasından kaynaklanıyor olabilir. Nitekim bazı araştırma bulguları, ebeveyne bağlanmanın ergenin uyumu yönünde daha fazla değişkenle ilişkiliyken akrana bağlanmanın sadece sosyal yeterlikle ilişkili olduğunu göstermektedir (Paterson, Field ve Pryor, 1995). Benzer şekilde ebeveyn ve akrana bağlanmanın birbirleriyle ilişkili olmakla birlikte farklı işlevler içerdiğini vurgulayan çalışmalar da mevcuttur (örn., Laible ve ark., 2004). Diğer bir olasılık kız ergenlerin özerkleşme süreçlerinin uzamasından dolayı sonuç değişkenler açısından ebeveynlerle ilişkilerin akran ilişkilerine göre daha belirleyici olabilmesidir. Bu bağlamda Hill ve Lynch (1983), özellikle ergenliğin ilk ve orta dönemlerinde ebeveynin cinsiyet rollerine uyum yönündeki baskılarının artması nedeniyle kız ve erkekler arasında farklılıkların arttığını öne sürmektedir. Bununla birlikte ebeveyn ve akrana bağlanma arasındaki ilişki, ebeveynlerden hangisine bağlanıldığına göre de değişebilmektedir (Markiewicz ve ark., 2001). Ayrıca kız ergenler akranla güvenli ilişkilerini ebeveyne bağlanma yoluyla değil de annenin güvenli arkadaşlık ilişkilerini sosyal öğrenme yoluyla benimseyerek de geliştiriyor olabilirler. Nitekim, kız ergenlerin evde ebeveynleriyle daha fazla vakit geçirdiğini, ebeveynlerine daha bağlı olduğunu ve bu Yol Standart Katsayı (t değeri) Hata Varyansı R2 Öz-değer - Benlik Saygısı .84 (15.25)* 22.69 .71 Empati - Empatik Olma .78 (11.68)* 24.41 .60 Perspektif Alma - Empatik Olma .70 (10.49)* 27.93 .48 Ebv. Bağ.-1 - Ebv. Bağ. .85 (14.14)* 24.47 .72 Ebv. Bağ.-2 - Ebv. Bağ. .93 (15.77)* 22.46 .86 Akr. Bağ.-1 - Akr. Bağ. .73 (11.29)* 24.68 .53 Akr. Bağ.-2 - Akr. Bağ. .92 (14.54)* 21.54 .85 Fiziksel Saldırganlık - Saldırganlık .58 (8.76)* 27.27 .34 Öfke - Saldırganlık .58 (10.96)* 25.82 .49 Düşmanlık - Saldırganlık .82 (13.12)* 27.93 .68 Ozgecilik - Ol. Sos. Dav .83 (12.55)* 24.32 .69 Anonim OSD - Ol. Sos. Dav .43 (6.13)* 12.70 .18 Duygusal OSD - Ol. Sos.Dav. .59 (8.79)* 29.34 .35 * p < .01 Tablo 5. Üniversite Örneklemi Ölçüm Modeli’nin Standardize Edilmiş Parametre Ölçümleri Liseli Ergen ve Üniversiteli Gençlerde Benlik Saygısı 59 bağlılığın sonuç değişkenler açısından belirleyici olduğunu gösteren bulgular da mevcuttur (örn., Crouter, Manke ve Mchale, 1995; Galambos, Almeida ve Petersen, 1990). Tüm bu açıklamaların gelecekteki çalışmalarda sınanması bağlanma ile özsaygı ve diğer uyum değişkenleri arasındaki ilişkilere daha fazla açıklık getirecektir. Araştırmamızdaki liseli kız ergenlerde ebeveyne bağlanma beklediğimiz gibi empatik olmayı yordamış ve beraberinde empatik olma olumlu sosyal davranışlarla pozitif, saldırgan davranışlarla negatif yönde ilişkili bulunmuştur. Bu sonuç, önceki bulgularla tutarlı biçimde (örn., Eisenberg ve Mussen, 1985; Murphy ve ark., 1999) aile ortamını güvenli ve sıcak olarak algılayan ergenlerin empati becerilerinin yüksek olduğunu ve empatik ergenlerin olumlu davranışları daha fazla, saldırgan davranışları ise daha az sergiledikleri yönündeki bulguları destekler niteliktedir. Ancak liseli erkek ergenlerde bu ilişkinin ortaya çıkmaması empatiyi belirleyen etmenlerin özellikle bu grup için araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Toplumsal cinsiyet rollerinin önemi burada da akla gelmekle birlikte empatinin gerçek belirleyicilerini boylamsal verilerle ortaya koymak mümkündür. Her iki modelde de akrana bağlanma ile empati arasındaki yolun anlamsız olması ise akran ilişkilerindeki daha eşitlikçi ortamın ve akranların birbirlerine benzerliğinin ergenlerde empatik duyguları artıracağını öne süren Yates ve Youniss’in (1996) görüşleriyle ve Laible ve arkadaşlarının (2004) bu yöndeki bulgularıyla çelişmektedir. Bu bulgu, bizim kültürümüzde liseli ergenlerde empatinin akran ilişkilerinden çok, erken dönemdeki ebeveyn ilişkileri tarafından belirlenebileceği anlamına gelmekle birlikte bu olası açıklamanın ancak boylamsal çalışmalarla sınanması mümkündür. Diğer bir olasılık ise örneklemimizdeki ergenlerin ebeveynleriyle olan ilişkilerinde kendilerini daha güvenli hissetmeleri ve bunun da empati gelişimine katkıda bulunmasıdır. Yazındaki birçok çalışma ergenlerin güvenli bağlandıkları durumlarda empati düzeylerinin arttığını göstermektedir (Kestenbaum, Farber ve Sroufe, 1989; Laible, 2007). Liseli kız ve erkek ergenlerde sınanan modellerde, sonuç değişken açısından ebeveyne bağlanmanın daha belirleyici olması da bu olasılığı destekler niteliktedir. Öte yandan, araştırmamızda her iki cinsiyet grubu için elde ettiğimiz akrana bağlanma ile olumlu sosyal davranış arasındaki anlamlı ilişki, bu yaş grubu ergenlerde (özellikle erkeklerde) akrana bağlanmanın, empati gibi sosyo-bilişsel düzeyde değil daha davranışsal düzeyde ve ergenin uyumu yönünde bir etkiye sahip olabileceğini de düşündürmektedir. Kız ve erkek ergenlerin benlik saygısı modellerinde farklılaşan diğer noktalar ise olumlu sosyal davranışlar ve akrana bağlanmanın benlik saygısıyla olan doğrudan ilişkileri, ebeveyne ve akrana bağlanma arasındaki ilişki ve dolaylı ilişkilerdir. Kız ergenlerde yalnızca saldırganlık, benlik saygısıyla olumsuz yönde ilişkiliyken, erkek ergenlerde olumlu ve olumsuz, her iki davranış yönelimi de benlik saygısıyla ilişkilidir. Kız ergenlerde saldırgan davranışlara sahip olmanın benlik saygısını düşürmesi toplumsal cinsiyet rol beklentileri dikkate alındığında beklendiktir. Diğer bir deyişle toplumsal cinsiyet rollerine uygun olarak kızların olumlu sosyal davranışlar sergilemesi beklendiğinden, bu durum onların benlik saygılarını artıracak bir nitelik taşımayabilir. Ostrov, Crick ve Keating (2005) bu yönde yanlı sosyalleştirmelerin okul öncesi dönemde deneyimlenmeye başlandığını ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde toplumsal cinsiyet rollerinin pekiştirilmesiyle de arttığını belirtmektedir. Öte yandan sadece erkek ergenlerde, akrana ve ebeveyne bağlanma ilişkili olup benlik saygısı üzerinde doğrudan etkili görünmektedir. Ergen erkeklerde, empati gelişimi ile olumlu ve olumsuz sosyal davranışların düzeyi ne olursa olsun fark etmeksizin ergenin kendini anne-babası ve akranlarıyla daha güvenli ilişkiler içinde hissetmesi yine kendi bildirimine göre benlik saygısını artırabilmektedir. Bu bulgu erkek ergenlerin yakın sosyal ilişkilerini güvenli olarak algılamasının benlik saygısı açısından önemini gösterebilir. Buna ek olarak erkek ergenlerde ebeveyn ve akrana bağlanma arasında ortaya çıkan ilişki de bu ergenlerde çoklu bağlanmanın birbiriyle etkileşim içinde gelişimsel sonuçlarla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Bu sonuç aşağıda söz edilen üniversite modeliyle benzerlik göstermekte ve erkek ergenlerin görece daha özerk oluşlarının bu sonuç üzerinde etkili olabileceği düşünülmektedir. Kız ergenlerde ebeveyne ve akrana bağlanma arasında ilişki olmaması ise çoklu bağlanmaların birbirlerinden bağımsız olarak farklı gelişimsel alanlarda etkili olduğunu savunan Suess, Grossman, ve Sroufe’nin (1992) bulgularıyla tutarlık göstermektedir. Ancak Suess ve arkadaşlarının (1992) yaşamın daha erken dönemlerine ait bu bulgularının ergenler için de sınanması gereği vardır. Öte yandan, empati ve saldırganlığın birlikte aracı rolleri değerlendirildiğinde liseli kız ergenlerde ebeveyne bağlanma empatik ilgileri yükseltmekte bu yolla saldırgan içerikli davranışları azaltarak benlik saygısını yükseltmektedir. Amerikalı kız ergenlerde ise akrana bağlanma ile benlik saygısı arasındaki ilişkiye empati ve olumlu sosyal davranışlar, aracılık etmektedir (Laible ve ark., 2004). Bu sonuç kültürel bir farklılık olarak kızların akranlarla ilişkilerine ve bu yönde özerkleşmelerine daha geç ve belki de daha farklı biçimde tepki veren sosyalleştirme uygulamalarımızla ilişkili görünmektedir. Söz konusu dolaylı etkiler daha ileri ve boylamsal araştırmalarda ayrıntılı olarak incelenmelidir. 60 Türk Psikoloji Dergisi Üniversite örnekleminde modelde öngörülen ilişkilerin cinsiyete göre farklılaşmaması ergenlere göre yetişkinliğe geçiş evresinde benlik saygısıyla ilişkili değişkenlerin kız ve erkeklerde daha benzer olduğuna işaret etmektedir. Üniversiteli gençlerde ebeveyne bağlanma ve akrana bağlanmanın birbiriyle ilişkili olduğu görülmektedir. Arnett (2000; 2001), yetişkinliğe geçiş dönemindeki en önemli gelişimsel görevlerden birinin de, ebeveynlerle yakın ve sıcak ilişkileri sürdürürken, arkadaşlıklarda ve romantik ilişkilerde de güvenli bağlanmayı başarabilmek olduğunu belirtmektedir. Nitekim yetişkinliğe geçiş döneminde akran ve ebeveyne bağlanma arasındaki yüksek ilişki de bunu doğrular niteliktedir. Liseli ergenlerde hem kızlarda hem erkeklerde empatinin saldırganlığı azaltıcı bir rolü varken bu ilişki, üniversiteli gençlerde ortaya çıkmamıştır. Türkiye’de yetişkinliğe geçiş dönemindeki gençlerde empatiyle saldırganlık arasında ilişki bulunmaması, her ikisinin de farklı değişkenlerle ilişkili olmasına ya da bu ilişkiye başka değişkenlerin aracılık ettiğine ve bu aracı değişkenlerin empati ve saldırganlık arasındaki ilişkinin gücünü azalttığına da işaret edebilir. Örneğin sosyal kaygı, olası bir aracı değişken olabilir. Loudin, Loukas ve Robinson (2003) üniversite örnekleminde sosyal kaygının empatiyi azaltarak, olumsuz sosyal davranışların artmasında rol oynadığını belirtmiştir. Empati ile olumlu sosyal davranışlar arasında hem ergenlik hem de yetişkinliğe geçiş dönemlerindeki tüm modellerde ortaya çıkan ilişkinin diğer kültürlerde; örneğin farklı etnik kökenlerden Amerikalı (Laible ve ark., 2004), Papua Yeni Gineli (Tietjen, 1986), ve Endonezyalı (Eisenberg, Liew ve Pidada, 2004) ergenlerde de elde edilmesi bu bağın evrensel olduğu savını güçlendirmektedir. Ayrıca, empati ve ilişkili olumlu sosyal davranışların bireyin yaşamı boyunca görece sabit kaldığı da belirtilmektedir (Caspi ve ark., 2003; Eisenberg ve ark., 2002). Olumlu/olumsuz sosyal davranış ve benlik saygısı arasındaki ilişkiler incelendiğinde örneklemimizdeki üniversiteli gençlerde, saldırganlığın, benlik saygısını negatif yönde, olumlu sosyal davranışların ise pozitif yönde yordadığı bulunmuştur. Özellikle yetişkinliğe geçiş dönemi için saldırganlık, empati ile ilişkili olmayıp, benlik saygısını farklı nedenlerle düşürüyor olabilir. Bu bulgu Amerikalı ergenlerden elde edilen bulgularla (Laible ve ark., 2004) karşılaştırıldığında bizim modelimizden farklı olarak saldırganlık ile benlik saygısı arasında anlamlı bir ilişki elde edilmediği görülmektedir. Türkiye’nin ABD’ye oranla daha toplulukçu bir kültür yapısına sahip olduğu ve Kağıtçıbaşı’nın (1996) Türkiye’de yaşayan orta sınıfa mensup insanların benlik gelişiminde batılı anlamda özerklik yerine psikolojik ilişkiselliğin belirleyici olduğu savı dikkate alındığında, saldırganlık gibi bireyler arası uyumu zedeleyecek davranışların benlik saygısını düşürmesi anlaşılabilir bir durumdur. Bu araştırmada tüm verilerin gençlerin raporlarına dayanıyor olması araştırmanın önemli kısıtlarından biridir. Bu nedenle modelin ebeveyn ve akran raporlarıyla da desteklenmesi gerekmektedir. Araştırmanın diğer bir kısıtlılığı ise kesitsel bir yöntem izlemesidir. Bu yüzden benlik saygısını belirleyen etmenlerin gelişimsel olarak ortaya çıkışı ve yönü tam olarak bilinmemektedir. Bu bağlamda özellikle Büyüme Eğrisi Modeli gibi hem boylamsal veri elde edilebilecek hem de değişkenler arasındaki yolların incelenebilmesine olanak sağlayan analizlerle etkilerin yönünü daha doğru olarak değerlendirebilmek mümkün olacaktır. Sonuç Sonuç olarak araştırmanın bulgularını ve alana katkılarını bir de öne sürülen hipotezler çerçevesinde özetlersek; araştırmanın ilk hipotezinin önemli ölçüde desteklendiği söylenebilir. Ebeveyne ve akrana bağlanma (liseli kızlar dışında) erkek ergenler ve üniversiteli gençlerde benlik saygısıyla ilişkili bulunmuştur. Ebeveyne güvenli bağlanma ile empati arasındaki ilişki ise sadece liseli kız ergenler için elde edilmiştir. Empati, öngörüldüğü gibi gençlerin olumlu sosyal davranışlarıyla pozitif, saldırganlığı ile negatif yönde ilişkilidir (üniversiteli gençlerde saldırganlık hariç). Olumlu sosyal davranışlar, ergen kız grubu dışındaki gruplarda benlik saygısıyla ilişkili iken olumsuz sosyal davranış olarak saldırganlık tüm gruplarda benlik saygısıyla negatif yönde bağlantılıdır. Araştırmanın ikinci hipotezi de kısmen doğrulanmıştır. Ebeveyne ve akrana bağlanma kız ergenlerde ilişkili bulunmazken erkek ergenlerde ve üniversiteli gençlerde ilişkilidir. Bununla birlikte ebeveyne bağlanmanın benlik değeriyle tüm gruplarda ilişkili olması anne babayla güvenli bağlanmanın kendilik gelişimi için önemine işaret eden görüşlerle (Ainsworth, 1979; Bowlby, 1989) tutarlıdır. Gençlerin olumlu bir işlevsellik kazanmalarında güvenli ve yakın bağların hem akran hem de aile bağlamındaki önemine bir kez daha işaret etmektedir. Araştırmanın son hipotezinde beklenildiği gibi benlik saygısını yordayan değişkenlerin hem gelişimsel evreler, hem de cinsiyetler arasında farklılaşması, benlik saygısı gibi karmaşık; fakat ergenin ve yetişkinliğe adım atan gencin uyumu açısından da bir o kadar önemli özelliğin farklı evrelerde incelenmesi gereğini göstermiştir. Benlik saygısıyla ilişkili değişkenler açısından erkeklerde olumlu/saldırgan davranışlarla birlikte özellikle ebeveyn ve akrana bağlanmanın, kızlarda ise ebeveyne bağlanmayla birlikte psikolojik uyumla- Liseli Ergen ve Üniversiteli Gençlerde Benlik Saygısı 61 rının önemli bir boyutu olan saldırganlığın ön plana çıkması, benlik saygısını yükseltmeyi amaçlayan müdahale ve sağaltım programlarına yön verebilir. Benlik saygısını artırmada erkek ergenlerle ve üniversite öğrencileriyle çalışan uygulamacılar için ebeveyn ve akran ilişkilerinin niteliklerini geliştirmeye yönelik sağaltım yöntemlerinin ve olumlu sosyal davranışlar geliştirilirken saldırganca davranışların azaltılmasının işlevsel olabileceği; kız ergenlerde ise ebeveyne bağlanma ya da saldırganlığı azaltmanın etkili olabileceği öne sürülebilir. Tüm ergen ve gençler için empatiyi yükselterek olumlu davranışları artırma ve/veya saldırgan davranışları azaltma da benlik saygısını artırabilir. Bununla birlikte kız ergenlerin, ebeveynle güvenli ve yakın ilişkilerin yanı sıra sosyal yeterliklerini artırma ve bu yolla da kendi değerlerini yükseltebilmeleri için yakın akran ilişkileri geliştirmelerini sağlama göz ardı edilmemelidir. Kaynaklar Ainsworth, M. D. S. (1979). Infant-mother attachment. American Psychologist, 34, 932-937. Alkın, T. (1992). Benlik saygısı ve ana-baba tutumları. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 6 (2), 56-64. Arıcıoğulları, Z., Altındağ, A., Özbulut, Ö., Özen, Ş. ve Sır, A. (2002). Ortaöğretim öğrencilerinde sosyal fobi ve benlik saygısı arasındaki ilişki ve bunları etkileyen faktörler. Türkiye’de Psikiyatri, 4 (1), 41-48. Armsden, G. ve Greenberg, M. (1987). The inventory of parent and peer attachment:Individual differences and theirrelationship to psychological well-being in adolescence. Journal of Youth and Adolescence, 16, 427- 454. Arnett, J. J. (2000). Emerging adulthood: A theory of development from the late teens through the twenties. American Psychologist, 55, 469-480. Arnett, J. J. (2001). Conceptions of the transition to adulthood: Perspectives from adolescence through midlife. Journal of Adult Development, 8, 133-143. Bandalos, D. L. (2002). The effects of item parceling on Goodness-of-Fit and parameter estimate bias in Structural Equation Modeling. Structural Equation Modelling, 9 (1), 78-102. Baumeister, R., Bushman, B. ve Campbell, W. K. (2000). Self-esteem, narcissism, and aggression: Does violence result from low self-esteem or from threatened egotism? Current Directions in Psychological Science, 9, 26-29. Bergman, M. M. ve Scott, J. (2001). Young adolescents’ well-being and health risk behaviors: Gtender and socioeconomic differences. Journal of Adolescence, 24, 183-197. Berndt, T. ve Hestenes, S. L. (1996). The developmental course of social support: Family and peers. L. Smolak, M. P. Levine ve R. Striegel-Moore, (Ed.), The developmental psychopathology of eating disorders: Implications for research, prevention, and treatment içinde (77-106). Mahwah, NJ: Erlbaum. Block, J. ve Robins, R. W. (1993). A longitudinal study of consistency and change in self-esteem from early adolescence to early adulthood. Child Development, 64, 909-923. Bowlby, J. (1989). Secure and insecure attachment. New York: Basic Books. Boxer, P., Tisak, M. S. ve Goldstein, E. (2004). Is it to be good? An exploration of aggressive and prosocial behavior subtypes in adolescence. Journal of Youth and Adolescence, 33 (2), 91-100. Brown, K. M., McMahon, R. P., Biro, F. M., Crawford, P., Schreiber, G. B., Similo, S. L., Waclawiw M. ve StriegelMoore, R. (1998). Changes in selfesteem in Black and White girls betweren the