Sosyal Yeterlilik, Sosyal Beceri ve Yaratıcı Drama
See discussions, stats, and author profiles for this publication at: https://www.researchgate.net/publication/305055055
Sosyal Yeterlilik, Sosyal Beceri ve Yaratıcı Drama
Article · June 2006
DOI: 10.21612/yader.2006.004
CITATIONS
68
READS
7,108
1 author:
Fatma Akfırat
Yeditepe University
8 PUBLICATIONS 124 CITATIONS
SEE PROFILE
All content following this page was uploaded by Fatma Akfırat on 21 September 2022.
The user has requested enhancement of the downloaded file.
Yaratıcı Drama Dergisi
2006, Cilt 1 Sayı 1
Sosyal Yeterlilik,
Sosyal Beceri ve Yaratıcı Drama
Fatma ÖNALAN AKFIRAT*
M illi E ğitim B akanlığı
Özet
Sosyal becerileri, bireyin toplum içerisinde diğerleriyle olumlu etkileşim kurmasını sağlayan davranışlar; sosyal yeterliliği ise bu davranışların sergilenmesi ve başkaları tarafından olumlu olarak değerlendirilmesi olarak tanımlayabiliriz. Sosyal beceri eğitimi, kökenleri sosyal öğretime teorisine dayanan
bir yaklaşımdır. Sosyal beceri eğitimi, sosyal becerilerin kazandırılmasını
amaçlayan, çoğunlukla davranışçı tekniklere dayanan, performansa dayalı,
bireysel veya grupla uygulanan bir eğitim yöntemidir. Sosyal beceri eğitimi
programları hazırlanırken sosyal öğrenme, davranışçı yaklaşım, bilişsel yaklaşım gibi yaklaşımların yöntem ve tekniklerinden yararlanılmaktadır. Sosyal
beceri eğitiminde kullanılan bazı yöntem ve teknikler, model alma, liderlik,
davranışsal prova-rol oynama, geribildirim verme, uygulama-genelleme,
sosyal algı, duygular ve ev ödevi olarak ele alınmaktadır. Yaratıcı dram anın,
sosyal beceri eğitiminde kullanılan teknikleri kapsadığı ve sosyal beceri eğitiminde etkili bir yöntem olabileceği düşünülmektedir.
Anahtar sözcükler: Sosyal yeterlilik, sosyal beceri, sosyal beceri eğitimi,
yaratıcı drama, sosyal beceri eğitimi yöntem ve teknikleri.
Abstract
We can define social skills as the behaviors that enable the individııal to interact positively witfı the others. Social competency, on the other hand, means
performing those behaviors that are evaluatedpositively by the others. Social
skills training is an approach which has it s origins İn the social learning theory. U s a performance based training method aimed at helping individuals
gain social skills; mostly based on behavioral techniques and utilized in
grotıps or on individual basis. In the development o f social skills programs,
the methods and techniques o f such approaches as social learning theoıy,
behavioral approach and cognitive approach are utilized. Some methods and
techniques used in social skills training are modeling, leadership, behavioral
rehearsal-role playing, feedback, practice-generalization, social perception,
emotions and homework. It is considered that Creative drama comprises the
techniqııes used in social skills training.
Keywoı*ds: Social competency, social skills, social skills training, Creative
drama, methods and techniques o f social skills training
(* ) Dr. MEB, Psikolojik Danışman, E-posta: fatmaakfirat@gmail.com
40 Fatma ÖN ALAN AKFIRAT
Çocuklar sosyalleşme süreci içerisinde kültürü
öğrenir ve toplumun bir üyesi haline gelirler. Bu
süreç doğumla başlar, ailenin çevre ve toplum
konusunda verdiği bilgilerle sürer. Sosyalleşme
süreci içerisinde birey kendini ve başkalarını gözleyerek, değişik yer, zaman ve durumlarda nasıl
davranması gerektiğini ve günümüzde yaşam
becerileri dediğimiz becerileri öğrenir. Bir diğer
deyişle toplum içerisinde yaşamım sürdürebilmesi için bireyin bazı becerileri gösterebilmesi yani
sosyal yeterliliğinin olması gerekir (Hops, 1983;
Sukerman, 2000). Sosyal yeterlilik kavramı
genellikle sosyal beceri kavramı ile eş anlamlı
olarak kullanılsa da sosyal beceriyi de kapsayan
çok daha geniş bir kavramdır. Sosyal yeterlilik,
bireyin belli bir durumdaki performansının genel
niteliği konusunda sosyal yargıyı belirtirken,
sosyal beceri belirli bir sosyal durumda yapılan
davranıştır. Sosyal yeterliliği olan bireyin sosyal
becerilere de sahip olduğu kabul edilir, fakat
bazen bireylerin sahip oldukları bu becerileri
nerede ve nasıl kullanacaklarım yeterince öğrenememiş olmaları sosyal beceri yetersizliklerini
doğurmaktadır (Hops, 1983).
Çocukların ve ergenlerin sosyal yeterliliklerini
belirlemeye ve sosyal beceri eksikliklerini gidermeye yönelik yapılan araştırmalar son yıllarda hız
kazanmıştır. Sosyal beceri eğitimi, kökenleri
sosyal öğrenme teorisine dayanan bir yaklaşımı
içerir. Sosyal beceri eğitimi, sosyal becerileri
veya sosyal yeterliliği yapılandırılmış ve sistematik bir tarz içerisinde öğretmeyi temel alır. Farklı
sosyal durumlarda insanların uygun davranım
yollarını kullanmasını ve geçerli alternatif tepkiler göstermesini amaçlar (Clark ve Fullwood,
1994).
Sosyal Yeterlilik
Sosyal yeterlilik kavramını sosyal beceriden
ayırt etmek her zaman kolay olmamaktadır.
Sosyal yeterlilik ve sosyal beceri kavramlarının
sıklıkla birbirlerinin yerine kullanılmasına rağmen bu iki kavramın çok boyutlu, birbiriyle ilişkili ve aynı zamanda bağımsız yapılar olduğu
belirtilmektedir (Bacanlı, 1999; Elliott ve
Gresham, 1993; Merrel ve Gimpel, 1998).
McFall’a (1982) göre sosyal beceriler, bireylerin toplum tarafından verilen görevleri/rolleri
tamamladığını göstermesi için sergilemesi
gereken belirli davranışlardır. Sosyal yeterlilik
ise, kişinin görevlerini/rollerini yeterli bir şekilde
yaptığını gösteren sonuç ve yargılamaya dayanan
değerlendirmelerdir. Bu yargılar genel olarak
başkalarının fikirlerine (arkadaş, aile, öğretmen)
veya norm grubuna ya da başka bir ölçütle karşılaştırma yapılmasına dayanır.
McFall (1982), sosyal yeterliliğin özelliklerini
şöyle ele almaktadır:
• Yeterlilik, bireyin performansının başkaları
tarafından değerlendirilmesidir. “İyi”, “uygun”, “etkili” gibi terimler yeterliliğin yerine kullanılabilir.
• Yeterlilik başkaları tarafından yapılan bir
değerlendirme olduğundan dolayı ön yargılara ve hatalara açıktır. Aynı kriterlere
göre farklı kişiler farklı değerlendirmelerde
bulunabilirler.
■ Değerlendirme her zaman belli bir ölçüte
göre yapılacağından Ölçüte karar verilmesi
gerekir.
• Yeterlilik her zaman duruma veya ölçüte
göre değerlendirilir. Bundan dolayı durumlardaki ya da görevlerdeki çeşitlilik bireyin
performansının yeterli olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini etkiler.
• Bireyin Özellikleri, yaş, cinsiyet, deneyim
gibi faktörler değerlendirmeyi etkileyebilir.
■ Yeterlilikte tutarlılıktan söz edilebilir. Yeterli olarak değerlendirilen bir görev benzer koşullarda, farklı zamanlarda yine
yeterli olarak yapılabilir.
Genel bir yeterlilikten değil belli bir görevdeki
yeterlilikten söz eden McFall’ın tersine Gresham
ve Reschly (1988) sosyal yeterliliği sosyal
beceriyi de içeren daha geniş bir yapı olarak ele
almaktadır. Gresham ve Reschly (1988), sosyal
yeterliliğin iki boyutu olduğunu belirtmektedir:
Uyumsa! Davranış (bağımsız işlev, fiziksel
YAZ 2006, CİLT 1, SAYI 1
SOSYAL YETERLİLİK, SOSYAL BECERİ ve YARATICI DRAMA 41
gelişim, akademik beceriler, Öz- denetim, kişisel
sorumluluk, ekonomik-mesleki etkinlik) ve
sosyal beceriler (Akademik performans, katılımcı davranışlar, sosyal girişim davranışları, atılgan
davranışlar, akranlara yönelik pekiştirici
davranışlar, iletişim becerileri, sorun çözme
becerileri, sosyal özyeterlilik). Uyumsal davranış
ve sosyal beceriler arasında en az orta düzeyde bir
ilişki bulunmaktadır. Sosyal beceri düzeyi yüksek
olan bireyin, günlük yaşam gerekliliklerini yerine
getirebildiği, kendisi ve başkaları için katılım ve
sorumluluk gerektiren durumlarda başa çıkma
davranışları gösterebildiği varsayılmaktadır.
Sosyal beceri düzeyi düşük olan birey ise yaşam
gerekliliklerini yerine getiremez, başkaları veya
kendisi için sorumluluk geliştiremez.
Gresham (1986) sosyal yeterliliğe üçüncü bir
alt boyut olarak “akran kabulünü” eklemiştir.
Akran kabulü hem sosyal yeterliliğin bir parçası
hem de yeterli sosyal davranışların bir sonucudur.
Yani akran kabulü sosyal yeterlilik altında uyumsal davranış ve sosyal becerilerden ayrı bir boyut,
aynı zamanda bu iki parçanın yeterli düzeyde
olmasının sonucu olarak görülmektedir.
Merrell (1999) ise uyumsal davranışı daha
kapsamlı olarak ele almakta, uyumsal davranışın
sosyal yeterlilik ve sosyal becerileri kapsadığını;
sosyal becerilerin de akran ilişkileri ile ilişkili
olduğunu vurgulamaktadır. Akran ilişkilerinin
uyumsal davranışın öğesi değil, bireyin sosyal
becerilerinin bir ürünü olduğunu belirtmektedir.
Diğer bir sosyal yeterlilik tanımı ise öğrencilerin yeterlilik düzeyleri göz önüne alınarak
yapılmıştır. Knapczyk ve Rodes (1996) sosyal
yeterliliği, öğrencilerin ortalama bir sosyal
yeterlilik düzeyine erişebilmeleri için geniş bîr
davranış örüntüsüne sahip olmaları şeklinde
değerlendirmişlerdir. Sosyal yeterlilik öğrencilere, sosyal etkileşimlerinde başarılı olmalarını
sağlayan davranışların, yargıların ve algıların
sınırsız donanımını sağlar. Knapczyk ve Rodes
(1996) selamlama, sınıf arkadaşlarıyla konuşma,
davranışlara olumlu ve olumsuz tepkiler verme,
çevresindeki insanların övgü ve eleştirilerini
kabul etme, kızdırmaya, takılmaya ya da küçültücü eleştirilere cevap verme, okul arkadaşlarının saldırgan davranışlarıyla başa çıkma
davranışlarını gösteren öğrencileri sosyal yeterliliğe sahip olarak nitelemişlerdir.
Sosyal yeterlilik, jest ve mimik kullanma,
vücut dilini yorumlama, o an gelişen durumlar
hakkında sınıf içinde konuşma ve tartışmaya
katılma gibi hem sözel hem de sözel olmayan
davranışları içerir. Bu davranışları doğru olarak
kullanma becerisi, öğrencilerin sosyal yeterliliklerini belirler. Sosyal yeterlilik, sosyal beceriler
kavramından daha geniş ve kapsamlı bir terimdir.
Çünkü sosyal yeterlilik sadece farklı hareket ve
becerilere karşılık gelmez. Aksine, öğrencilerin
etkileşimlerinde gösterdikleri davranışların tüm
özellik ve uygunluğunu kapsar. Sosyal yeterlilik
göstermede öğrencilerin yeterli olmak zorunda
oldukları bireysel beceri ve faaliyetler; konuşmayı başlatma, başkalarına destek olma, uyum
gösterme, etkileşimi devam ettirme ve istemediği
bir şeyi yapmama gibi davranışlardır. Bu beceriler öğrencilerin sosyal olarak kabul edilebilir
olmalarına ve kişisel olarak doyurucu etkileşimde
bulunmalarına izin verir (Knapczyk ve Rodes,
1996; Korinek ve Popp, 1997).
Coleman (1992) ise, sosyal yeterliliğin, sosyal
beceriler, duygusal faktör ve kendini kontrol
etme alt boyutlarından oluştuğunu belirtmektedir.
Sosyal becerilerin diğer insanlarla etkili bir
iletişim kurmak için kullanıldığı, bu becerilerin
konuşmayı başlatma gibi sözel, bağımsız çalışma
gibi sözel olmayan veya bilişsel becerileri
içerdiği belirtilmektedir. Sosyal beceriler, kişinin
kişisel haklarını savunabilmesini, kendisine ters
gelen istekleri geri çevirebilmesini, gerektiğinde
başkalarından yardım isteyebilmesini kolaylaştı rab ilmektedir (Sorias, 1986).
Schneider (1993) ise davranışsal boyutu ve
akran kabulünü içeren bir sosyal yeterlilik
tanımı yapmıştır. Sosyal yeterlilik bireyin, insanlararası ilişkilerini başkalarına zarar vermeden
yürütmesi ve gelişimsel olarak uygun olan sosyal
davranışlar ortaya koyma yeteneği olarak tanımlamaktadır. Yeterlilik, davranışın nasıl olacağını
gösteren zihinsel haritalardan çok, davranışı
YARATICI DRAMA DERGİSİ
1
42 Fatma ÖNALAN AKFfRAT
gerçekten yapabilmeyi gerektirir. Örneğin, bir
çocuk nasıl arkadaşlık kurulacağını biliyor ama
yapamıyorsa sosyal olarak yeterli kabul edilemez.
Sosyal yeterlilik aynı zamanda akranların ya da
birey için önemli olan kişilerin kabulü tarafından
da şekillenir. Bu nedenle, yakın ilişki ya da sosyal
destek gereksinimini karşılayan birey sosyal
olarak yeterlidir. Bireyin ilişki kurmada ve bu
ilişkileri sürdürmede de yeterli olması gerekir.
Sosyal yeterliliği oluşturan ise özel ve ayrı olan
sosyal becerilerdir. Sosyal beceriler, bireyin
davranışını zihinsel haritasıyla koordine edebilmesini sağlayan Öz denetim becerilerini, belli
davranışları ne zaman yapabileceğini belirlemesini ve onlar arasından seçim yapmasını sağlayan
sosyal-algısal ve sosyal-bilişsel becerileri ve bir
sosyal durumda ne yapacağının bilgisini kapsamalıdır.
Görüldüğü gibi sosyal yeterlilik ve sosyal
beceri kavramlarını ayırmak oldukça zordur ve bu
kavramlar iç içe geçmiş durumdadır. Bacanlı’ya
(1999) göre, sosyal yeterliliğin, sosyal becerinin
değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda kişinin gelecek davranışları hakkında ipuçları
veren ve davranışlarda tutarlılığı varsayan bir
kavram olarak ele alınması uyguıı görülmektedir.
Sosyal Beceriler
İçinde bulunulan sosyal ortama uygun davranma yeteneği olarak tanımlanan sosyal beceriler,
doyum verici (kişiler arası ilişkilerin kurulmasında ve sosyal amaçların gerçekleştirilmesinde çok
önemli bir rol oynar (Sorias, 1986). Bacanlı
(1999) sosyal becerinin ne olduğu, nelerden
(hangi ve nasıl davranışlardan veya becerilerden)
oluştuğu, özelliklerinin veya şartlarının neler
olduğu hususunda bir uzlaşma sağlanabilmiş
olmadığım belirtmektedir. Sosyal yeterlilik gibi
sosyal becerilerin de uzmanlar tarafından farklı
tanımlarının yapıldığı ve karmaşık bir kavram
olduğu görülmektedir.
Gresham ve Reschly (1988), literatürde yer
alan sosyal beceri tanımlarını üç başlıkta
sınıflandırmışlardır. Bunlar akran kabulü
tanımı, davranışsal tanım ve sosyal geçerlilik
tanımıdır. Akran kabulü tanımı, araştırmacıların
akranlar tarafından kabul edilmeyi ya da popülerliği sosyal becerinin göstergesi olarak aldıkları
tanımdır. Akranları tarafından kabul gören veya
popüler olan çocuk veya ergenlerin sosyal becerilere sahip oldukları varsayılmaktadır. Ancak bu
tanım hangi davranışların akran kabulünü veya
popülerliği sağladığını belirleyememektedir.
Davranışsal tanım, sosyal becerinin kişinin sosyal
davranışının pekiştirilme olasılığını artıran ya da
cezalandırılma olasılığını azaltan duruma özel
davranışlar olarak kabul edildiği tanımdır. Bu
tanımla belli sosyal davranışların öncesi ve
sonuçları değerlendirme ve iyileştirme amacıyla
belirlenmiş ve işlevsel hale getirilmiş olmaktadır.
Sosyal geçerlik tanımı ise, sosyal beceriyi,
çocuğun belli durumlarda, önemli sosyal durumları tahmin etmesine yardımcı olan davranışlar
olarak ele alır. Bu önemli sonuçlar ise; akran kabulü ya da popülerlik, önemli kişilerin çocuğun
sosyal becerileri hakkındaki yargıları, akran kabulü ve önemli kişilerin yargılarıyla ilişkili olan
diğer sosyal becerilerdir.
McFall (1982), literatürde sosyal beceri
kavramına yönelik iki temel model (özellik modeli ve moleküler model) olduğunu belirtmektedir. Özellik modeline göre sosyal beceri, temel bir
kişilik özelliği anlamına gelen varsayımsal bir
yapıdır. Bu model, sosyal becerilerin doğrudan
gözlenemeyeceğini, ayrıca bireyin davranışının,
onun sosyal beceri düzeyinin yalnızca bir yansıması olduğunu belirtmektedir. Bireyin sosyal
beceri düzeyi, herhangi bir sosyal durumda
sergilediği performansla doğru orantılıdır. Bu
yaklaşımın temel varsayımı, bireyin sosyal beceri
düzeyinin statik olduğu ve farklı durumlardaki
becerilerin birbiriyle oransal olarak tutarlı olacağıdır. Moleküler yaklaşım ise sosyal beceriyi,
gözlenebilir özel davranış birimleri olarak ele
almaktadır. Bu davranış birimleri, bireyin kişiler
arası durumlardaki performansının temelini oluşturmaktadır. Özellik yaklaşımının tersine,
moleküler yaklaşım sosyal becerinin dinamik
olduğunu ve becerilerin zamana ve duruma göre
değişeceğini varsaymaktadır.
McFall (1982) özellik ve moleküler modelleri
eleştirirken, bilişsel ağırlıklı üç sistem yaklaşımı
YAZ 2006, CİLT 1, SAYI 1
SOSYAL YETERLİLİK, SOSYAL BECERİ ve YARATICI DRAMA 43
adını verdiği kendi modelini ortaya koymaktadır.
Üç sistem yaklaşımı, bireyin sosyal performansının fizyolojik, bilişsel ve motor davranışlar
temelinde değerlendirilebileceği varsayımına
dayanmaktadır. Fizyolojik beceriler, tüm algısal
işlemleri, otonom düzenleri ve denetimi kapsar.
Fizyolojik etkinliklerini düzenleyebilme, bireyin
sosyal beceriye sahip olarak değerlendirilip
değerlendirilemeyeceğini belirlemede etkili olabilir. Bilişsel beceriler, bir görevi yerine getirme
sürecinde, gelen uyarıcı bilgilerin davranışsal
programlara dönüştürülmesini içerir. Motor
beceriler ise kişilerarası etkileşimde önemli rol
oynayan, sözel ve sözel olmayan davranışları
içerir.
Riggio (1986) da duygusal alanların da bilişsel
boyutunu öne çıkararak, bilişsel boyuta önem
vermiştir. Bilginin alınmasının ve gönderilmesinin temel sosyal becerileri yansıttığını,
sosyal becerilerin öğrenilmiş iletişim becerileri
olduğunu, bu becerilerde gelişmenin bireyin
sosyal ilişkilerinde etkili ve sağlıklı olmasını
sağladığını vurgulamaktadır. Riggio (1986)
sosyal beceriyi çok boyutlu bir kavram olarak ele
almaktadır. Bu boyutlar; duygusal ifade, duygusal
duyarlılık, duygusal denetim, sosyal ifade, sosyal
duyarlılık, sosyal denetim ve sosyal manipülasyondur.
1. Duygusal İfade
Duygusal ifade; sözel olmayan mesajları, duygusal durumları algılayarak duyguları uygun bir
şekilde ifade etme becerisidir.
2. Duygusal Duyarlılık
Duygusal duyarlılık, başkalarından gelen
sözel olmayan mesajları alabilme ve çözümleyebilirle becerisidir. Duygusal duyarlılık becerisine
sahip olan bireyler başkalarının durumlarını
gözlemeye ilgili ve dikkatlidirler.
3. Duygusal Denetim
Duygusal denetim, duygusal göstergeleri ve
sözel olmayan mesajları denetleyebilme ve düzenleyebilme becerisidir. Duygusal denetim becerisi olan bireyler duygularını denetleyebilir ve
gerektiğinde gizler, gerektiğinde iletebilirler.
4. Sosyal İfade
Sosyal ifade, başkalarıyla iletişimde sözel
ifade ve sosyal etkileşimde bulunabilme becerisidir. Bu beceriye sahip olan bireyler dışa dönük,
duygularını dışa vuran ve dost canlısı olanlardır.
5. Sosyal Duyarlılık
Sosyal duyarlılık, uygun sosyal davranış
normları bilgilerine sahip olmayı ve sözel
mesajları anlamayı içerir. Sosyal davranış
becerisi yüksek olan bireyler uygun sosyal
davranışa odaklandığından sosyal kaygıları yüksek olabilir. Kendi ve başkalarının davranışlarına
karşı dikkatli ve özenli olurlar.
6. Sosyal Denetim
Sosyal kontrol, kendini sosyal olarak ortaya
koyma ve ifade etme becerisidir. Sosyal kontrol
becerisi yüksek olan bireyler, sosyal olarak
uyumlu, kendine güvenli, sosyal rolleri oynamada beceriklidirler.
7. Sosyal Manipülasyon
Sosyal manipülasyon, beceri ve tutum olarak
ele alınabilir. Sosyal manipülasyon becerisi olan
bireyler sosyal ilişkilerinde zaman zaman
başkalarını manipüle etmek gerektiğine inanırlar.
Riggio’ya (1986) göre daha çok sosyal
beceriye sahip olmak avantaj ve istenen bir
durum olarak görülebilir, ancak sosyal becerinin
sadece bir boyutu ile sosyal etkililik arasında ilişki doğrusal olmayabilir. Örneğin sosyal ifade
becerisi yüksek olan ama sosyal kontrolü
olmayan bir birey, önceleri olumlu tepkiler
alırken bir süre sonra boş ve fazla konuşan biri
olarak algılanabilir. Bu nedenle bu boyutların birbiriyle bütünleşmesi ve dengeli bir şekilde kullanılması önemlidir.
Shepherd (1983) ise sosyal becerileri dört
boyutta ele almıştır:
YARATICI DRAMA DERGİSİ
44 Fatma ÖNALAN AKFIRAT
1. Bireyin kendisine ilişkin davranışlar:
Sonuçlan kabul etme, ahlaki davranış,
duyguları ifade etme, kendine karşı olumlu tutum, özbakım, sağduyulu davranma.
2. Çevreye ilişkin davranışlar: Çevresi ile
ilgilenme, tehlikeyle başa çıkma, çevresinde hareket etme.
3. Kişilerarası davranışlar: Otoriteyi kabul
etme, dikkat toplama, başkalarına yardım
etme, çatışmaları çözebilme, başkalarını
selamlama, diğerlerine karşı pozitif tutum,
mülkiyet fikri.
4. Görevle ilişkili davranışlar: Soru sorma,
sorulara cevap verme, sınıf tartışmalarına
katılma, bağımsız çalışma, grup etkinliklerine katılma, sorumluluklarını yerine
getirme, kurallara uyma (Akt: Merrell ve
Gimpell, 1998).
Calderella ve Merrell (1997), sosyal becerilerin boyutlarını ayrıntılı bir şekilde sımflandırabilmek için araştırma yapmışlardır. Öncelikle
kapsamlı alanyazm çalışması sonucunda çocuk ve
ergenlerle yürütülmüş 21 araştırma belirlemişlerdir. Bu çalışmaların gözden geçirilmesi ve
yapılan meta analizi sonucu çocuk ve ergen
sosyal becerilerinde beş boyut saptamışlardır. Bu
boyutlar ve kapsadıkları belirli beceriler şunlardır:
1. Akran İlişkili Beceriler: Arkadaşlarını
takdir etme, arkadaşlarını oyuna davet
etme, arkadaşlarıyla konuşma, tartışmalara
katılma, arkadaşlarının haklarını savunma,
liderlik yapma, arkadaşlık kurabilme,
mizah anlayışına sahip olma.
2. Kendini Denetleyebilme Becerilen:
Öfkesini kontrol etme, sorunlar karşısında
soğukkanlı olma, kurallara uyma, uygun
durumlarda uzlaşma, başkalarının eleştirilerini kabul etme, iyi eleştiriler alma.
3. Akademik Beceriler: Bağımsız olarak
çalışabilme, bağımsız olarak görevlerini
başarma, öğretmenin yönergelerini dinleme ve gerçekleştirme, boş zamanlarını
uygun bir şekilde kullanma, gerektiğinde
yardım isteme.
4. Uyma Becerileri: Yönergelere uyma,
kuralları izleme, eşyalarını paylaşma, ödevlerini yapma, sorumluluklarını yerine
getirme.
5. Atılganlık Becerileri: Başkalarıyla
konuşmak için girişimde bulunma,
arkadaşlarını oyuna davet etme, kendisi
için güzel şeyler söyleme ve yapma,
bilmediği kuralları sorma, kendini tanıtma,
duygularını ifade etme, grup çalışmalarına
katılma.
Michelson, Sugai, Wood ve Kazdin (1983),
sosyal beceri konusunda yapılan on altı farklı
tanımı incelemişler ve bu tanımların yedi ortak
noktasını bulmuşlardır. Bu noktalar, sosyal beceriler öğrenme yoluyla kazanılmakta, sözel ve
sözel olmayan davranışları içermekte, etkileşimi
başlatma ve uygun tepkide bulunmayı sağlamaktadır. Bunun yanısıra bu becerilerin sosyal
ödüllerle etkililiği artmakta, çevre ve birey etkileşimi sonucu oluşmakta, bireyin demografik
özellikleri ile çevre etkileşimi sonucu ortaya çıkmakta, becerilerdeki eksiklikler değerlendirmelerle belirlenebilmekte ve eğitimle geliştirilebilmektedir (Akt.: Elliot ve Gresham, 1993).
Merrell (1999) sosyal beceriyi tanımlarken
davranışsal boyuta vurgu yapmakta ve sosyal
beceriyi, bireyin sosyal olarak istendik sonuçlara
ulaşmasını sağlayan özel davranışlar olarak
tanımlamaktadır.
Westwood (1993) sosyal becerileri, bireylerin
başkaları ile olumlu etkileşimi başlatma ve
sürdürme için gerekli olan davranışlar olarak
tanımlamakta; bu davranışların sosyal yeterlilik
için önemli olan sözel ve sözel olmayan becerileri
içerdiğini vurgulamaktadır. Bu davranışlar arasında: Başkalarıyla göz ilişkisi kurabilme, uygun
yüz ifadesi kullanabilme, başkalarına karşı hissettiği yakınlığa göre uygun mesafede durabilme,
uygun fiziksel dokunmayı kullanabilme, sesini
uygun şekilde kullanabilme, selamlayabilme,
YAZ 2006, CİLT 1, SAYI 1
SOSYAL YETERLİLİK, SOSYAL BECERİ ve YARATICI DRAMA 45
yaşına uygun konuşabilme, soru sorabilme, sorulara uygun yanıtlar verebilme, başkalarıyla çalışabilme, oyuna katılabilme, yardım etme, özür
dileme, sıraya girebilme, teşekkür edebilme,
yardım isteyebilme, öfkesini kontrol edebilme,
eleştirileri kabul edebilme, kıyafetine dikkat etme
ve temiz olma yer almaktadır.
McGuire ve Priestly (1981) ise farklı bir
sosyal beceri tanımı yapmışlar; becerileri yaşam
becerileri ve sosyal beceriler olarak iki gruba
ayırmışlardır. Yaşam becerileri, iş bulma, paranın
kontrolü ve toplum içerisinde yaşayabilmek için
gerekli olan karmaşık davranışlar olarak tanımlanmıştır. Sosyal beceri ise kişilerarasmda etkili
yüz yüze iletişime olanak sağlayan davranış biçimi olarak tanımlanmıştır. İki kavram arasında
kesin bir ayrım yapmamışlar, ancak her iki
becerinin de toplum içerisinde etkin olarak
yaşayabilmemiz için gerekli olan önemli beceriler olduğunu belirtmişlerdir. McGuire ve Priestly
(1981), bu becerileri: Kendi güdülerini anlama,
kendi hedeflerini oluşturma, kendini değerlendirme gibi özfarkındalık becerileri; kendini
anlaşılır bir konuşma ile ifade etme, dinleme,
telefon kullanma, başkalarını anlama gibi etkileşim becerileri; karar verme, planlar yapabilme,
alternatifler oluşturabilme gibi sorun çözme
becerileri şeklinde üç gruba ayırmıştır.
Akkök (1999) ise sosyal becerileri altı grupta
toplam akta, bu becerilerin sosyal yeterliliği
sağladığını, bu becerileri kazanmanın akademik
gelişimle iç içe olduğunu vurgulamaktadır.
1. İlişkiyi Başlatma ve Sürdürme Becerileri
Dinleme
Konuşmayı başlatma
Konuşmayı sürdürme
Soru sorma
Teşekkür etme
Kendini tanıtma
Başkalarını tanıtma
İltifat etme
Yardım isteme
Bir gruba katılma
Yönerge verme
Yönergelere uyma
* Özür dileme
İkna etme
2. Grupla Bir İşi Yürütme Becerileri
* Grupta iş bölümüne uyma
Grupta sorumluluğunu yerine getirme
Başkalarının görüşlerini anlamaya çalışma
3. Duygulara Yönelik Beceriler
* Kendi duygularını anlama
Duygularını ifade etme
Başkalarının duygularını anlama
* Karşı tarafın kızgınlığı ile başa çıkma
Sevgiyi, iyi duyguları ifade etme
Korku ile başa çıkma
■ Kendini ödüllendirme
4. Saldırgan Davranışlar ile Başa Çıkmaya Yönelik Beceriler
İzin isteme
Paylaşma
Başkalarına yardım etme
■ Uzlaşma
Kızgınlığı kontrol etme
Hakkını koruma, savunma
Alay etmeyle başa çıkma
* Kavgadan uzak durma
5. Stres Durumlarıyla Başa Çıkma
Becerileri
Başarısız olunan bir durumla başa çıkma
Grup baskısıyla başa çıkma
YARATICI DRAMA DERGİSİ
46 Fatma ÖNALAN AKFİRAT
Utanılan bir durumla başa çıkma
Yalnız bırakılma ile başa çıkma
6. Plan Yapma ve Problem Çözme
Becerileri
• Ne yapacağına karar verme
Problemin nedenlerini araştırma
Amaç oluşturma
Bilgi toplama
Karar verme
Bir işe yoğunlaşma
Rinn ve Markle (1979) ise sosyal becerileri
dört kategoride incelemişlerdir. Bu kategoriler:
Duygu ve düşünceleri ifade etme, kendisi hakkında olumlu düşünceleri ifade etme gibi kendini
anlatma becerileri; arkadaşlarına olumlu düşüncelerini ifade etme, başkalarının düşüncelerine katılma, başkalarını Övme gibi çevresini
genişletme becerileri; ricada bulunma, mantıksız
istekleri reddetme gibi atılganlık becerileri;
konuşma ve kişilerarası sorun çözme gibi iletişim
becerilerinden oluşmaktadır (A kt: Cartledge ve
Milbum, 1983).
Alanyazında sosyal yeterlilik ve sosyal becerilere ilişkin farklı görüş ve tanımların olduğu
görülmektedir.
Sosyal Beceri Yetersizlikleri
Sosyal beceri yetersizlikleri genel olarak dört
gruba ayrılmaktadır (Elliot ve Gresham, 1987;
Gresham, 1986; Gresham ve Reschly, 1988). Bu
yetersizlikler:
1. Sosyal Beceri Yetersizlikleri
Sosyal beceri yetersizliği, çocuğun başkalarıyla uygun etkileşimde bulunabilmek için gereken
sosyal becerileri kazanamamasından ya da
beceriyi uygulamada gereken bir adımı öğrenmede başarısız olmasından kaynaklanır. Örneğin
işbirliği yapmayı, sohbeti başlatmayı bilmemesi
gibi. Sosyal beceri yetersizliğini belirlemek için
çocuğun davranış hakkında bilgisinin olup
olmadığı ve o davranışı daha önce kullanıp kullanmadığı araştırılmalıdır. Sosyal beceri eksikliklerini gidermek için öğretme, model olma ve
davranış provası gibi yöntemler kullanılmaktadır.
2. Sosyal Performans Yetersizlikleri
Sosyal performans yetersizliği, bireyin
beceriyi nasıl yapacağım bilmesi ancak bunu
uygun zamanda uygulayamamasıdır. Bireyin
beceriyi uygulaması için fırsatı veya yeterli motivasyonu olmayabilir. Performansın yetersizliğini
belirlemek için bireyin beceriyi yapıp yapmadığını gözlemlemek gerekir. Örneğin, çocuk
bir beceriyi evde yapıyor sınıf ortamında
yapamıyorsa ya da geçmişte yaptığı bir beceriyi
başka bir zamanda yapamıyorsa performansın
yetersizliğinden söz edilebilir. Sosyal performans
öğretiminde, akran inisiyatifi, duruma bağlı
sosyal pekiştirme gibi yöntemler kullanılmaktadır.
3. Öz denetim Sosyal Beceri Yetersizlikleri
Özdenetim sosyal beceri yetersizlikleri,
bireyin duygusal tepkilerindeki artış nedeniyle
beceriyi öğrenememesindeıı ortaya çıkmaktadır.
Birey kaygı, korku, fobi ve içgüdüsellik nedeniyle beceriyi öğrenemeyebilir. Sosyal kaygısı
yüksek olan birey akranlarıyla uygun etkileşimde
bulunmayı öğrenemeyebilir. Öğretme için duyarsızlaştırma, kendini pekiştirme ve kendini
gözleme gibi yöntemler kullanılmaktadır.
4. Öz denetim Sosyal Performans
Yetersizlikleri
Öz denetim sosyal performans yetersizlikleri
olan bireylerin davranış birikimlerinde (repertuarlarında) özel sosyal beceriler mevcuttur, ancak
davranışsal aşırılıklar ve sonucun kontrolündeki
sorunlardan dolayı beceriyi istendik düzeyde
yapamazlar. Dürtüsel olan birey, başkalarıyla
uygun etkileşimde bulunmayı bilir ancak dürtüsel
tepkide bulunma şekli uygun olmadığından bunu
çok sık denemeyecektir. Öğretmede uygun olmayan davranışın engellenmesi, uyarıcı kontrolü
eğitimi ve uygun sosyal davranışın pekiştirilmesi
gibi yöntemler kullanılmaktadır.
YAZ 2006, CİLT 1, SAYI 1
SOSYAL YETERLİLİK, SOSYAL BECERİ ve YARATICI DRAMA 47
Sosyal becerilerde yetersizlik yaşayan bireyler
kısa ve uzun dönemde olumsuz sonuçlarla
karşılaşabilirler. Bu olumsuz sonuçlar, özellikle
ergenlikte ve yetişkinlikte daha ağır sorunlara yol
açabilir. Sosyal beceri yetersizlikleri, yetişkinlikteki uyum sorunlarının önemli bir yordayıcısı
olarak da görülmektedir. Sosyal becerilerin gelişiminin, zihinsel yeterlik, okul başarısı ve sonraki
yetişkin uyumu ile ilişkili olduğu belirtilmektedir
(Elliot ve Gresham 1987; Merrell, 1999; Ogilvy,
1994; Verduyn ve Forrest, 1990). Yapılan diğer
çalışmalarda da sosyal beceri yetersizliğinin
saldırganlık, uygun olmayan davranışlar (Sunhi,
1999; Verduyn ve Forrest, 1990), madde bağımlılığı ergen suçluluğu, akademik ve mesleki
sorunlar (Hansen, Nangle ve Meyer, 1998) gibi
olumsuz sonuçlara neden olduğu belirtilmektedir.
Sosyal becerilerde yeterlilik ise sosyal destek
(Cohen, Sherrod ve Clark, 1986), sosyal uyum
(Dubovv ve Tisak, 1989), akran kabulü, akademik
başarı (Parke, Harsman ve Robert, 1998) gibi
olumlu sonuçlar ortaya koymaktadır.
Sosyal beceri yetersizlikleri, bireyin çeşitli
sosyal becerilere sahip olmamasından ya da sahip
olup da uygun ortam veya durumlarda kullanamamalarından ortaya çıkmaktadır. Birey beceriyi
uygun sosyal ortamda hiç kullanamıyorsa beceriyi kazanamamış olduğu düşünülebilir. Bandura
(1969) bunu öğrenme eksikliği olarak ele almaktadır (Akt.: Gresham ve Elliot, 1987).
Sosyal becerilerin gelişimini, yaş, cinsiyet,
sosyo-ekonomik düzey ve engelli olup olmama
gibi etkenler etkilemektedir. Yaşla birlikte çocuklar kendilerini ifade ederken sosyal olarak kabul
edilebilir yollan öğrenirler (Herbert, 1996).
Yapılan çalışmalar yaş ile sosyal beceriler arasında olumlu bir ilişki olduğunu göstermektedir
(Matson, Heinze, Helsel ve Kopperman, 1986;
Tüy, 1999). Sosyal beceriler ve cinsiyet konusunda yapılan çalışmalarda, kızların erkeklere oranla
daha fazla uygun sosyal davranışlar gösterdikleri
bulunmuştur (Matson, Heinze, Helsel ve
ICopperman, 1986; Riggio, 1986). Sosyoekonomik düzeyin de sosyal beceriler üzerinde
etkisi olduğu belirtilmektedir (Erdoğan, 2002).
Okul öncesi dönemden başlayarak, çocukların
hangi alanlarda sosyal beceri yetersizlikleri gösterdikleri saptanarak uygun eğitim programlarının geliştirilmesi ve uygulanması gerekmektedir.
Sosyal Beceri Eğitimi
Sosyal beceri eğitimi, sosyal becerilerin kazandırılmasını amaçlayan, çoğunlukla davranışçı
tekniklere dayanan, performansa dayalı, bireysel
veya grupla uygulanan bir eğitim yöntemidir
(Shepherd, 1983). Sosyal beceriler öğretilebilir
davranışlardır ve çoğu, sorunlu veya engelli
çocuklara, uygun bir eğitim süreci ile kazandırılabilir (Gresham, 1997). Yetersizliği belirlenmiş
becerilerin sistemli bir şekilde kazandırılmasını
amaçlayan sosyal beceri eğitiminde amaç, bireylerin etkileşim becerilerini geliştirmek, içinde
yaşadıkları çevreye uyum sağlamalarına yardımcı
olmak ve yaşam kalitelerini artırmaktır (McGuire
ve Priestley, 1981).
Sosyal beceri yetersizliklerini gidermeye
yönelik herhangi bir müdahale programının öncelikle belirlenen problemlere uygun olması ve belirlenmiş belli beceri yetersizliklerini öğretmeye
yönelik olması gerekmektedir (Gresham, 1997;
Merrell, 1999).
Çocuklara verilecek sosyal beceri öğretimi
çocuğun gelişim durumunu dikkate almak ve ilerleme için gerekli performansları belirleyerek,
programda bunlara yer vermek durumundadır
(Bacanlı, 1999). Sosyal beceri öğretiminde ilk
adım olarak, öncelikle farklı değerlendirme
teknikleri kullanarak bireyin ya da grubun sosyal
becerilerdeki yetersizliklerinin, hangi becerileri
kullandığının, çocuğun bireysel performansı
doğrultusunda nereden başlanacağının ve önceliklerin belirlenmesi gerekmektedir (Merrell ve
Gimpel, 1998; Westwood, 1993). Sosyal beceri
yetersizlikleri ve çocuğun gereksinimleri belirlendikten sonra uygun eğitim programı geliştirilmelidir (Ant i a, Krei meyer ve Eldredge,1993;
Westwood, 1993).
Sosyal beceri eğitimi bireysel veya grupla
yapılabilmektedir. Sınıf ortamında sınıf, bireysel
YARATICI DRAMA DERGİSİ
48 Fatma ÖNALAN AKFSRAT
veya grupla sosyal beceri eğitimi yapılabilmekte,
grubun oluşturulmasında ortak sosyal becerilerde
yetersizlikleri olan bireylerin yaşlan temel alınmaktadır. Sosyal beceri eğitimi programlan hazırlanırken sosyal öğrenme, davranışçı yaklaşım,
bilişsel yaklaşım gibi yaklaşımların yöntem ve
tekniklerinden yararlanılmakta ve hangi tekniklerin kullanılacağına sosyal beceri eğitimi verilecek bireylerin özelliklerine ve gelişimlerine
bağlı olarak karar verilmektedir (Merrell ve
Gimpel, 1998).
Sosyal beceri eğitiminde kullanılan bazı yöntemler, model alma, liderlik, davranışsal provarol oynama, geribildirim verme, uygulamagenelleme, sosyal algı, duygular ve ev ödevi
olarak ele alınmaktadır (Cartledge ve Milburn,
1983; Cartledge ve Milburn, 1986; Gresham,
1988; Herbert, 1996; Kerr ve Nelson, 1989).
Yaratıcı dramanm da bir yöntem olarak sosyal
beceri eğitiminde kullanılabileceği belirtilmektedir (Barnes, 1998; De La Cruz, Rey, Lian ve
Morreau, 1998; Freeman, Sullivan, ve Fulton,
2003; Gresham, 1988; İpek, 1998; Kiapprott,
2001).
Model Alma
Öğretilmesi hedeflenen sosyal beceri bir
başkası tarafından doğru olarak yapılmakta ve
bireyler doğru davranışı izleme olanağı bulmaktadırlar. Bandura (1977) sosyal becerilerin
gözlem yoluyla öğrenildiğini, bireyin beceriyi
öğrenebilmesi için önce uygun modeli gözlemesi,
gözlediği davranışı unutmaması, beceriyi kendisinin yapması ve tekrar yapmak için güdülenmesi gerektiğini belirtmektedir (Akt.Gresham,
1988). Model almada amaç, bireye becerinin nasıl
yapılacağını, nasıl taklit edileceğini ve sosyal
durumlarda nasıl uygun tepkiler verileceğini
göstermektir. Öncelikle bireye bir model gösterilir, bireyin davranışı prova etmesi sağlanır, bireye performansına ilişkin geri bildirim verilir ve
gerçek sosyal ortamlarda uygulaması sağlanır
(Cartledge ve Milburn, 1983; Herbert, 1996).
Liderlik
Çocuk ile lider öğretilecek beceri ile ilgili
çocuğun anlaması amacıyla bir tartışma gerçekleştirmekte ve çocuğun davranışı anlaması
sağlanmaktadır. Daha sonra lider çocuğu bu
davranışı yaparken gözlemekte ve çocuk bu
davranışı deneme olanağı bulmaktadır. Denemeye ilişkin olarak lider, değerlendirme ve önerilerde bulunmakta ve tekrar deneme yapılmaktadır. Birey davranışta yeterli duruma gelince
gerçek sosyal ortamlarda yapması sağlanmaktadır
(Cartledge ve Milburn, 1983; Herbert, 1996).
Davranışsal Prova- Rol Oynama
Bu eğitim, çocuğun hedeflenen davranışı
yapabilmesi için yönlendirilmesini içermektedir.
Çocuğa kendi yaşantısında olabilecek bir senaryo
verilir ve bu senaryoyu rol arkadaşı ile canlandırması sağlanır (Cartledge ve Milburn, 1983;
Herbert, 1996). Davranışsal provada amaç çocuğun hedeflenen beceriyi öğrenebilmesi için
beceriyi tekrarlaması yani defalarca prova etmesidir. Beceri prova edilirken rol oynama tekniği
kullanılmaktadır. Agran ve Wehmeyer (1999), rol
oynama tekniğinin grup içinde uygulandığında
hem rol oynayan öğrenci için hem de onu
gözleyen öğrenciler için yararlı bir teknik
olduğunu belirtmektedir. Rol oynama diğer tekniklere göre daha az yapılandırılmıştır, bu nedenle Öğretmenin rehberlik yapması, rol oynamayı
daha etkili hale getirmektedir. Bu bakımdan
öğretmenin yaratıcı drama alanında eğitim almış
olması önem kazanmaktadır.
Geri Bildirim Verme
Bu model, çocuğa yapmaya çalıştığı ve yapabildiği davranışla ilgili olumlu düşüncelerin
iletilmesidir (Cartledge ve Milburn, 1983;
Herbert, 1996). Rol oynarken çocuğa beceriyi
doğru olarak sergileyip sergilemediğine ilişkin
bilgi vermek olarak tanımlanan geri bildirim, çocuğun beceriyi öğrenmesini artırmaktadır (Kerr
ve Nelson, 1989). Ödüllendirme, sözel olarak
doğru yaptığını belirtme şeklinde yapılan geri
bildirimler doğru performansın hemen ardından
yapılıp açıklandığında becerinin öğrenilmesi
kolaylaşmaktadır (Gresham, 1988).
Genelleme- Uygulama
Bu eğitim, öğretilmesi hedeflenen beceri
çocuk tarafından öğrenildiğinde veya gelişme
YAZ 2006, CİLT 1, SAYI 1
SOSYAL YETERLİLİK, SOSYAL BECERİ ve YARATICI DRAMA 49
sağlandığında, becerinin gerçek yaşamda uygulanmasının sağlanmasıdır (Cartledge ve Milburn,
1983; Herbert, 1996). Çocuğun öğrendiği
beceriyi farklı zaman, ortam ve durumlarda kullanabilmesi beceriyi Öğrendiğini ve genelleyebildiğim gösterir (Gresham, 1988).
Sosyal Algı
Sosyal algı ile anlatılmak istenen, çocuğa
sözel olmayan iletişim mesajlarının (mimikler,
beden dili, ses tonu vb) ne anlama geldiğinin ve
nasıl yorumlanacağının öğretilmesidir (Cartledge
ve Milburn, 1983; Herbert, 1996).
Duygular
Çocuğa sosyal beceriler öğretilirken, insanların duygularını anlama ve duyguların insan
davranışını yorumlamada nasıl kullanılacağının
öğretilmesidir (Cartledge ve Milburn, 1983;
Herbert, 1996).
Ev Ödevi
Ev ödevleri yoluyla bireye, yeni kazandığı
davranışları gerçek yaşam koşullarında deneme
şansı verilir. Bu da eğitim sırasında kazanılan
davranışın bireyin yaşamına aktarımını sağlar.
Ödev verilen sosyal beceri eğitim programlarının
daha iyi gelişme sağladığı belirtilmektedir
(Dikmeer, 1997).
Yaratıcı Drama
Yaratıcı drama, alan yazında sosyal becerilerin
öğretiminde bir yöntem olarak önerilmektedir
(Akın, 1993; De La Cruz, 1995; Freeman,
Sullivan ve Fulton, 2003; Gresham ve Elliot,
1990; Hedahl, 1980; İpek, 1998; Kocayörük,
2000). Eisler ve Frederikson (1980) ve Baııdura
(1969), tüm sosyal etkileşimleri tarif etmek için
sosyal becerilerin tek bir tanımı olmamasına rağmen, sosyal becerilerin tanımlanabilmesi için
ortak özelliklerin gerekliliğine işaret etmişlerdir.
Bu özellikler geniş bir aralıkta etkili sosyal tepkilerin gelişimi, sosyal normların farkındalığı, verilen bir duruma verilebilecek en uygun tepkiyi
seçebilme yeteneği, doğru geri bildirimleri anlama yeteneği ve doğru geri bildirimleri davranışa
dönüştürerek kullanabilme yeteneğini içerir.
Sosyal becerilerin öğretilmesinde değişik modeller önerilmektedir. Eisler ve Frederikson (1980)
bu modellerin benzer eğitim süreçlerini kullanarak sosyal beceri öğretmeyi tasarladıklarını
belirtmektedir. Sosyal beceri eğitimi tasarlayan
programlarda ve modellerde kullanılan süreç
genelde; tepkinin öğrenimi-model alma, tepkinin
uygulanması-rol oynama, tepkinin şekillenmesigeribildirim ve bilişsel yeniden yapılanmadır
(Akt.: Freeman, Sullivan ve Fulton, 2003).
Yaratıcı drama yöntemi ile hazırlanan bir sosyal
beceri eğitimi programında, model alma, rol
oynama, geribildirim ve bilişsel yeniden yapılanma süreçlerinin yer alabileceği düşünülmektedir.
Yaratıcı dramada yaşanan deneyimler, öğretmen ve katılımcıların süreç içerisinde yaşadıkları
ve katılımcıların gözleyerek başkalarını model
alması ile tepki öğrenme gerçekleşir. Öğretmen,
öğrencileri ekip çalışması ve işbirliğine hazırlamak ve rehberlik etmek için yönergeler kullanır.
Ayrıca öğretmen, grup çalışmasında başkaları
konuşurken dinlemeyi, konuşma sırası gelene
kadar beklemeyi ve başkalarına yer verme gibi
kuralları çok müdahale etmeden ortaya koyar ve
hatırlatır, bu yönergelerle birlikte tepki öğrenimini de (durumlar karşısında uygun tepki verebilmeyi) sağlar.
Slade (1955), uygun tepki vermeyi öğrenmenin, öğrencilerin başkalarının uygun sosyal
davranışlarını gözleyerek ve rol oynayarak ifade
etmeleri, bunu canlandırmaları, planlamaları ve
uygulamaları şeklinde gerçekleştiğini vurgulamaktadır (Akt.: Freeman, Sullivan ve Fulton,
2003). Yaratıcı dramada rol oynayanlar ve onları
izleyenler dışında İzleyici yoktur. Oynayanlar ve
gözleyen katılımcılar durumları oynadıktan sonra
değerlendirir, uygun bir şekilde eleştirirler ve
daha başka neler olabileceğini konuşurlar (bilişsel
yeniden yapılanma).
Yaratıcı dramada katılımcılar değişik durumlarda nasıl tepki verildiğini (tepki uygulamasıdavranışsal prova) rol oynama ile gerçekleştirirler. Rol oynama ile katılımcılar değişik karakterler sergilerken, değişik durumlarla yüz yüze
gelme, çatışma yaşama, kızgınlık duyma ve problem çözümü gibi deneyimlerle duygusal kontrolü
YARATICI DRAMA DERGİSİ
50 Fatma ÖNALAN AKFİRAT
de öğrenirler. Ayrıca katılımcılar, durumları
dramatize ederek, hareketleri tartışarak ve değişik
roller oynayarak değişik bir bakış açısı oluştururlar. Yaratıcı drama sürecinde, katılımcılar rol
oynamaya katılım konusunda seçme şansına
sahip olurlar, rol oynarken seyirci yoktur, rol
oynama kendiliğinden gerçekleşir, rol oynama
grup tarafından onaylanır veya pekiştirilir. Rol
oynama sırasında grup aynı zamanda birbirini
destekler, birbirini değerlendirir (Freeman,
Suilivan ve Fulton, 2003).
Ward (1952), tepki şekillenmesinin arkadaşlar
ve öğretmenin doğru geribildirimleriyle gerçekleştiğini belirtir. Öğretmen veya lider, öğrencilerin, rol oynarken veya etkinliklere katılırken
gösterdikleri iyi çabaları farkeder ve onları över,
cesaretlendirir (Akt.: Freeman, Suilivan ve
Fulton, 2003).
Yaratıcı dramada öğretmen, öğrencileri başkalarıyla kıyaslayarak değerlendirmek yerine, öğrencilerin canlandırmalardaki dramatik hareketlerini, ekip çalışmasını ve zamanlamasını analiz
eden değerlendirmeler yapar. Değerlendirmenin
amacı canlandırmayı geliştirmektir. Pinciotti'ye
(1993) göre yaratıcı dramanın, çocukların diğerleriyle olan ilişkilerinde nasıl hareket edeceğini
ve nasıl düşüneceğini değiştirme potansiyeli
vardır (Akt. Freeman, Suilivan ve Fulton, 2003).
Yaratıcı dramada amaç çocuğun zihninde olanları
ortaya koyabilmesi, büyümesi, olgunlaşması ve
dünyayı başka bir gözle görebilmesidir. Çocuklar
dramada canlandırmalar yaptıkça ve yaşam
durumları konusunda planlar yapıp oynadıkça bir
şeyler öğrenirler. Duygusal dünyasını keşfederken yaşamda bulunan durumları ve farklı karakterleri de keşfeder. Böylece kendine ve başkalarına karşı tutumlarını, davranışlarını gözden
geçirme fırsatı bulurken bilişsel yeniden yapılanma da sağlanmış olur (Freeman, Suilivan ve
Fulton, 2003).
Sosyal beceri eğitiminde kullanılan teknikler,
model alma, liderlik, davranışsal prova-rol oynama, geri bildirim verme, uygulama-geneİleme,
sosyal algı, duygular ve ev ödevidir. Yaratıcı
drama, genel olarak bu teknikleri kapsamakta,
eğitimin bilişsel, duyuşsal ve davranışsal boyutlarını da içermektedir. Sosyal beceri eğitimini
amaçlayan yaratıcı drama eğitim programlarında,
öğretilen becerinin günlük yaşamda gözlenmesine, denenmesine dair ev ödevlerinin verilebileceği düşünülmektedir. Sosyal beceri eğitiminde
kullanılan teknikler ve Yaratıcı Drama Yöntemi
Yoluyla Sosyal Beceri Eğitimi aşamalarının
karşılaştırılması (Akfırat, 2004) Tablo l ’de verilmiştir.
Rol oynama ve doğaçlama gibi, oynayan ve
gözleyen için yararlı teknikleri içeren yaratıcı
drama, sosyal beceri eğitiminde kullanılan yöntem ve teknikleri kapsamakta, sosyal beceri eğitiminde bir yöntem olarak kullanılmakta ve sosyal
becerilerin geliştirilmesinde drama yönteminin
etkili olduğuna ilişkin çeşitli araştırmalar
(Akfırat, 2004; Akın, 1993; Bames, 1998; De La
Cruz, 1995; Freeman, Suilivan ve Fulton, 2003;
Gresham ve Elliot, 1990; Hedahl, 1980; İpek,
1998; Kocayörük, 2000; Miller, Rynders ve
Scleinen, 1993) bulunmaktadır.
İnsan beynindeki iki yarı kürenin, belli başlı
ayrımının, sol yarıkürenin ussal, soyut, kavramsal, mantıklı, ardışık ve dizisel düşünme biçimine
sahip olması; sağ yarıkürenin ise sözel olmayan,
ardışık olmayan, ıraksal, sezgisel, imgesel düşünme biçimlerini kullanması olarak belirtilmektedir.
San’a (1996) göre eğitimde sol beyne yüklenmek,
düşünme ve yaratma becerileri gelişmeyen
bireyler yetişmesine yol açmakta; sağ ve sol
beyin arasında dengenin kurulması, akademik
bilgi kadar duyuşsal ve düşsel yaşantıların da
geliştirilmesi gerekmektedir. Öğrenmeyi salt bilişsel olmaktan çıkarıp yaşantısal hale getirmek
ve iki birim arasında denge oluşturmak için kullanılabilecek yöntemlerden biri de yaratıcı drama
olarak gösterilmektedir. Öğrenmeyi yaşantısal
hale getirmesi yaratıcı dramanın sosyal beceri
eğitiminde kullanılabilir bir yöntem olduğunu
göstermektedir.
San (1991) oyun pedagojisi, etkileşim pedagojisi, yaratıcı oyun, informal drama, gelişimsel
drama, eğitsel drama, tiyatro pedagojisi, doğaçlama kavramlarıyla da ifade edilen yaratıcı dramayı, bir sözcüğü, bir kavramı, bir davranışı, bir
tümceyi, bir düşünceyi, bir yaşantıyı ya da bir
SOSYAL YETERLİLİK, SOSYAL BECERİ ve YARATICI DRAMA 51
Tablo 1
Yaratıcı Drama ve Sosyal Beceri Eğitiminde Kullanılan Tekniklerin Karşılaştırılması
Yaratıcı Drama Yöntemi Yoluyla
Sosyal Beceri Eğitimi
Sosyal Beceri Eğitiminde
Kullanılan Teknikler
Grup-Bireyler
I
Sosyal Beceri Yetersizliklerinin Belirlenmesi
\
Çalışılacak Becerilerin Seçilmesi
I
Yaratıcı Drama Yöntemi ile Sosyal Beceri Eğitimi
I
Programı’nın Hazırlanması
I
SÜREÇ
ISINMA
Grup Ortamı
Güdüleme
İlgi, İstek Uyandırma
Öğrenmeye Hazır Hale Gelme
İşbirliği/Paylaşma
Ara Değerlendirme
(Duyuşsal ve bilişsel değerlendirme)
CANLANDIRMA
(Tepkinin Öğrenilmesi/Şekillenmesi)
Doğaçlama
Rol Oynama ve diğer teknikler
Düşünme Becerileri
Yaratıcılık
Model Alma
Rollerin ve doğaçlamaların analiz edilmesi
Geribildirim/Pekiştirme
Ara Değerlendirme
(Duyuşsal ve bilişsel değerlendirme)
RAHATLAMA
DEĞERLENDİRME
(Bilişsel Yeniden Yapılanma)
Canlandırma Sürecinin Konuşulması
Kendini İfade Etme
Duyguları İfade Etme
(Duyuşsal ve bilişsel değerlendirme)
EV ÖDEVİ
Genelleme
(Bilişsel Yeniden Yapılanma)
Birey(ler)
\
Sosyal Beceri Yetersizliklerinin Belirlenmesi
I
Çalışılacak Becerilerin Seçilmesi
I
Sosyal Beceri Eğitimi Programı’mn Hazırlanması
I
SÜREÇ
I
M ODELALMA
(Tepkinin Öğrenilmesi)
I
DAVRANIŞSAL PROVA
(Tepkinin Öğrenilmesi)
\
GERİBİLDİRİM VERME
(Tepkinin Şekillenmesi)
I
GENELLEME
(Bilişsel Yeniden Yapılanma)
\
EV ÖDEVİ
(Bilişsel Yeniden Yapılanma)
(Akfırat, 2004)
YARATICI DRAMA DERGİSİ
52 Fatma ÖNALAN AKFIRAT
olayı, tiyatro ve yaratıcı drama tekniklerinden
yararlanarak, oyun veya oyunlar geliştirerek canlandırma olarak tanımlamaktadır. Bu canlandırmanın gerçekleştirilebilmesi için, grup içinde
daha küçük gruplarla tartışarak düşünce alışverişi
yapma, değerlendirme, yargılama, eleştirme gibi
düşünsel boyutta çalışmaların yapılması da gereklidir. Grup tarafından oluşturulan bu süreç ise
sosyal beceri eğitimini de olanaklı kılmaktadır.
Yaratıcı drama, yaşamın modelini çıkardığımız ve yaşamı daha iyi anlamamızı sağlayan,
katılımcıların kendilerinden farklı olan insanların
sorunlarını ve değerlerini öğrendiğini, duyarlı
oldukları rolleri üstlendikleri ve aynı zamanda bir
grup içinde çalışmayı öğrendikleri, gözleyerek
başkalarının aynı durumlarda neler yaptıklarını
anlama olanağı buldukları ve pek çok sanatsal
beceriyi de bir araya getiren bir süreçtir. Bu süreç
içerisinde katılımcılar, rol oynama, rolleri analiz
etme, dramatik etkinlikleri yaşama ve yorumlama, iş birliği yaparak öğrenme fırsatı da bulmaktadırlar. Yaratıcı dramada bireyler verilen konu,
tema, olay, model çerçevesinde rol oyunları oynamakta, doğaçlamalar yapmakta ve bunlar
üzerinde değerlendirmeler yaparak var olanı ve
olması gerekeni anlayabilmektedirler. Sosyal
beceri tanımları ile yaratıcı drama tanımları ve
amaçlan incelendiğinde kazandırılmak istenen
davranışların aslında sosyal beceriler olduğu
görülmektedir.
Yaparak ve yaşayarak öğrenme olarak da
tanımlanan yaratıcı dramanın genel amaçları özetle şöyle sıralanmaktadır (McCaslin, 1990;
Ömeroğlu 1990):
• Yaratıcılık ve estetik gelişimi sağlama
• Eleştirel düşünme yeteneği geliştirme
• Sosyal gelişim ve birlikte çalışma becerisi
geliştirme
■ İletişim becerileri geliştirme
• Moral değerleri geliştirme
• Kendini tanıma
• Problem çözme becerilerini geliştirme
• Dil becerilerini geliştirme
• Sanat anlayışı ve ruhunu kazandırma
• Hayal gücünü geliştirme
■ Dinleme becerilerini geliştirme
• Olayları değerlendirme yeteneği kazandırma
■ İnsanların diğer insanlar, durumlar ve doğal
• Olaylar hakkındaki gözlemlerini geliştirme
• Bireylerde, grup planlaması, grupla karar
verme,
• Yeni çözümler üretme yeteneği geliştirme
' Empati becerisi geliştirme
Yaratıcı drama çalışmalarının sağlayacağı
yararlar ise şöyle belirtilmektedir (Adıgüzel,
1993; Akfırat, 2002; Barnes, 1998; Davies 1984;
Gönen 1998; Gönen 2001; Jahanian, 1997;
McCaslin, 1990; Ömeroğlu, 1992):
• Yaratıcı drama etkinlikleri bireye yeni
ürünler ortaya koyma, başkalarıyla paylaşma ve kendini keşfetme olanakları sağlar.
■ Çocuklar aynı zamanda gruplarla çalışma
ve uslarında tasarladıklarını başkalarına
anlatmayı öğrenirler.
Sınıfta yapılan etkinlikler sınıf ruhunun ve
arkadaşlık kavramının da pekişmesine yol
açar.
- Yaratıcı drama teknikleri, gözlem becerilerini, bedensel ifade etmeyi, iletişim
becerilerini ve yazılı dili anlama becerilerini geliştirir.
• Drama etkinlikleri sırasında katılımcılar
hareket eder, pantomim yapar, doğaçlamalara katılır, şiir ve yazın türleri ile
çalışır, şiir okur, şarkı söyler, resim yapar,
yeni şeyler yaratır.
• Dil ve çok yönlü zeka teorileri eğitimde
dramanın kullanımını desteklemektedir.
Yaratıcı drama etkinlikleri ile hem çok
yönlü zeka uygulamaları yaşama geçmiş
olur hem de duygusal zeka gelişimi desteklenir.
• Ayrıca drama ile sözel ifade becerileri
gelişir. Okuma, okuduğunu anlama ve
yazma becerileri gelişir,
- Düşünme yetenekleri gelişir.
- Hayal kurma becerilerini geliştirir.
- Soyut düşünme ve ortak anlama yeteneği
gelişir.
VAZ 2006, CİLT 1, SAYI 1
SOSYAL YETERLİLİK, SOSYAL BECERİ ve YARATICI DRAMA 53
- Akranlarla kaynaştırmayı kolaylaştırır.
- Sanata ilgiyi artırır.
McCaslin (1990) yaratıcı drama etkinliklerinin ortak hedefinin sosyal gelişme olduğunu
vurgulamaktadır. Yaratıcı drama ilk önce insanın
kendini anlama ve kabulünü daha sonra da
başkalarını anlama, kabul ve paylaşmayı geliştirerek sosyal gelişimi sağlamaktadır. Özellikle
yaratıcı drama, tehdit edici olmayan bir ortamda,
katılımcılara duygusal rahatlama sağlayarak sosyal becerileri geliştirme olanağı vermektedir.
Yaratıcı drama katılımcılara yapıcı ve olumlu
davranışları uygulama, öğrencilere iş birliği
içinde birlikte çalışma fırsatı sunmaktadır.
Bireylerin yaşadığı duygusal deneyimler, problem durumların keşfedilmesi ve çözüm yolları
üretilerek duygusal kontrolün sağlanması ile
giderek sosyal beceriler öğrenilir duruma gelmektedir (Freeman, Sullivan, ve Fulton, 2003).
Yaşayarak öğrenme süreci olan yaratıcı drama
etkinlikleri sırasında katılımcılar, kendini ve
başkalarını tanımayı, aralarında benzerlik ve farklılıkları öğrenir. Grup içinde iş birliğini, paylaşmayı, ortak ve bağımsız düşünebilmeyi, eleştiri -
öz eleştiri yapabilmeyi öğrenir. Konuşma, dinleme, okuma, yazma becerilerini geliştirir. Farklı
sosyal durumlarla ilgili deneyim kazanırken,
farklı rollerde hissettiklerini anlamayı, anlatmayı,
grup çalışmaları içinde üretirken karar verme
becerilerini, sorun çözme becerilerini öğrenir ve
geliştirir. Yaratıcı drama sürecinde bu becerileri
bireylerin yaratıcılıklarını kullanarak geliştirmesi
önemlidir ve bu beceriler sosyal beceriler olarak
adlandırılmaktadır.
Yaratıcı drama, oyun yoluyla çocuğun
yaşamında zaten yer almaktadır. Yaratıcı dramayı
eğitimde kullanılan bir yöntem olarak ele
aldığımızda, çocuklara öğretilecek konu veya
becerilerin önceden belirlenmesi gerekmektedir.
Böylece çocuk yaşayarak öğrenme sürecine aktif
olarak katılacak, öğrenmeye ve araştırmaya istekli hale gelecektir. Yaratıcı drama yöntemi ile
hazırlanacak sosyal beceri eğitimi programında
sürecin iyi kurgulanması ve öğretilecek beceriye
uygun yaratıcı drama aşamalarının planlanması
gerekmektedir.
Günümüz eğitim sistemlerinde öğrenci
merkezdedir ve yaratıcı drama, öğrenme ve
öğretme sürecinde öğrencinin aktif katılımını
sağlayan, yaparak ve yaşayarak öğrenmesine
olanak veren yöntemlerden biri olarak görünmektedir. Öğrenci yaratıcı drama sürecinde bilişsel,
duyuşsal ve devinişsel yaşantılar geçirme şansına
sahip olmakta, sürece aktif olarak katıldığı için de
öğrenme gerçekleşmektedir ve öğrenci bundan
aynı zamanda zevk almaktadır.
Yaratıcı drama sahip olduğu pek çok Özellik
nedeniyle bilişsel, duyuşsal ve devinişsel becerilerin, diğer bir deyişle sosyal becerilerin
öğretilmesinde etkin ve etkili bir öğretme ve
öğrenme yöntemi olarak görünmektedir.
Sonuç ve Öneriler
Sosyal beceriler ile yaratıcı drama tanım ve
amaçlarının örtüşmesine rağmen bu konuda
yapılmış yeterince araştırma bulunmamaktadır.
Yaratıcı drama yöntemi, grup çalışmasına olanak
vermesi, okul öncesinden başlayarak tüm eğitim
kademelerinde kullanılabilmesi ve ekonomik
olması nedeniyle sosyal beceri eğitiminde etkin
olarak kullanılması gereken bir yöntemdir. Bu
nedenle;
Öğretmen yetiştirme programlarında
sosyal beceri eğitiminin nasıl öğretileceği,
yöntem ve teknikleri ders olarak yer
almalıdır. Bu, eğitim sistemimizde sosyal
beceri eğitimini, öğretmenin keyfiyetine
bırakmayı önleyecektir.
Yaratıcı dramayı sosyal beceri eğitiminde
kullanmak isteyen eğitimcilerin yaratıcı
drama eğitimi almaları gerekmektedir.
Sosyal beceri eğitiminde yaratıcı drama
yöntemi kullanılmak isteniyorsa, çalışılacak grup daha önce yaratıcı drama ile
tanışmamışsa, öncelikle yalnızca yaratıcı
drama çalışmaları yapılmalı, daha sonra
beceri eğitimine geçilmelidir.
Sosyal beceri eğitimi ve yaratıcı drama
arasında neden sonuç ilişkilerini irdelemeye yönelik araştırmaların yapılması alana
katkıda bulunacaktır.
YARATICI DRAMA DERGİSİ
54 Fatma ÖNALAN AKFIRAT
Kaynaklar
Adıgüzel, Ö. H. (1993). Oyun ve yaratıcı drama ilişkisi.
Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Ankara.:
Ankara Üniversitesi.
Agran, M., & Wehmeyer, M. (1999). Teaching Problem
Solving To Students With Mentol Retardation.
Washington: American Association.
Akfırat, F. (2002). Bireysel farklılıkları olan çocuklar için
drama lideri farklılıklar yaratabilir: İlköğretimde
engelli çocuklarla yaratıcı drama. N. Aslan (Ed),
İlköğretimde Drama ve Tiyatro. Türkiye 4. Drama
Liderleri Buluşması ve Ulusal Drama Semineri.
Ankara: Oluşum Tiyatrosu ve Drama Atölyesi
Yayınları.
Akfırat, F. (2004). Yaratıcı dramanın işitme engellilerin
sosyal becerilerinin gelişimine etkisi. Yayımlanmamış doktora tezi, Ankara: Ankara Üniversitesi.
Akın, M. (1993). Farklı sosyo-ekonomîk düzeylerdeki
ilkokul 3. sın ıf öğrencilerinin sosyalleşme düzeylerine yaratıcı drama eğitiminin etkisi. Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Ankara: Ankara Üniversitesi.
Akkök, F. (1999). İlköğretimde Sosyal Becerilerin
Geliştirilmesi (Anne Baba E! Kitabı). İstanbul:
Milli Eğitim Basımevi.
Antia, S., K., & Eldredge, K.H., (1993). Promoting social
interaction between young children with hearing
im pairments and their peers. Exceptional
Children, 60(30), 262-275.
Bacanlı, H. (1999). Sosyal Beceri Eğitimi. Ankara: Nobel
Yayınları.
Barnes, H. (1998). Identİfyıng educational strategies for use
vvith deaf pupils, The Journal o f National Drama,
5(3), 20-25.
Caldarella, P., & Merrell, K. W. (1997). Common dimension
of social skills o f children and adolescent: A taxon~
omy o f posİtive behaviors. Social Psychology
Review, 26(2), 264-278.
Cartledge,G., & Mi!burn,J.F. (1983). Social skills assessment and teaching in the schools. Advances in
School Psychology, 3, 175-235.
Cartledge,G., & Milburn,J.F. (1986). Teaching Social Skills
To Children. New York: Pergaman Press.
Clark, P., & Fullwood, L. (1994). Social skills activities to
use with hearing impaired children. Journal
British Assn. T ea ch erso fT h eD ea f 18(3),86-94
Cohen, S., Sherrod, D.R., & Clark. M.S. ( 1986). Social
skills and stress-protective role o f social support.
Journal o f Personality and Social Psychology,
50(5), 963-943.
Coleman, M.C. (1992). Behavior Disorders Theory And
Practise. Boston: Allyn and Bacon.
Davies, D.G. (1984). Utilizalion o f Creative Drama With
Hearing -İmpaired Youth. The Volta Review, FebMar.
De La Cruz, R.E. (1995). The effect o f Creative drama on the
social and oral language skills o f children m th
learning disabilities, Unpublİslıed Phd Dissertation, Illinois: Illinois State University.
De La Cruz, R.E., Rey, E., Lian, M.G., & Morreau, L.E.
(1998). The effect o f C reative drama and social and
oral language skills o f children vvith learning disabilities. Youth Theatre Journal, (ERIC Document
Reproduction Service No. EJ607791).
Dikmeer, İ.A. (1997). Sosyal beceri eğitiminin içedönük
ergenlerin içedönüklük düzeyine etkisi.
Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Ankara:
Ankara Üniversitesi.
Dubow., E.F., & Tisak, J. (1989). The relation betvveen
stressful life events and adjustment in elemantary
school children: The role o f social support and
social problem-solving skills. ChildDevelopment,
60, 1412-1423.
Elliot, S.N., & Gresham, F.M. (1987). Children’s social
skills: Assessment and classifîcation practices.
Journal o f Coıınseling and Development, 1(66),
96-99.
Elliot, S.N., & Gresham, F.M. (1993). Social skills interventions for children. Behavior Modifıcation, 17(3),
287-313.
Erdoğan, F. (2002). İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinde
sosyal becerilerin sosyo-ekonomik düzey, cinsiyet
ve yaş ile ilişkisi. Yayımlanmamış yüksek lisans
tezi, Ankara: Gazi Üniversitesi
Freeman, G. D., Suilivan, K., & Fulton, C. R. (2003).
Effects of Creative drama on self-concept, social
skills, and problem behavior. Journal o f
Educational Research, 96(3), 1-7.
Gönen, M. (Ed.) (1998). Özihiü Çocuklarda Drama ile
Eğitim Programları. Ankara: Aşama Ltd.
YAZ 2006, CİLT 1, SAYI 1
SOSYAL YETERLİLİK, SOSYAL BECERİ ve YARATICI DRAMA 55
Gönen, M. (2001). Özürlü çocukların eğit iminde drama. N.
Aslan (Ed). Dramaya çok yönlü bakış, (s. 59-64),
Ankara: Oluşum Tiyatrosu ve Drama Atölyesi
Yayını.
Gresham, F. M. (1986). Conceptual and defınitional issues in
the assessm ent o f children’s social skills:
Implications for classifications and training.
Journal o f Clinical ChildPsychology, 15(1), 3-15.
Gresham, F. M. (1988). Best Practices in Social Skills
Training. In A. Thomas, & J. Grimes, (Eds). Best
Practices in Schoolpsyclıology (p p .3 1 - 4 1).
Waslıington: National Association o f Sciıool
Psychologist.
Gresham, F. M. (1997). Sociai competence and students witlı
belıavior disorders: Where vve’ve been, where we
are and vvhere we should go. Education and
Treatment o f Children, 20(3), 233-250.
Gresham, F.M. & Reschly, D.J. (1988). issues in the conceptualization, classification and assessment o f Social
skills in the mildly handicapped. Advances in
School Psychology, 6, 203-247.
Gresham, F.M., & Elliot, S. (1987). The relationship
between adaptive belıavior and social skills: issues
in definition and assesment. The Journal o f
Special Education, 21(1), 167-181.
Gresham, F.M., & Elliot, S. (1990). Social skills rating scaie.
American Guldence Service.
Hansen, D. J., Nangle, D. W., & Meyer, K. A. (1998).
Enhancing the effectivenes o f social skills intervention \vith adolescence. Education and
Treatment o f Children, 21(4), 489-513.
B E D I99011314.
Hedahl, G. O. (1980). The effect o f Creative drama andfılm -
making on self-concept. Unpublished PhD dissertation, Minnesota: University of Minnesota (UMİ,
41,0851).
Herbert, M. (1996). Social Skills Training For Children.
Leicester: British Psyclıological Society Books.
Hops, H. (1983). Children’s social competence and skills:
Current research practices and future directions.
Behavior Therapy, 14, 3-18.
İpek, A, (1998). Eğitimde dramanın zihinsel engelli çocukların sosyal gelişimleri üzerinde etkisinin incelenmesi. Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Ankara:
Hacettepe Üniversitesi,
Jahanian, S. (1997). Building bridges o f ıınderstanding \vith
Creative drama strategies: An introductory manual
fo r teachers o f d eaf elementary school students.
Kerr, M. M., & Nelson, C. M. (1989). Strategies For Managing Behavior Problems in the Classroom (2 nd.
Ed.). Nevv jersey: Prentice Hail.
IClapprott, i.E . (2001). Behindertenarbeit. Retrieved
07.12.2001 from www.kiinstlerkontakte.de
Knapczyk, D.R., & Rodes, P.G. (1996). Teaching social
competence-a practical approach fo r improving
social skills in students at-risk. Pasifle Grove:
Brooks/Cole Publishing Company.
Kocayörük, A.Y. (2000). İlköğretim Öğrencilerinin sosyal
becerilerini