Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
See discussions, stats, and author profiles for this publication at: https://www.researchgate.net/publication/329013815
Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
Article · November 2018
CITATIONS
55
READS
37,353
1 author:
Mehmet Dinç
Hasan Kalyoncu University
25 PUBLICATIONS 172 CITATIONS
SEE PROFILE
All content following this page was uploaded by Mehmet Dinç on 17 November 2018.
The user has requested enhancement of the downloaded file.
Copyright © 2015 T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı
http://genclikarastirmalari.gsb.gov.tr/
Gençlik Araştırmaları Dergisi • Aralık 2015 • 3(3) • 31-65
ISSN 2147-8473
Başvuru | 24 Mayıs 2015
Kabul | 1 Aralık 2015
Makale
Öz
Yeni teknolojiler özellikle de internet günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olarak dünyanın birçok yerinde
hemen her yaştan insanın hayatında yer almaktadır. Hiç şüphesiz doğru kullanılması halinde hayatı oldukça
kolaylaştırması söz konusu iken doğru bir çerçeve içerisinde kullanılmadığı takdirde bağımlılık olabilecek bir
risk barındırmaktadır. Söz konusu bağımlılık riskini de en çok doğdukları andan itibaren yeni teknolojileri
hayatının her alanında görmüş, yeni teknolojilerin yabancısı olmayan çocuklar ve gençler taşımaktadırlar.
Dolayısıyla gençleri teknoloji bağımlılığından korumaya ve bu konuda önleme çalışmalarının yapılmasına
öncelik verilmesine ihtiyaç vardır. Konuyla ilgili yapılabilecek en önemli çalışma hiç şüphesiz teknoloji bağımlılığının anlatılması, bu konuda gençlerde ve anne babalarda farkındalığın yükseltilmesi, doğru teknoloji
kullanımı çerçevesinin çizilmesi, teknoloji bağımlılığının gelişimsel zararlarının öğretilmesi ve teknoloji bağımlılığına götüren risk faktörlerinin bilinip önlerinin alınmasıdır. Bu çalışmada söz konusu konular üzerinde durulacaktır.
Anahtar Kelimeler: Bağımlılık • Teknoloji bağımlılığı • İnternet bağımlılığı • Gençlik • Kötüye kullanım • Önleme
a Mehmet Dinç, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Psikoloji Bölümü, Havalimanı Yolu 8.
Km Şahinbey, Gaziantep 27410
Elektronik posta: mehmetdinc@gmail.com
Mehmet Dinça
Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
32
Teknoloji iyisiyle ve kötüsüyle ele alındığında kullanma ya da çocuğun kullanmasına izin verme noktasında kafa karışması, ikileme düşmek çok normaldir.
Ancak meseleye herhangi bir taraftan bakıp meselenin bir yüzünü görmek yerine her iki taraftan da bakmaya çalışıp meseleye hâkim olmak en doğru tavır
olacaktır. Bir çocuğun parmağını emme sorununa karşı nasıl parmağını kesmek
çözüm olarak düşünülmüyorsa teknolojiyi hayatımızdan toptan kaldırıp atmak
da çözüm olarak düşünülmemelidir. Bunun yerine en doğrusu teknolojiyi nasıl
kullanmamız/kullandırmamız ya da nasıl kullanmamamız/kullandırmamamız
gerektiği üzerine düşünmek, alternatifler geliştirmektir. Bu noktada en çok
üzerinde durulması gereken grup hiç şüphesiz çocuklar ve gençlerdir. Çünkü
öncelikli olarak çocukların ve gençlerin yaşları gereği teknolojinin ve sunduklarının doğrusunu/yanlışını ayırt etme noktasında kat etmeleri gereken, yetişkinlere göre daha fazla yol vardır. İkinci olarak da çocuklar ve gençler teknolojik
aletlerin daha çok olduğu ve daha kolay ulaşılabildiği bir dünyaya doğdukları
için teknolojiyi günlük hayatta çok daha fazla ve çok daha iyi kullanıyorlar.
Bu iki meselenin ardından genel bir bağımlılık tarifi şöyle yapılabilir: Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü
kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Kullanım ve davranışta irade kalkacak ve kişi istese de istemese de bağımlı kullanımı veya davranışı sürdürecektir. Bunun yanında bu kullanım ve davranış hayatının ciddi bir
bölümünü kaplayacak ve kişi mecburi olarak yapmak zorunda olduğu işler ve
ilişkiler dışında bütün vaktini ve fiziksel enerjisini büyük oranda bağımlı olduğu maddeye veya eyleme yatıracaktır. Bu yatırımın geldiğini ya da gelmek üzere
olduğunu aşağıdaki davranışlardan anlayabiliriz:
Kullanılan madde miktarının veya davranışa harcanan vaktin giderek artması,
Madde miktarı veya davranış sıklığı bir sebeple azalınca ya da kesilince huzursuzluk, uykusuzluk, öfke gibi yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması,
Ruhsal, sosyal, adli ya da bedensel bir sorun oluşturmasına rağmen madde
kullanmaya veya spesifik bir davranış göstermeye devam etmek,
Kişinin madde veya spesifik davranış ile ilgili kontrolü kaybetmesi ve tasarladığından fazla madde kullanması veya davranışta bulunması,
Zamanının büyük çoğunluğunu fiilen ya da zihnen madde veya davranış ile
geçirmesi,
Dinç / Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
33
Maddenin veya spesifik davranışın kişisel ve toplumsal sorumluluklarını yerine getirmesini engellemesi (iş, okul, aile, bireysel temizlik gibi).
Hiç şüphesiz insan, özellikle teknoloji bağımlılığında, bağımlılık noktasına
genellikle bir anda gelmez, süreç adım adım gelişir. Bu adımlar bağımlılığın
gelişmekte olduğuna dair ciddi ve önemli işaretlerdir. Dolayısıyla bu işaretlerin
takip ve kontrol edilmesi bağımlılığın başlamadan önlenmesi ve engellenmesi
adına ciddi önem arz etmektedir.
Bu adımlardan birincisi deneysel kullanımdır. Kişi herhangi bir şekilde internette bir site, bir oyun, bir uygulama duyar ve merak eder. Bu merakını gidermek için o siteye gider, o oyunu oynar veya o uygulamayı kullanır. Birinci
adım problem teşkil etmez, denenmiştir, merak giderilmiştir. Bundan sonraki
kullanımlar artık ikinci ya da üçüncü adımın kullanımlarıdır.
İkinci adım sosyal kullanımdır. Kişinin çevresinde belli bir oyunu oynayan, belli
bir siteye giren ya da belli bir uygulamayı devamlı ve düzenli kullanan bir arkadaş grubu varsa o gruba girmek için ya da o grupta kalmak için kendisi de
o siteye girer, o oyunu oynar, o uygulamayı kullanır. Çünkü bunun dışında bir
davranışta bulunursa içinde bulunduğu grubun gündeminin dışında kalacaktır.
Gündemin dışında kalmanın devam etmesi hâlinde de bir süre sonra grubun
dışında kalacaktır. Dolayısıyla grubun dışında kalmamak, gruba uyum sağlayabilmek için kişi çoğu zaman istese de istemese de, sevse de sevmese de o siteyi/
oyunu/uygulamayı kullanacaktır. Dolayısıyla deneysel kullanımın ardından kullanım, sosyal kullanımla devam eder ki bugün gençlerde özellikle ağırlıklı olarak
bağımlılığı başlatan ya da sürdüren sebep olarak sosyal kullanımı görüyoruz.
ÔéĜ(Ĝ adım operasyonel kullanımdır. Yani bir amaca dönük kullanımdır. Bu
amaçların birincisi zevk almak, diğeri problemlerden kaçmaktır. Boş zamanlarında yapacak çok fazla etkinlik olmayan, aktif bir sosyal çevreye sahip
olmayan veya herhangi bir sebeple bir şeyler yapmak ya da insanlarla gerçek
ilişki kurmak istemeyen insanlar can sıkıntısından kurtulmak için genellikle en
ucuz, en kolay ulaşılabilir, en fazla alternatifli olarak teknoloji araçlarını bulurlar. Bu araçları kullandıkları sürede can sıkıntıları geçer hatta bazı kullanımlardan zevk alırlar. Dolayısıyla ne zaman boş kalsalar ve canları sıkılsa çok fazla
alternatif bakmadan teknoloji araçlarını kullanırlar. Bir diğer amaca dönük
kullanım olan problemlerden kaçmakta ise kişi hayatında işinden, okulundan
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
34
ya da kendinden kaynaklanan problemleri çözemediği, çözmek istemediği ya
da çözmeye gücü yetmediği için problemlerini bir süre için bile olsa unutmak
amacıyla teknoloji araçlarını kullanımına yönelir. Bu yönelimle problemlerinin
olduğu dünyadan sıyrılıp probleminin olmadığı yeni bir dünyada var olur. Dolayısıyla problemler ne zaman kendini gösterse kişi, problemlerden kaçmak için
teknoloji kullanımına sığınır. Kısa vadede çözüm gibi gözükse de uzun vadede
çözülmeyen problemler varlığını devam ettirmekte, çoğu zaman da olduğu gibi
kalmayıp büyümektedir. Yani teknoloji kullanımı problemlerin çözümü değil
kısa vadede büyütücüsü, uzun vadede sebebi olacaktır.
Dördüncü adım ise bağımlı kullanımıdır. Bu adıma gelindiğinde kişinin artık
kullanmak için herhangi bir sebebe ihtiyacı yoktur. Merak etsin etmesin, sosyal
çevresi bağımlı olsun olmasın, hayatında problemler olsun olmasın kişi artık
bağımlıdır. Merak edecek bir şey yoksa arayacak, sosyal çevresinde kullanıcı
yoksa kullanıcılardan oluşan bir sosyal çevre bulacak, hayatındaki bütün vaktini kullanımla dolduracağı için canı sıkılmayacaktır. Bu çalışmada teknoloji
kullanımının teknoloji bağımlılığına dönüşmemesi için bilinmesi ve yapılması
gerekenler üzerinde durulmuştur.
İnternet Bağımlılığı mı, Teknoloji Bağımlılığı mı?
Modern teknoloji araçları geliştikçe insanoğlunun teknoloji ile ilişkisi de sorunlu hâle gelmeye başladı. Konuyla ilgili en bariz ve üzerinde en çok çalışılan
problem, internet bağımlılığı problemidir. Bu nedenle hâlihazırda literatürde
yer alan çalışmalar ve araştırmalar daha çok internet bağımlılığı tanımı etrafında yapılmaktadır. Konuyla ilgili yapılan erken çalışmalarda internet bağımlılığı
yerine farklı isimler kullanılmış, internet kelimesi ile bağımlılık tanısı uzun süre
yan yana getirilmek istenmemiştir. Bu nedenle internet bağımlılığı yerine; internet bağlılığı (internet dependency), patolojik internet kullanımı (pathological internet use), problemli internet kullanımı (problematic internet use), aşırı
internet kullanımı (excessive internet use), internet istismarı (internet abuse),
internet bağımlılığı bozukluğu (internet addiction disorder) kullanımları tercih
edilmiştir (Dinç, 2014a). Ancak süreç içerisinde, konuyla ilgili yapılan araştırmaların ve kliniklere gelen vakaların sayısı arttıkça meselenin sadece istismar,
aşırı ya da problemli kullanım olarak adlandırılamayacağı, bağımlılık olarak
Dinç / Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
35
adlandırılması gerektiği yerli yerine oturmuştur. Bununla beraber sadece internet bağımlılığı ifadesi de gençlerin bugün yaşadığı mevcut sorunu; sebepleriyle,
süreçleriyle ve sonuçlarıyla bir bütün olarak görmeye mani olmaktadır. Çünkü
internetin ötesinde cep telefonu, akıllı telefon uygulamaları, dijital oyunlar, televizyon gibi teknolojik aletler de ciddi anlamda gençlerimiz için tehlikeli ve
bağımlılık yapıcı bir risk olarak varlığını her geçen gün pekiştirmektedir. Dolayısıyla internet bağımlılığı yerine teknoloji bağımlılığı ifadesinin kullanılması
kapsamı açısından daha doğru olacağından metinde internet bağımlılığı değil
teknoloji bağımlılığı ifadesinin kullanımı tercih edilmiştir.
Bağımlılık ve Karakteristik Özellikleri
Teknoloji bağımlılığı ve gençlik meselesi üzerinde durmadan önce bağımlılık
ve gençlik üzerinde durmak faydalı olacaktır. Bu noktada bağımlılık ile ilgili
temel bazı bilgileri tekrar gözden geçirmek gerekir. Maalesef toplumumuzda
bağımlılık ile ilgili temel bilgiler ya kulaktan dolma söylentiler ya da yazılı ve
görsel basının dramatize ettiği hikâyeler etrafında oluşmuş ve şekillenmiştir.
Hiç şüphesiz problemi doğru tanımadan doğru bir yaklaşım geliştirmek çok
mümkün olmayacaktır. Bu nedenle de bağımlılığın karakteristik özellikleri ile
bağımlılık temel bilgisine başlamak yerinde olacaktır.
Bağımlılığın karakteristik özelliklerinin birincisi bağımlılığın kronik olmasıdır.
Yani hayat boyu devam eden ve hayat boyu kontrol edilmesi gereken bir hastalıktır.
Burada kronik ve hastalık ifadeleri üzerinde durmak önemlidir. Kronik kelimesi
en iyi çözümün hastalığın hiç ortaya çıkmamasının ne kadar önemli olduğunu ifade etmektedir. Hastalık kelimesi ise bağımlılığın ortaya çıktıktan sonra artık kötü
alışkanlık, yanlış davranış boyutlarını geçtiğini, hastalık olduğunu, hastalığın kendi
kendine, askere gidince, evlenince vs. sebeplerle geçmesi mümkün olmadığından
mutlaka bir tedavi sürecine girilmesi gerektiğini ifade etmektedir.
Bağımlılığın ikinci karakteristik özelliği primer olmasıdır. Yani hangi sebep ya
da hastalık sonucu ortaya çıkmış olursa olsun başladıktan sonra birincil olarak
ele alınması gereken bir sorundur ve başlatan sorunun ya da hastalığın ortadan
kalkması sonuç olarak ortaya çıkan bağımlılığı ortadan kaldırmayacaktır. Bağımlılığın ayrıca, bağımsız, hususi olarak üzerinde durulması, tedavi edilmesi
lazımdır.
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
36
Bağımlılığın üçüncü karakteristik özelliği ilerlemesidir. Yani başladıktan sonra
hem süreçler hem sonuçlar anlamında aynı kalmaz. Zamanla hem kullanım
oranı ve süresi, hem de kullanımdan kaynaklanan her anlamdaki sıkıntılar artar.
Teknoloji Bağımlılığında Önleme Çalışmalarının Önemi
Bağımlılığın hem kronik hem primer hem de ilerleyici özelliğe sahip olması
bağımlılık konusunda yapılacak çalışmalarla alakalı tedaviden ve rehabilitasyondan ziyade hiç başlamayanlar için önleme çalışmalarına ya da yeni başlayanlar için kısa süreli müdahale çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğini
göstermektedir. Bu gerçek bütün bağımlılıklar için geçerlidir ancak eylemsel
bağımlılıklar, özellikle de teknoloji bağımlılığı söz konusu olduğunda konuya
özel aşağıda detaylarıyla açıklamaya çalışacağımız bazı sebeplerden dolayı bu
müdahaleler daha önemli hâle gelmektedir.
Bu sebeplerden birincisi gerek ülkemizde gerekse dünyada eylemsel bağımlılıklar, özellikle teknoloji bağımlılıkları, alanında hâlen yeteri kadar akademik
çalışmanın ve klinik uygulamanın olmayışıdır. Bunda, eylemsel bağımlılıkların
yakın zamana kadar kimyasal bağımlılıklar kadar önemli ve tehlikeli görülmemesi, teknolojinin çok hızlı gelişmesi ve literatürün yeni yeni oluşması gerekçe
olarak zikredilebilir.
İkinci olarak teknoloji bağımlılığı söz konusu olduğunda sebepler, süreçler, sonuçlar bütün boyutlarıyla bilinmediği gibi gerek medikal tedavi, gerek konuya
özgün geliştirilmiş bir psikoterapi modeli, gerekse sosyal rehabilitasyon konularında ciddi eksiklikler söz konusudur.
ÔéĜ(Ĝ olarak teknoloji bağımlılığı konusunda tedavi hizmeti verecek hem
uzman hem de mekân anlamında hem ülkemizde hem de dünyada ciddi bir
boşluk söz konusudur. Bu konuya özelleşmiş psikiyatri, psikoloji ve sosyal
hizmetler alanlarından uzman sayısı çok az olduğu gibi bu konuya özelleşmiş
tedavi ve rehabilitasyon merkezi sayısı da yok denecek kadar azdır.
Dördüncü olarak teknoloji bağımlılığı diğer eylemsel bağımlılıklara benzer şekilde vücuda kimyasal bağımlılıklarda olduğu gibi direk zarar vermediğinden
dolayı teknoloji bağımlısı bir bireyin gördüğü zararı doğru bir şekilde fark edip
tedaviye motive olması çok mümkün değildir. Teknoloji bağımlıları daha çok
Dinç / Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
37
bağımlı olmadıkları ya da bağımlılıklarının kendilerine zarar vermediği iddiasını taşımaktadırlar.
Beşinci olarak teknoloji bağımlılığı kimyasal bağımlılıklardan farklı olarak aileler ve toplum tarafından daha az zararlı görülmektedir. Aileler kimyasal bağımlılıkları ciddi bir sorun olarak görüp hastalık olarak kabul ederken ve tedavisi
yönünde bağımlı aile üyesine ciddi baskı yapıp hatta maddi ve manevi desteği kesme noktasına gelirken teknoloji bağımlılığında problemi çoğu zaman
bağımlılıktan ziyade kötü alışkanlık olarak değerlendirmekte, kendi kendine
geçeceğini, hayatta belli bazı dönemlerin (evlenme, askerlik, sınavların bitmesi
vs.) doğal süreci olarak bağımlılığın düzeleceği düşünülmektedir. Bu nedenle
aileler tedavi konusunda ciddi, acil ve dikkatli bir sürece girmedikleri gibi problemi dışarıya karşı kapatarak ya da basitleştirerek dolaylı da olsa bağımlının
bağımlılığını desteklemektedirler. Sadece aileler değil toplumların da teknoloji
bağımlılığını diğer kimyasal bağımlılıklardan farklı değerlendirmeleri teknoloji
bağımlılığının yaygınlaşmasını artırmaktadır (Gürcay ve Kümbül, 2001).
Altıncı olarak kimyasal bağımlılıklarda bağımlı birey bağımlı olduğu maddeyi
tedavi ve rehabilitasyon sonucu tamamen bırakabilir ve uzak durabilirken teknoloji bağımlısı bir birey için teknolojiden uzak durmak, teknoloji ile ilişkisini
sıfırlamak modern dünyada imkânsız gibidir.
Bütün bu sebeplerden dolayı teknoloji bağımlılığı herhangi bir bağımlılıktan
farklı olarak değerlendirilmeli, tedavisinin her anlamda daha da zor olabileceği
öngörülmeli ve ağırlıklı olarak önleme çalışmalarına hem araştırma hem uygulama hem de yaygınlaştırma anlamında hız verilmelidir.
Bağımlılığa Gitmemek
Bağımlılığa giden yolda üç basamak söz konusudur. Bunlardan birincisi kullanım, ikincisi kötüye kullanım, üçüncüsü bağımlılıktır.
Teknoloji bağımlılığında uyuşturucu, alkol ya da sigara gibi özellikle gençler için
bir yaş sınırı konulması ve kullanımın sıfırlanması mümkün değildir. Genç birey
teknolojiyi kullanacaktır çünkü bugünün gençliğinin “en başat özelliği, iletişim
teknolojileri ve sosyal medyayı bir hayat biçimi olarak yaşamalarıdır” (Bayhan,
2014). Ancak gençlerin böyle bir hayat yaşarken bağımlı olmamaları için gerek
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
38
konuyla ilgili sorumluluk hisseden bireylerin/anne-baba/öğretmenlerin ve gerekse resmî kurumların ve gençlik çalışmaları yapan sivil toplum kuruluşlarının
bağımlılığa giden adımları gözeterek önleme çalışmaları yapmaları gerekmektedir. Bu noktada yapılması gereken çalışmaların başında bağımlılığa giden ilk
basamak olan kullanımın bir çerçevesinin çizilmesi ihtiyacı gelmektedir. Genç
kullanım ile ilgili bir çerçeveye sahip olur, o çerçeveyi bilir ve ona göre kullanırsa
bağımlılığa giden yola hiç girmemiş ve kendini bağımlılıktan korumuş olur.
İkinci basamakta kötüye kullanımın ne demek olduğunu bilmesi, kullanıma
bağlı zarardan kendini koruyabilmesi anlamında önemlidir.
Teknoloji kullanımını noktasında “Nasıl bir kullanım?” sorusunun cevabı olarak
aşağıdaki çerçeve önleme çalışmaları içerisinde gençlere öğretilip günlük hayatlarına uygulanmaları sağlanabilir. Bu çerçeve öğretilip erken yaşlardan itibaren
alışkanlık hâline getirilirse gençlerin teknoloji bağımlılığı sorunu yaşamaları çok
daha düşük bir ihtimal olacaktır. Çünkü günü yaşarken yaptığımız her seçimin,
sergilediğimiz her davranışın ardında her ne kadar uzun düşünce süreçleri var
gibi gözükse de aslında büyük oranda alışkanlıklarımızın tetiklediği kabullerimizle hayatımızı devam ettirmekteyiz. Nitekim Duke Üniversitesinden Verplanken ve Wendy’nin yaptığı araştırmaya göre insanların her gün gösterdikleri
davranışların %40’tan fazlasının gerçek anlamda kararlar değil alışkanlıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır (Neal ve ark., 2006’dan akt., Duhigg, 2012). Nitekim konunun uzmanlarından Squire’nin yaptığı çalışmalar düzenli ve devamlı
davranışların sonucunda insanın sebebi konusunda hiç bir şey hatırlamaksızın
o davranışa dair öğrenme gerçekleştirebileceğini ve seçimler yapabileceğini göstermektedir. Davranışımızın temelinde mantık ve bellek kadar alışkanlıklar da
yatmaktadır. Alışkanlıkları neyin ortaya çıkardığını kişi bilmese bile çoğu zaman
farkında olmadan davranışlarını etkiler (Bayley ve ark., 2006’dan akt., Duhigg,
2012). Bu nedenle teknoloji bağımlılığını gençlerde önlemenin en önemli adımlarından birisi doğru teknoloji kullanımı alışkanlığı kazandırmaktır.
Son olarak da teknoloji bağımlılığında nelerin ne zaman bağımlılık olabileceğinin
bilinmesi ve risk faktörlerinin farkında olunması bağımlılığı önleyebilmede önemli birer ölçüt olacaktır. Dolayısıyla bundan sonraki bölümde önce olması gereken
kullanım ile ilgili bir çerçeve çizilecek, sonrasında kötüye kullanımın ne olabileceği
hakkında bilgi verilecek, son olarak da teknoloji bağımlılığının ne ile ve ne şekilde
olabileceğine ve teknoloji bağımlılığında risk faktörlerine yer verilecektir.
Dinç / Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
39
Teknoloji Kullanımı: Ama Nasıl?
Amaçlı Kullanım: Teknolojiyi yapacak hiçbir şey olmadığı için “vakit öldürme” amaçlı kullanmak değil bir amaç çerçevesinde kullanmaktır. Bu amaç bir
bilgi öğrenme, bir sorumluluğu yerine getirme, bir beceriyi geliştirme, bir şey
üretme ya da dinlenme olabilir. Özellikle gençlik döneminde düzenli bir işin
başlamamış olması, evlilik veya çocuk sorumluluklarının henüz alınmamış olması, teknolojinin günlük hayatı kolaylaştırması ve buna bağlı olarak zaman
alacak bireysel sorumlulukların (çamaşır, bulaşık, ulaşım vs.) teknolojik araçlara
devredilmesi sonucu ciddi bir boş vakit ortaya çıkmaktadır. Bu boş vakitlerin
değerlendirilmesinde de en ucuz, en çeşitli ve en kolay ulaşılabilir meşguliyeti teknoloji araçları sunmaktadırlar. Ancak kullanım sağlıklı bir amaç doğrultusunda gerçekleşmezse gerek süre gerekse içerik anlamında ciddi sorunların
ortaya çıkması muhtemeldir. Çünkü amaçlı kullanım olmadığı zaman hem
gerçekten gençlerin vakitlerini öldürmelerine sebep olur hem serbest zaman
yönetimi becerilerini geliştirememelerine sebep olur, hem de amaçsızsa kullandıkları teknoloji araçların vasıtasıyla tesadüfi olarak herhangi bir zararlı içerikle
karşılaşıp buna bağlı sorun yaşama riskleri artar. Dolayısıyla teknoloji kullanımı
konusunda çizilmesi gereken çerçevenin ilk bileşeni amaçlı kullanım olmalıdır.
Sınırlı Kullanım: Teknolojinin hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın mutlaka
günlük süre sınırı korunarak kullanılmasıdır. Zaman zaman istisnai durumlarda süre sınırı esnetilebilir olsa da düzenli bir sınırsız kullanıma izin verilmemelidir. Çünkü teknolojik araçların içeriklerinin hem niteliksel hem niceliksel
anlamda baş döndüren bir hızda ilerlemesi sınırsız kullanım hâlinde insanın
kendini, hayatını ve sorumluluklarını unutacak kadar teknolojik araçların içerinde kaybolmasına sebep olabilir.
Sorumlu Kullanım: Teknolojik araçların mümkünse insanların faydalı olacak
şekilde kullanması yoksa hiçbir şekilde hiç kimseye zarar vermeyecek şekilde
kullanılmasıdır. Bu kullanımda kişi genel ahlak kriterlerinin gerçek dünyada
geçerli olduğu gibi sanal dünyada da geçerli olduğunu bilir ve hiçbir şekilde
herhangi birisinin kişilik haklarına, psikolojik bütünlüğüne ve sosyal varoluşuna zarar verecek şekilde teknolojiyi kullanmaz.
Sağlıklı Kullanım: Teknolojik araçların bireyin fiziksel ya da psikolojik sağlığına zarar vermeyecek şekilde kullanılmasıdır. Bunun için kullanımda içeriğe
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
40
dikkat edildiği kadar teknolojik araçlara yakınlık mesafesi, kullanımda vücudun duruşu, çevrenin düzenlenmesi gibi faktörlerin gözetilmesi gerekmektedir. Özellikle cep telefonu ve bilgisayar kullanımlarında yanlış duruş ve oturuş
yanında uzunca geçirilen süre fiziksel anlamda ciddi sağlık sorunlarına sebep
olmaktadır. Sağlıklı kullanım söz konusu olası sağlık problemlerinin bilgisinde
ve bilincinde olup kullanımı ona göre düzenlemektir.
Güvenli Kullanım: Teknolojik araçları kullanırken zarar görmeyecek şekilde
kullanmaktır. Bunun içerisinde kişisel posta hesaplarının şifrelerinin güvenli şekilde belirlenmesinden sosyal medyanın bireysel mahremiyetin korunarak kullanılmasına, alışverişin ve bankacılık işlemlerinin güvenli şekilde yapılmasından
teknolojik araçların virüslerden ve casus yazılımlardan korunmasına kadar geniş
bir bilgi birikimi yer almaktadır. Birey nasıl sorumlu kullanım ile kimseye zarar
vermeyecek şekilde kullanıyor ise güvenli kullanım ile de kimseden zarar görmeyecek şekilde kullanacaktır.
Aktif Kullanım: Teknolojik araçlarla ilişkinin sadece tüketim boyutunda kalmaması ve bireyin teknolojik araçların içeriklerine kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda herhangi bir şekilde üretimde bulunarak katkıda bulunmasıdır. Teknolojik araçlar bugün hiç olmadığı kadar etkileşimli ve herkesin katkısına hiç
bir ayrım gözetmeksizin açıktır. Dolayısıyla her birey hangi motivasyonla olursa
olsun bir üretimde bulunup üretimini dünyanın her yerindeki insanların katkısına sunabilir. Bu sunum üretimi yapan kişiye ekonomik, psikolojik veya sosyal
anlamda faydalı olabileceği gibi aynı zamanda teknolojik araçları kullanarak
başka insanların ürettiklerinden faydalanmanın küçük de olsa bir karşılığı, bir
teşekkürü olacaktır. Konuyla ilgili örnek olarak zaman bankası sistemi verilebilir.
Zaman bankası sistemi internet üzerinde 6 kıtada, 33 ülkede özellikle gençler
tarafından yaygın bir şekilde kullanılan bir sistemdir. Sisteme göre insanlar bilgilerini ve birikimlerini para almadan sunmakta ve başka insanların bilgilerinden ve birikimlerinden para almadan faydalanmaktadır. Herhangi bir bilgiye ya
da beceriye ihtiyaç duyan bir kişinin bu ihtiyacını herhangi bir ücret ödemeden
karşılaması özellikle dezavantajlı gruplar açısından çok önemli bir çalışmadır.
Zaman bankası sistemi ülkemizde de “www.zumbara.com” web adresi üzerinden işlemektedir. Söz konusu sistemin ve Zumbara sitesinin çalışmaları hakkında daha detaylı bilgi Işık ve Ünlü’nün (2014) çalışmasında yer almaktadır.
Dinç / Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
41
İşlevsel Kullanım: Teknolojinin doğru kullanıldığında hayatı kolaylaştıracağının bilincinde olarak kullanımı hayatı kolaylaştıracak araçlar ve uygulamalar
üzerinden şekillendirerek kullanmaktır. Buna göre teknolojik araçlarla ilgili
genel kültür göz önünde bulundurulmalı ve bu genel kültürde yer alan akıllı
telefon uygulamalarının, web sitelerinin ya da programların eğlenceden ziyade
işlerini ve sorumluluklarını daha kısa zamanda, daha çabuk ve daha etkili yapmasına yardımcı nitelikte olmasına özen gösterilmelidir.
Faydalı Kullanım: Faydalı kullanım; teknolojik araçların kullanımları ile beraber kişiye fayda getirecek şekilde kullanılmasıdır. Bu fayda bireyin ihtiyaç
duyduğu herhangi bir alanda olabilir. Önemli olan kullanımın kişinin hayatının
kalitesini artıran, işlevselliğini geliştiren, herhangi bir alanda ilerlemesini sağlayan bir kullanım olmasıdır.
Bilinçli Kullanım: Bilinçli kullanım; teknolojik araçların iyi niyetli olduğu kadar kötü niyetli, doğru olduğu kadar yanlış kullanımlara da açık olduğunun
bilincinde olarak doğru bilgiye doğru kaynaklarla ulaşma bilgisine ve becerisine
sahip olmak ve bunun mümkün olmadığı durumlarda da bilgiyi farklı kaynaklardan kontrol ederek alabilme farkındalığına sahip olarak teknolojik araçları
kullanmaktır.
Çevreci Kullanım: Çevreci kullanım; teknolojik araçların gereksiz yere kullanılması halinde küresel ısınmayı artıracağının bilincinde olarak teknoloji araçlarını uyku modunda bırakmaktan, gereksiz yere arama motorlarını kullanmaya
kadar olumsuz etkinin farkında ve dikkatinde olarak teknolojiyi kullanmaktır.
Yasal Kullanım: Yasal kullanım; teknoloji araçlarının yasalar tarafından suç
olarak nitelendirilen bir davranışı gerçekleştirmeye sebep olmayacak şekilde
kullanmaktır.
Dürüst Kullanım: Dürüst kullanım, teknolojik araçları kullanırken kimsenin
hukuki ya da ahlaki hakkını çiğnemeden kullanmaktır. Bu konuda özellikle
telif hakları meselesi üzerinde ısrarla durulması gereken önemli bir konudur.
Telif hakları konusunda ortak bir bilince sahip olunması ve kopya çalışmalardan uzak durulması hem gerçek eser ve çalışma sahiplerinin hakkının doğru bir
şekilde teslim edilmesi, hem kopyacılığın talep görmemesinden dolayı devam
edememesi, hem de gelecekte yapılacak çalışmaların önünün açılması anlamında önemli bir etken olacaktır.
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
42
Bilgili Kullanım: Bilgili kullanım, teknolojik aletlerin temel kullanım bilgisine ve becerilerine sahip olarak teknoloji kullanmak ve böylelikle teknolojik
aletlerin bilgili kullanımıyla yapılması gerekenleri daha kısa zamanda yapabilecek şekilde kullanmaktır. Bunun içerisinde on parmak klavye kullanmaktan
arama motorlarında etkin anahtar kelime yazmak veya Microsoft Word’un kısa
yollarını bilmekten Microsoft Excell’in işlevlerini öğrenmeye kadar çok geniş
yelpazede bilgi ve beceri yer almaktadır (Dinç, 2014b).
Teknolojinin Kötüye Kullanımı
Teknolojinin kötüye kullanımı; teknoloji araçlarını kullanma sonucunda bireyin fiziksel, psikolojik, sosyal ve zihinsel gelişiminin zarar görmesidir. Burada
gelişimin zarar görmesinin ne olduğunu açıklamakta fayda vardır. Gelişimin
zarar görmesi gelişimin doğal seyrinde ilerlememesi veya geriye doğru gitmesidir. Yani bireyin teknolojik araçları doğru olmayan şekilde kullanması sonucu
gelişiminin olması gerektiği gibi ilerleyememesi ya da mevcut bulunduğu durumdan geriye doğru gitmesi, gelişimsel kazançlarını kaybetmeye, yaşına özgü
gelişim görevlerini yerine getirmemeye başlamasıdır. Bu noktada önce her gelişim boyutuna göre gençlik dönemi için gelişim görevlerinin neler olduğuna
yer verilecek sonrasında ise her gelişim boyutuna göre kötüye kullanımın nasıl
olabileceği incelenecektir.
Gençlik dönemindeki bir bireyin gelişimin dört boyutuna göre (fizyolojik, psikolojik, sosyal, zihinsel) on gelişim ödevini tamamlaması beklenir:
Her iki cinsten bireylerle yeni ve daha olgun ilişkilere sahip olması,
Erkeklik ya da kadınlık rollerini kazanmış olması,
Beden yapısını kabul etmesi ve bedenini etkili olarak kullanması,
Ebeveyninden ve diğer yetişkinlerden duygusal anlamda bağımsız olması,
Ekonomik bağımsızlık anlamında belli bir güven kazanması,
Bir meslek seçip ona hazırlanması,
Evliliğe ve aile hayatına kendini hazırlaması,
Dinç / Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
43
Toplumsal sorumluluğa sahip bir birey olarak gerekli olan zihinsel yeteneğe
ve anlayışa sahip olması,
Sosyal sorumluluk davranışlarını göstermeyi istemesi ve başarması, davranışlarını düzenleyeceği bir etik sistemi ve değerleri benimsemesi (Slee, 2002).
Selverstone (1989), bu on gelişimsel ödevin dört genel kategoride toplanabileceğini söylemiştir:
1. “Ben kimim?” sorusunun cevabını içeren kimlik,
2. Yaşıtlarıyla ilişki kurmayı içeren irtibatlılık,
3. Kontrol ve hâkimiyet anlayışını geliştireceği güç,
4. Önceki üç ödevi birleştirerek gerçekleştirebileceği ümit ve mutluluk.
Bu gelişim görevlerini yerine getirebilmek ve gerekli uyumu sağlamak için ise
aşağıda yer alan şartlar gerekmektedir: (1) Gencin mutlu olması, anksiyete ve
stres içinde olmaması; (2) Sosyal çevre tarafından kabullenme ve değer verilme;
(3) Frustrasyon (hayal kırıklığı) karşısında tolerans gösterebilme yeteneği ve
stres yaratan durumlara uyum sağlayabilme. Bu şartlar engellendiğinde ergende gerilim başlar. Gerilim yaratan faktörler dış çevreden olduğu gibi gencin iç
dünyasından da gelebilir. Motivler ve ihtiyaçlar engellendiğinde, genç yeniden
uyum sağlamak zorunda kalır. Statü, güvenlik, kabul edilme, evden ve aileden
bağımsız olma, özgür düşünen bir yetişkinmiş gibi kabul görme, ekonomik bağımsızlık kazanma, ilk davranış normlarının ve kişisel değer yargılarının değişmesi ve gelişmesi, biyolojik ihtiyaçlarının ve özellikle cinsiyetle ilgili ihtiyaçlarının tatmini gibi yeni durumlara uymaya çalışır (Kozacıoğlu, 1986).
Söz konusu bütün gelişim ödevleri ve gelişim ödevlerinin gerçekleşebilmesi için
gerekli uyum sağlama süreci ile ilgili verilen bilgilerden sonra teknoloji bağımlılığı gelişim boyutlarının her birine göre nasıl kötüye kullanılabilir üzerinde durulacaktır. Ancak bu bölümde teknoloji bağımlılığı değil teknoloji kötüye kullanımı
tartışılacağından teknoloji bağımlılığının fiziksel olarak uyku bozuklukları, sırt
ağrıları ve göz yanmalarına yol açması; psikolojik olarak kaygı, depresyon, stres,
madde bağımlılığı ve OKB (obsesif kompulsif bozukluk) gibi rahatsızlıklara sebep olması (Dinç, 2014a; Siyez, 2014) üzerinde ayrıca durulmayacaktır.
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
44
Fiziksel Gelişim ve Teknoloji Kötüye Kullanımı
Fiziksel gelişim söz konusu olduğunda teknoloji kötüye kullanımı çerçevesinde risk olarak değerlendirilebilecek üç mesele göz önünde bulundurulmalıdır.
Bunlardan birincisi uyku, ikincisi yemek, üçüncüsü spordur.
Teknoloji kötüye kullanılmaya başlandığında genelde ilk fedakârlık uykudan yapılmaktadır. Gençler daha fazla televizyon seyredebilmek, daha fazla internete
girebilmek, daha fazla dijital oyun oynayabilmek ya da arkadaşlarıyla daha fazla
cep telefonları üzerinden mesajlaşabilmek için daha az uyumaktadırlar. Nitekim konuyla alakalı “2003 yılında İngiltere’de yapılan bir ankete göre her üç
çocuktan ikisi yeterince uyumamakta ve her sekiz çocuktan biri yetişkinler için
önerilen 8 saatten bile daha az uyumaktadır. Japonya’da 2004 yılında yapılan bir
anket ise 10 yaşın altındaki her üç çocuktan birinin gece saat 10’a kadar uyumadığını ve aynı yaş grubundan %17’sinin sıkıntısını ertesi gün çekmek üzere gece
11’den sonra da uyanık kaldığını göstermektedir.” (Palmer, 2010). Teknolojinin
kötüye kullanılması sebebi ile uykudan yapılan fedakârlık ise bireyin hem uyku
hem de uyanıklık yaşantılarını olumsuz etkilemekte ve dolayısıyla fiziksel ve
psikolojik sağlığına zarar vermektedir. Hem klinik hem de hayvan çalışmalarında uykusuzluğun saldırganlık ve dürtüsellikte artışa yol açtığı bildirilmiştir.
Bir gece uykusuz bırakılan sağlıklı bireylerde, huzursuzluk ve duygusal oynaklık
gözlendiği (Roth, Kramer ve Lutz, 1976) ve saldırganlık düzeyinde artış olduğu
ileri sürülmüştür (Cutler ve Cohen, 1979). Çocuklarda ve ergenlerde saldırganlığın uyku yoksunluğu ile ilişkili olduğu (Chervin, Dillon, Archbold ve Ruzicka,
2003), uyku bozukluğunun tedavi edilmesi ile davranım sorunlarında iyileşme
olduğu bildirilmiştir (Ali, Pitson ve Stradling, 1996; Dahl, 1997). Çocuklarda
uyku bozuklukları önemli fiziksel (gelişme geriliği ve zekâ gelişiminde gerilik
gibi) ve davranışsal bozukluklara (dikkat eksikliği-hiperaktivite sendromu vb.)
yol açabilmektedir (Bülbül, Kurt, Ünlü ve Kırlı, 2010).
Teknoloji kötüye kullanımında yine en önemli fedakârlık yapılan konulardan
birisi de yemektir. Burada kötüye kullanım üç şekilde olmaktadır. Birincisi daha
uzun süre teknolojik araçlar kullanmak için gençlerin yemeğe vakit ayırmamaları, sonuçta da az ve yetersiz beslenmeleridir. İkincisi yine daha uzun süre kullanmak için ne yediklerini ve ne kadar yediklerini bilmeden teknoloji araçların
karşısında sağlıksız bir şekilde beslenmeleri ve buna bağlı aşırı kilo ve obezite
gibi sorunlar yaşamalarıdır. ÔéĜ(Ĝ-Ĝ ise uzun süre teknoloji araçlarını kul-
Dinç / Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
45
lanmaya bağlı olarak teknolojik araçlarda yer alan hazır gıda reklamlarından
etkilenerek sağlıklı gelişimleri için ihtiyaç duydukları gıdalardan ziyade reklamı yapılan sağlıksız gıdaları tercih etmelerine sebep olan yapay bir ihtiyaç
duyma durumudur. Nitekim gençlerin tüketim alışkanlıkları konusunda Business Week Türkiye tarafından 2007 yılında yapılan bir araştırmada gençleri
etkileyen mecralar, başta internet olmak üzere, çok büyük çoğunlukla teknoloji
araçlarıdır. Bu etkinin sonucunda da en çok kullandıkları tüketim ürünleri ile
ilgili yapılan bir araştırmada sonuç olarak çikolata, gofret, cips, sakız, şeker gibi
şeker oranları yüksek, besin değeri düşük gıdaların gençlerin kullandığı tüketim ürünleri arasında ağırlıkta olduğu ortaya çıkmıştır (Engin, 2014).
Teknoloji kötüye kullanımı ve fiziksel gelişim anlamında üçüncü mesele ise
spordur. Spor, gençlerin hareket imkânlarının şehir hayatında azalmasının yanı
sıra daha uzun süre teknoloji araçlarını kullanabilme motivasyonuyla da her
geçen gün hayatlarından çıkardıkları ya da azalttıkları bir noktaya gelmiştir.
Hâlbuki sporun fiziksel ve psikolojik sağlığın korunması kadar öğrenme ve
sosyal uyum davranışlarının gelişimine faydalı olması konusunda çok sayıda
araştırma vardır (Er, Çamlıyer, Çamlıyer Çobanoğlu ve Er, 1999; Ersoy, 2004;
Kuter ve Kuter, 2012; Küçük ve Koç, 2010). Dolayısıyla teknolojik araçları daha
uzun süre kullanabilmek amacıyla spor yapmayı bırakan ya da ihtiyacından
daha az yapar hâle gelen bir genç, sporun özellikle içinde bulunduğu dönem
için alternatifsiz faydasından mahrum kalmaktadır.
Psikolojik Gelişim ve Teknoloji Kötüye Kullanımı
Psikolojik gelişim anlamında bireyin kendini ilgileri, yetenekleri ve kabiliyetleri doğrultusunda tanıması, geliştirmesi ve kabul etmesi beklenir. Ancak hiç
şüphesiz bu zaman alan, emek ve sabır isteyen bir süreçtir. Sağlıklı olan; kişinin kendini gözlemesi, kendiyle alakalı farkındalığını artırmak için okumalar
yapması ve çevresinden, özellikle de büyüklerinden, destek ve tavsiyeler alması,
kendi ilgisi, yeteneği ve kapasitesi konusunda kendini denemesi gibi çok boyutlu bir uğraşı içerisine girmesidir. Ancak böyle yaparsa kendini tanıyabilir, dinleyebilir, anlayabilir, geliştirebilir ve sonrasında kabul edebilir. Bununla beraber
Kaiser Family Foundation’ın 1999 yılında 8-18 yaş aralığındaki iki binden fazla
gençle yaptığı araştırmaya göre söz konusu yaş grubu günde 6 saat yirmi dakika
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
46
teknoloji araçları kullanıyordu. Aynı vakfın 10 yıl sonra 2009’da yaptığı araştırmada bu süre günde 10 saat 45 dakikaya ulaşmıştı (Chatfield, 2013). Aradan
geçen 5 yılda bugün gelinen noktanın ne olduğunu bilmiyoruz. Herhangi bir
artışın olup olmadığını bilmemekle beraber günlük gözleme dayanarak azalma olmadığını söyleyebiliriz. Her gün uyumak, yemek yemek, işe ya da okula
gitmek zorunda olan ve bunlara vakit harcayan bir kişi üstüne 10 saatten fazla
teknoloji araçlarını kullanırsa kendini tanımak, dinlemek, anlamak, geliştirmek
ve kabul etmek için nasıl ve ne kadar zaman bulabileceği bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlar olmadan da duygularını yönetebilmesi, iradesini
güçlendirip kendine söz geçirebilmesi, bir hedefe odaklanıp peşinden gidebilmesi çok zor ya da mümkün olamayacaktır. Dolayısıyla teknolojinin kullanımı
kişinin psikolojik gelişimi anlamında kendini tanımasına mani oluyorsa kötüye
kullanım söz konusudur.
Sosyal Gelişim ve Teknoloji Kötüye Kullanımı
İnsan insan içine doğar, insan ile yaşar. İnsan insanla vardır. Dolayısıyla etrafında
yakın çevresi de uzak çevresi de olacaktır. Yakın çevre insanın sıklıkla görüştüğü
ve bir sebeple ilişki kurduğu insanlardır. Uzak çevre ise insanın seyrek olarak
belki hayatında bir defa karşılaştığı ve bir şekilde iletişim kurduğu insanlardır.
Her insanın işine ve kişiliğine, ülkesine ve kültürüne göre yakın çevresi ve uzak
çevresi sayı olarak değişebilir. Ancak değişmeyen/ değişmemesi gereken bir şey
vardır ki o da sağlıklı sosyalleşmenin belirtisi olarak yakın çevresiyle düzenli
ve derinlikli, uzak çevresiyle de seviyeli ve mesafeli bir ilişki kurmasıdır. Hem
yakın çevresiyle ilişkisinde ve iletişimde, hem de uzak çevresiyle ilişkisinde ve
iletişiminde duygularını, düşüncelerini ve ihtiyaçlarını kırmadan ve kırılmadan
ifade edebilmelidir. Yani bir tek kendini gözeterek ve muhatabını yok sayarak
karşısındakini kırmadığı gibi, kendisini yok sayıp muhatabını yücelterek benliğini de örselememeli, kendisini de kırmamalıdır. Hiç şüphesiz ifadesi kolay
olsa da bütün bunlar toplum içerisinde insanlarla ilişki ve iletişim kura kura
geliştirilmesi gereken sosyal becerilerdir. Beceriler bilgiden farklıdır ve yaparak
öğrenilir. Sosyal becerilerin de gelişmesi ancak sosyal beceri pratiğiyle mümkün
olacaktır. Bu konuda da sağlıklı sosyal becerilere sahip olmak isteyen bir kişi
toplumun içerisinde yer alarak, toplumun kültürünü, gelenek ve göreneklerini,
toplumun kabullerini ve retlerini bilerek ilişkilerini şekillendirmelidir. Hiç şüp-
Dinç / Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
47
hesiz bunun için yaşantı yani tecrübe çok önemli ve vazgeçilmezdir. Şayet bir
kişinin teknolojik araçları kullanımı yakın ve uzak çevresini tanımayı ve anlamayı zorlaştırıyor ya da kendisini yakın ve uzak çevresine tanıtmasını ve anlatmasını zorlaştırıyorsa o noktada teknolojinin kötüye kullanımı var denilebilir.
Zihinsel Gelişim ve Teknoloji Kötüye Kullanım
Zihinsel gelişimin sağlıklı olabilmesi için bilgi sevgisinin olması, doğru ve faydalı bilginin peşinde olmak ve bilgi ahlakının olması gereklidir. Burada bilgi ve
malumat arasında fark olduğunun altını çizmekte fayda vardır. Malumat olaylar
üzerinden döner, bilgi ise fikirler üzerinden büyür. Malumatın hep kısa vadeli
son kullanma tarihleri vardır; bilginin ise ya uzun vadeli son kullanma tarihi
vardır ya da son kullanma tarihi yoktur. Malumat öğrenecek kişiyi hiçbir şekilde
ilgilendirmez; bilgi, öğrenecek kişiyi bugün ya da yarın bir şekilde ilgilendirir.
Bu ayrımla bakıldıktan sonra sağlıklı zihin gelişimine sahip olmak isteyen birey
fiziksel sağlığı için düzenli olarak midesini beslemek zorunda olduğu gibi zihinsel sağlığı için de zihnini düzenli şekilde beslemelidir. Fiziksel sağlığı için midesine mikroplu ve pis yiyecek koymaması gerektiği gibi zihnine yanlış ve zararlı
malumat koymamalıdır. Fiziksel sağlığı için yeteri kadar yiyecek tüketmeli, aşırı
yiyecek tüketmemeli ve faydasız yiyeceklerle zihnini doldurmamalı iken zihinsel
sağlığı için de zihnini faydasız ve aşırı malumatla doldurmamalıdır. Şayet teknoloji kullanımı kişinin zihinsel kapasitesini boşa kullanacak şekilde malumatla
doldurmasına sebep oluyor ve bilgi o kapasitenin içerisinde kendine yer bulamıyorsa, yanlış ve zararlı bilgiler kişinin hayat kalitesini olumsuz etkiliyorsa veya
zihin seyredilip unutulan eğlence görüntüleriyle dolmuş ve bilgi sevgisi kaybedilmiş ise teknolojinin kötüye kullanımı söz konusudur. Bütün bunların ardından tabi ki bilgi tek başına yetmeyecektir. Çünkü “bilginin niceliksel, mekanik
boyutu insan tecrübesini en önemli yönlerini bilmeye, anlamaya ve idrak etmeye
yetmemektedir” (Kenan, 2009). Bu nedenle bilgiye değer ve ahlak katmak şarttır.
Bilginin ahlakı ise doğru ve faydalı bilginin uygulanması, mutlaka bir şekilde
davranışa dönüşmesi, bilen kişiye ya da bir başkasına faydalı olmasıdır. Aksi takdirde Yunus Emre’den ilhamla “Bu nice bilmektir?”
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
48
Teknoloji Ne Zaman Bağımlılık Olur?
Eylemsel bağımlılık alanında önde gelen bilim insanlarından olan Griffiths’e
(2013) göre altı kritere uyan her davranış eylemsel bağımlılık olabilir. Bunlar,
dikkat çekme, duygu durum değişimi, tolerans gelişimi, geri çekilme belirtileri,
çatışma ve nüksetmedir.
Dikkat çekme; bir davranışın kişinin hayatındaki en önemli şey hâline gelmesi
ve kişinin fiziksel ya da zihinsel olarak devamlı o davranışla meşgul olmasıdır.
Duygu durum değişikliği; belli bir davranışın duygu durum değişimi için düzenli
olarak kullanılmasıdır. Burada kullanım amacı bazen daha canlı ve heyecanlı hissetmek olabilirken bazen de aynı davranış tam tersi bir duygu durum için kullanılabilir.
Tolerans; duygu durumun değişiminde aynı etkiyi sağlamak için kişinin her
seferinde davranış sıklığını, süresini vs. artırmasıdır.
Geri çekilme belirtileri ise davranış engellendiğinde ya da herhangi bir sebeple
gerçekleşmediğinde kişinin fiziksel ve psikolojik zorlanmalar yaşamasıdır; baş
ağrıması, kaygı hissedilmesi, terleme, baş dönmesi gibi.
Çatışma; kişinin bir davranışı yüzünden devamlı olarak işinde ya da aile içi ilişkilerinde sorunlar, tartışmalar ve çatışmalar yaşamasıdır. Bu sorunlardan dolayı
davranışı bırakmak istese bile hatta bunun için sözler verse bile bırakamaz.
Nüksetme ise davranışı bırakmanın ardından yeniden başladığında bağımlı gibi/olarak kullanmaya başlamasıdır. Bireyin herhangi bir teknoloji aracını
yukarıdaki kriterlere uyacak şekilde kullanması teknoloji bağımlısı olması demektir. Ancak meseleyi biraz daha somutlaştırmak ve daha netleştirmek için bu
noktada teknoloji bağımlılığı alt grupları ve bu araçların ne zaman bağımlılık
olabileceği ile ilgili ölçülere yer verilecektir.
Teknoloji Bağımlılığı Alt Grupları
İnternet Bağımlılığı
Problemli Online Kumar: Gelirine göre ciddi kayıplar olmasına rağmen oynamak için aşırı arzu ve istek duyulması ve bırakmaya çalışılmasına rağmen
bırakılamamasıdır.
Dinç / Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
49
Problemli Online Cinsellik: Aşırı zihinsel meşguliyet ve aşırı zaman harcama ile seyreden online cinsel uğraşıdır.
Problemli Online Alışveriş: Alışverişin kendisiyle aşırı meşguliyet ve ihtiyaç
dışı veya fazlası alışveriş problemlidir.
Problemli Online Gezinti: İnternetin denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanımına problemli online gezinti denir.
Problemli Sosyal Medya Kullanımı: Gerçek hayatının önüne geçecek ve
günlük hayatını aksatacak şekilde sosyal medya kullanma, gerçek ihtiyaçlarını sosyal medya üzerinden karşılamaya çalışma ya da gerçek kimliğini sanal
kimliğinin arkasında kalacak şekilde sosyal medyayı kullanma veya aşırı zaman harcama problemli kullanımdır.
Problemli Ekran Kullanımı: Gündelik yaşamını ve sorumluluklarını aksatacak şekilde ekran kullanımı problemli kullanımdır.
Problemli Dijital Oyun Oynama: Gündelik yaşamını ve sorumluluklarını
aksatacak şekilde ekran kullanımı problemli kullanımdır.
Problemli Mobil Cihaz Kullanımı: Fiziksel, sosyal, psikolojik ve zihinsel gelişimi olumsuz etkiliyorsa buna problemli mobil kullanımı denir (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu [BTK], 2014).
Gençlerin Teknoloji Bağımlılığında Risk Faktörleri
Gençlerde bariz bir şekilde daha fazla olsa da her insanın üç önemli ihtiyacı
vardır. Bu ihtiyaçlardan birincisi enerjisini sağlıklı bir şekilde açığa çıkarmak,
ikincisi kendisini gösterebilmek, ifade edebilmek ve üçüncüsü de akranlarıyla
sosyalleşebilmektir.
Birinci ihtiyaç olan enerjisini sağlıklı bir şekilde açığa çıkarma meselesi özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için her geçen gün daha zor hale gelmektedir.
Değişen yaşam şartları daha çok gıda ile özellikle de şeker oranı yüksek, işlenmiş gıdalarla beslenmeyi normalleştirmiştir. Hazır yiyecekler, çikolatalar, şekerler,
fast-food tarzı beslenmeler günlük beslenmenin bir parçası olmuştur. Bununla
beraber daha az hareketin olduğu yeni bir yaşam tarzı oluşmaktadır. Gençlerin
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
50
büyük çoğunluğu daha küçük evlerin yapıldığı, uzun yürüyüşlerin imkânsız olduğu sokaklardan oluşan, geniş parkların ya da meydanların her geçen gün azaldığı
şehirlerde yaşamaktadır. Bu kadar enerji veren yiyeceklerin yenmesinin ardından
o enerjinin sağlıklı bir şekilde açığa çıkabileceği zemini bulamaması, enerjinin
sağlıksız bir şekilde açığa çıkmasına yol açacaktır. Nasıl ki vücut aldığı gıdaların
posasını atamadığında sıkıntı yaşar ve posa atılmadan rahat edemezse gıdadan
vücuda giden enerji de vücuttan atılmadan bünye rahat edemez. Bu noktada teknoloji kötüye kullanıldığında gençliğin enerjilerini sağlıksız bir şekilde boşaltmalarına zemin hazırlamaktadır. Yani gençler sağlıklı bir zeminde boşaltmaya
imkân bulamadıkları enerjilerini teknolojik araçları kullanarak sağlıksız bir şekilde şiddet ve cinsellik üzerinden boşaltmaktadırlar. Çünkü “Bu nesil cinselliğin,
estetik ve pornografik materyalleri ile direkt karşı karşıya geldi. Daha önceki nesillerden daha fazla cinsel uyaranla karşı karşıyalar.” (Bayhan, 2014).
İkinci ihtiyaç kendini gösterebilmek ve ifade edebilmek ihtiyacıdır. Gençlik döneminin en önemli sorularından “Ben normal miyim?”, “Ben kimim?” ve “Ben
nereye gidiyorum?” sorularını genç birey kendine sorarken kendini çevresine
göstermek ve aldığı geri bildirimler doğrultusunda kendini şekillendirmek ihtiyacı duyar. Bu noktada gencin kendini göstermeye, kendini beğendirmeye, onay
almaya ihtiyacı vardır. Ayrıca yine kendini kelimeler ya da nesneler/eserler veya
işler üzerinden de ifade etmeye ihtiyacı vardır. Günlük hayatın rutininde kişiler
arası ilişkiler birbirine uzaklaşıp soğudukça gençler ihtiyaçlarını en yakınları
olan anne-babalarından, komşu ya da akrabalarından karşılayamadıklarından
teknoloji araçları üzerinden kendilerini göstererek ve kendilerini ifade ederek
karşılamaya çalışmaktadırlar. Nitekim bu doğrultuda sosyal medya ve kişisel
blogların kullanımı oldukça hızlı bir şekilde hem sayı olarak hem de geçirilen zaman olarak artmıştır. Özellikle gençler kendilerini ifade edebilmek ya da
kendilerini ifade eden gençleri takip edebilmek için blogları ve sosyal medya sitelerini kullanmaktadırlar. Nitekim Ayşe Aslı Sezgin’in (2014) Türkiye’de sanal
ağ günlükleri (bloglar) üzerine yaptığı çalışmada en çok tıklanan blogların birinin “içini dökmek”, diğerinin dünyada ve ülkemizde özellikle sanat ve sansür
konularıyla ilgili gelişmeleri “eleştirmek”, bir başkasının da güncel gündem ve
yazarın “okuduğu kitaplar ve seyrettiği filmlerle” ilgili düşüncelerini paylaşma
amacıyla kurulmuş olması gençlerin kendilerini ifadeye ne kadar ihtiyaçlarını
olduğunu göstermesi bakımından manidardır.
Dinç / Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
51
ÔéĜ(cü ihtiyaç akranlarıyla sosyalleşebilme ihtiyacıdır. Her birey akran grubu
içerisinde kendini daha rahat ve anlaşılır hisseder. Özellikle de bugün teknolojik
gelişmelerin çok hızlı bir şekilde günlük hayatı ve dünyayı değiştirmesine paralel
olarak gittikçe artan kuşak farkı, aralarında yaş farkı olan insanların hayata, olaylara ve insanlara bakarken aynı bakış açısından bakmasını veya aynı dili konuşup
birbirlerini anlamalarını zorlaştırmaktadır. Ölmek istediğini söyleyen yaşlı bir
beyefendiye sebebi sorulduğunda bütün akranlarının öldüğünü, kendisinin konuşup dertleşebileceği, kendisini anlayacak kimsenin kalmadığını söylemesi sosyalleşme ihtiyacı gençlere göre nispeten daha az olması beklenen yaşlılarda bile
bu ihtiyacın ne kadar önemli olduğunu göstermesi açısından manidardır. Dolayısıyla gençler akranlarıyla bir araya gelmek, sosyalleşmek, paylaşımda bulunmak
isterler. Bu ihtiyaçları gerçek dünyada karşılanmadığında ise çözüm olarak sanal
dünyaya yönelirler. Nitekim konuyla alakalı yapılan çalışmalar da özellikle sosyal medyanın bu kadar yaygın olarak kullanılmasının en önemli sebeplerinden
birinin yalnızlık duygusunun yok edilmesi ve arkadaş edinme ya da arkadaşlarla
iletişim kurma imkânını sağlaması olduğunu ortaya çıkarmıştır (Kuşay, 2013).
Söz konusu risk faktörleri fizyolojik, psikolojik ya da sosyal anlamda bariz herhangi bir problemi olmayan her genç için geçerlidir. Bunun ötesinde teknoloji
bağımlılığı söz konusu olduğunda belli sorunlar teknoloji bağımlılığı anlamında kişileri veya grupları riskli hâle getirmekte ve teknoloji bağımlılığının ortaya
çıkmasını, ilerlemesini kolaylaştırmakta, tedavi ve rehabilitasyon sürecini de
zorlaştırmaktadır.
Bu risk faktörlerinden birincisi yaştır. Problemli kullanım ne kadar erken yaşta
başlarsa bağımlılık olasılığı o kadar artmaktadır. Ancak teknoloji bağımlılığı
konusunda en kritik yaş grubu 12-18 yaş arasındaki ergenlerdir (Cömert ve
Ögel, 2009; Öztürk ve ark., 2007). Morahan-Martin ve Schumacher (2000)
ile Wang (2001) tarafından yapılan iki ayrı araştırmada erkek kullanıcıların
kadın kullanıcılara oranla bağımlılık düzeylerinin daha yüksek olduğunu tespit
edilmiştir (akt., Günüç, 2009). Ancak burada cinsiyeti risk faktörü olarak ele
almaktan ziyade erkeklerin problemli internet kullanımı üzerinde daha çok durulmasının faydalı olacağını belirtmek gereklidir.
Teknoloji bağımlılığında ikinci risk faktörü başka bir patolojinin varlığıdır.
Nitekim dürtü kontrol bozukluğu ya da madde bağımlılığı sorunu olanların
interneti daha aşırı ve patolojik düzeyde kullanma eğiliminde oldukları araştır-
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
52
malarda yer bulan tespitler arasındadır (Arısoy, 2009). Ülkemizde yapılan bazı
çalışmalarda ise özellikle genç yaş grubunda dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu, sosyal fobi, hafif depresyon varlığında veya ailede bağımlılığa yatkınlık
söz konusu olduğunda riskli internet kullanımının görülebileceği belirtilmiştir
(Kurtaran, 2008; Odabaşıoğlu ve ark., 2007).
Teknoloji bağımlılığında üçüncü risk faktörü sosyal ilişkiler ve sosyal becerilerdir. Konuyla ilgili ilgilenilmeyen, aile içerisinde sağlıklı ve güvenli bir ortamı
bulamayan veya aile içerisinde çatışma yaşayan, sosyal kayıp yaşamış, az arkadaşı olan, akrabalarıyla samimi ilişkileri olmayan, okulda başarısız olan çocukların
interneti bir kaçış, atlatma aracı olarak kullanma yoluna gidebildiği ve bu çocukların bilgisayar oyunlarının ve internetin olumsuz etkilerinden en çok zarar
görenler olduğu ifade edilmektedir (Bayraktutan, 2005; Kelleci, 2008).
Teknoloji bağımlılığında dördüncü risk faktörü aile içerisinde babanın fiziki
ya da manevi yokluğudur. Babasını kaybeden ya da babası devamlı bir sebeple
ev dışında olan özellikle ergenlik dönemindeki erkek çocuklarda teknoloji bağımlılığı sık görülen bir problemdir. Bu çocuklar için teknoloji, eğlenceli vakit
geçirmenin yanı sıra erkekliklerini tamamlamada gerek davranış gerek duruş
anlamında model alabilecekleri veya kendilerini gerçekleştirebilecekleri oyun
figürleri bulabildikleri, çözemedikleri sorularına cevap aradıkları, kendilerini
erkek olarak gösterebildikleri ve böylelikle önemli bir ihtiyaçlarını karışıldıkları
alternatif bir yaşam alanıdır (Turkle, 2008).
Teknoloji bağımlılığında beşinci risk faktörü olumsuz/bağımlı arkadaş çevresidir. Arkadaş yokluğu teknoloji bağımlılığına götüren sosyal bir neden olabildiği
gibi bağımlı arkadaş varlığı da bu anlamda sosyal bir neden olabilir. Nitekim
sigara, içki bağımlılığı gibi diğer madde bağımlılıklarında olduğu gibi teknoloji
bağımlılığında da gençlerin internet ile çoğu zaman, arkadaş ortamına uymak
ya da merak sebebiyle tanıştığı ifade edilmiştir.
Çünkü özellikle ergenler ve gençler arkadaşlarının çoğunu internet üzerinden
bulabilmekte ve internet üzerinden birbirleriyle iletişim kurabilmektedirler. Bu
nedenle kişi her ne kadar aşırı teknoloji kullanımının farkına varıp kendini engellemek istese bile arkadaş ortamını kaybetmemek ya da arkadaş ortamından dışlanmamak için aşırı internet kullanmayı tercih etmesi gerekebilir (Günüç, 2009).
Dinç / Teknoloji Bağımlılığı ve Gençlik
53
Teknoloji bağımlılığında altıncı risk faktörü modellemedir. Kullanıcılar, çevrelerindekilerin özellikle de anne-babalarının eğlenme, dinlenme ve sorunlarını
unutma veya çözme yolu olarak teknolojiyi kullandıklarını görerek aynı amaçlar için kullanmayı öğrenebilir (Beard, 2005).
Sonuç
Sonuç olarak gençlerin teknoloji ile bağımlılıktan uzak, doğru ve sağlıklı bir
ilişki kurmaları bekleniyor ve isteniyor ise öncelikli olarak teknoloji bağımlılığına sebep olan risk faktörlerini ortadan kaldırmak gerekmektedir. Bu risk
faktörlerinden en önemlileri gençlerin enerjilerini sağlıklı bir şekilde boşaltabilecekleri, kendilerini gösterebilecekleri ve ifade edebilecekleri, akranlarıyla
sosyalleşebilecekleri zeminlerin ve imkânların olmamasıdır.
Bu zeminlerin ve imkânların hazırlanması teknoloji bağımlılığını önleme konusunda atılması gereken ilk adımlardan olmalıdır. Ancak bu imkânları ve zeminleri hazırlarken ulaşılabilir olması, ekonomik olması, gençlerin ihtiyacına uygun
olması gibi özellikleri gözetmek şarttır. Çünkü özellikle internet bağımlılığının
bu kadar hızlı bir şekilde yayılmasının en önemli sebebi ulaşılabilir, ekonomik ve
ihtiyaca uygun olmasıdır. Dolayısıyla gençlerin ulaşmak için ciddi vakit ve emek
harcayacakları, maddi anlamda zorlanarak faydalanabilecekleri ya da kendilerine
uygun olmayan şartlarda ve içerikte hazırlanmış zeminlere teveccüh etmelerini
beklemek yanlış bir yatırımın ötesinde zaman kaybı ve boş bir ümittir.
Bunların yanında ve ötesinde psikopatolojilere bağlı olarak ortaya çıkan (özellikle de DEHB, depresyon ve sosyal fobi) teknoloji bağımlılığı ile ilgili olarak
koruyucu ve tedavi edici ruh sağlığı hizmetlerinin internet ve teknolojinin girdiği her yere girmesini sağlamak da önemli bir adım olacaktır.
Anne-babaların televizyon ekranı üzerinden sergiledikleri kötü örnekliğin sonucu olarak ortaya çıkan teknoloji bağımlılığı konusunda da anne-babaları bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve toplumun üreten, yararlı bir bireyi haline getirmeye yönelik sivil toplum çalışmalarını desteklemek de mutlaka göz önünde
bulundurulması gereken bir diğer önemli noktadır.
Teknoloji bağımlılığının yayılmasında en önemli sebep olan akran etkisini tam
tersine çevirmek ve pozitif akran kültürü oluşturmaya dönük yayınlar, mater-
GENÇLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
54
yaller, siteler, uygulamalar, programlar ve sorumluluklar üretilmeli ve değişmez
bir gerçek olan akran etkisinin yıkıcı değil yapıcı olarak gençlerin hayatında var
olması sağlanmalıdır.
Bütün bunlarla beraber bugünün dünyasının yadsınamaz bir gerçeği olarak
gençler yine de teknoloji ile yoğun bir mesai harcayacaklarından gençlerin faydalanabilecekleri pozitif içeriğe sahip teknoloji araç ve donanımlarının hem
sayı olarak hem de yaygınlık olarak mümkün olduğu kadar çok gence ulaşmasına dönük adımların atılmasına önem verilmelidir. Teknolojiyi doğru ve faydalı
kullanmaya yönelik küresel ve ulusal ölçekteki örneklikleri gençliğin dünyasına
sokmak ve söz konusu gençler üzerinden doğru ve faydalı kullanımı teşvik etmek ve ödüllendirmek de bir diğer önemli önleme çalışması olacaktır.
Güvenli internet ve teknoloji kullanımı konusunda yapılan ve yapılacak olan
çalışmaların ve uygulamaların halka ve özellikle de gençlere ulaşması konusuna
ağırlık verilmeli, güvenli internete tehdit ve tehlike olacak sitelerin, uygulamaların ve siber zorbalık türü davranışların mutlaka hızlı bir şekilde cezalandırılması konusunda gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasına ve uygulanmasına
öncelik verilmelidir.
View publication stats