Günlük Yaşam ve Stres Yönetimi
TÜSBAD
Türkiye Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi Türkiye Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi, 1(1), 2018, 48-56
1Kastamonu Üniversitesi, Tosya Meslek Yüksekokulu
2Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi
Sorumlu Yazar: Yasemin ÖZEL
E-posta adresi: ykeskin@kastamonu.edu.tr ORCID No: 0000-0002-6114-656X
Gönderi Tarihi: 28.05.2018 Kabul Tarihi: 09.07.2018
DERLEME
Günlük Yaşam ve Stres Yönetimi
Yasemin ÖZEL1
, Aysun BAY KARABULUT
2
ÖZ
Stres, insanların yaşamına olumsuz yönde etki eden bir faktör olmakla birlikte günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır. İnsan
gelişen, değişen ve gün geçtikçe daha karmaşık bir hal alan yaşam şartlarına uyum sağlarken stresle karşı karşıya kalmakta ve
karşılaştığı stresi önlemesi ise neredeyse imkansız hale gelmektedir. Günlük yaşamda maruz kalınan stres durumu kişinin hem
fiziksel, duygusal, davranışsal ve ruhsal sorun yaşamasına hem de kalıcı bir hastalığa yakalanmasına neden olabilmektedir. Bunun
yanı sıra maruz kalınan strese verilen tepkiler ise bazı zamanlarda bireyin yaşamını tamamen zorlaştırabilmektedir. Son yıllarda
sosyal bir sorun haline gelen stres, yaşamın her alanında ve ayrıntısında ortaya çıkabilmesinden ötürü stresin yok olması, yaşamın
son bulması anlamına da gelmektedir. Bu nedenle, bireylerin stresle yaşamayı öğrenmeleri ve olumsuz etkilerini en aza indirmeleri
için nasıl yöneteceklerini bilmeleri büyük önem arz etmektedir. Stresin yönetilebilmesi için ise, stresin ne anlama geldiğinin, nasıl
ortaya çıktığının, belirtilerinin ve sonuçlarının neler olabileceğinin, stresle baş etmek için neler yapılması gerektiğinin bilinmesi de
oldukça önemlidir. Etkili bir stres yönetimi, bireyin fiziksel ve ruhsal dengesini korumasına yardımcı olurken; problem çözme ve
karar verme yeteneğinin artmasına ve günlük yaşamda verimliliğinin yükselmesine olanak sağlamaktadır. Bu nedenle bu derleme,
stres, stresin oluşum mekanizması, belirtileri ve etkili stres yönetimi konularının önemine vurgu yapmak amacıyla yazılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Başa çıkma yöntemleri, Günlük yaşam, Stres
Daily Living and Stress Management
Yasemin ÖZEL1
, Aysun BAY KARABULUT
2
ABSTRACT
Stress is an indispensable part of everyday life as well as being a factor affecting people's life negatively. As people adapt to the
developing, changing, and increasingly complex living conditions of life, they are faced with stress and it is almost impossible to
prevent the stress they are facing. The stress situation experienced in everyday life can cause a person to suffer both a physical,
emotional, behavioral and psychological problem and a permanent disease. Moreover, the reactions that are exposed to the stress
can sometimes make the whole life of the individual difficult. The stress that has become a social problem in the last years means
that stress can disappear because life can come out in every area and detail, and that life ends. For this reason, individuals need to
learn how to live with stress and how to manage their negative impacts in the least. In order to be able to manage the stress, it is
very important to know what meaning of stress, how it occurs, what the symptoms are, what the consequences may be, and what
needs to be done to cope with stress. Effective stress management helps to protect one's physical and mental balance, it increases
the ability of problem solving and decision-making and increases the efficiency of daily life. For this reason, compilation is written
to emphasize the importance of stress, formation mechanism, statements and effective stress management.
Key words: Coping skills, Daily living, Stress
Günlük Yaşam ve Stres Yönetimi, 1(1), 2018
49 Türkiye Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi, 1(1), 2018
GİRİŞ
Stres, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır.
Günümüzde, yaşam gün geçtikçe daha karmaşık bir
hal almakta ve karşılaşılan stresi önlemek ise
neredeyse imkânsız hale gelmektedir (1).
İnsanların birbirleriyle ve çevreleriyle sürekli
etkileşim halinde olmaları nedeniyle stres
yaşamaları kaçınılmazdır (2). Stres, kişisel
farklılıklar ve psikolojik süreçlerin çevresel ve
toplumsal etkenlere karşı uyum sağlama davranışı
olup, kişi üzerinde psikolojik ve fiziksel baskı
yaratan herhangi bir çevresel etkenin organizmaya
yansıması sonucu ortaya çıkmaktadır. Bir başka
deyişle, organizmanın çevreyle etkileşime girmesi
sonucu fizyolojik ve psikolojik uyum halinin
bozulmasıyla meydana gelen duygusal gerilim ve
gerginlik olarak ifade edilmektedir (3-9). Diğer bir
tanıma göre ise stres; günlük yaşam rutininde
değişikliğe neden olan, uğraşılması zor bulunulan
bir duruma tepki olarak içsel yaşanılan deneyim
olarak da tanımlanmaktadır. Yaşamdaki iyi ya da
kötü zihinsel değişiklik ise, stresli durum olarak
ifade edilmektedir (1). Herhangi bir bireyde stresin
tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir
(2). Bu nedenle, günümüzde stres etkenine maruz
kalan çoğu insan, karşılaştığı birçok stresle baş
etmek ve bunun üstesinden gelmek zorundadır
(1,10). Stres çok yönlü bir kavram olmasından
dolayı, stres yaratan durumlarla karşılaşıldığında
ortaya çıkan duyguların fark edilmesi ve kontrol
altına alınmaya çalışılması genellikle zordur. Stresi
tanıma, duyguları uygun bir yöntemle yönetmeyi
öğrenme ve buna yönelik davranış sergileme
kişisel olarak stresle baş etmede oldukça önemlidir
(1).
Stresin her ne kadar dışsal nedenlerden
kaynaklandığı algısı hakim olsa da, aslında stres
içimizdedir (1). Bireyin yaşamındaki stresli
olaylar, sinir ve endokrin sistemini savaş ya da kaç
tepkisi oluşturmak için harekete geçiren olumsuz
çevresel uyaranlar olarak hizmet etmektedirler. Bu
tepki, anormal olarak daha uzun süre devam
ettiğinde, sinir ve hormonal aktivitede uzun süreli
yükselmeler, anormal vücut dokuları ve sistem
işlevine yol açmak için hücrelerin içindeki
gelişimsel gen ifadesinin değişmesine neden
olmaktadır. Fizyolojik stresin ortaya çıkması
sonucu bireyde hastalık, ağrı, hızlı yaşlanma ve
ölüm meydana gelebilmektedir (2). Ancak bir kişi
için stres yaratan bir durum, başka kişi için stres
yaratmayabilir. Çünkü herkesin bir durum
karşısında farklı tepki vermesi, insan olmanın
doğal bir parçasıdır (1,10). Bu nedenle, her bireyin
stresli bir durumu aynı koşullarda
deneyimlemediğini bilmek önemlidir. Yeni bir
doğum, okul yaşamı, evlilik, boşanma, bir aile
üyesinin ya da sevilen birinin kaybı, iş yaşamı vb.
deneyimler gibi bireylerin karşılaştığı “yaşam
olayları” çoğu kez bireyde stres yaratmaktadır
(1,11). Bu tür olayların birey üzerinde yarattığı etki
ise kısa ya da daha uzun süreli olabilmektedir.
Son yıllarda sosyal bir sorun haline gelen stres,
yaşamın her alanında ve ayrıntısında ortaya
çıkabildiği için stresin yok olması, yaşamın son
bulması anlamına da gelmektedir (11). Bireyin
Özel Y. ve ark.
Turkish Journal of Health Sciences and Research, 1(1), 2018 50
yaşam kalitesi ve işlevselliği ise büyük yaşam
olaylarından ziyade gündelik olaylardan daha fazla
etkilenmektedir (12). Özellikle günümüz
toplumlarında küreselleşme ve iktisadi alanda
liberalleşme, yoğun bilgi, iletişim ve teknoloji ağı
içerisinde kişinin karmaşık yaşam koşullarına
uyum sağlamaya çalışması, kendisini baskı altında
hissetmesine ve yıpranmasına sebep olmaktadır.
Bu bağlamda stres “modern toplumun hastalığı”
olarak da ifade edilmektedir (5). Bu yoğunluk
insanın tüm yaşamını etkisi altına alarak
özsaygısını ve verimini azaltmaktadır. Özellikle
bireyin konumu, çevresel faktörlerin durumu,
sosyolojik bakış açısı ile stresi tüm yönleriyle
değerlendirmek önemlidir. Bu nedenle, bireylerin
stresle yaşamayı öğrenmeleri ve olumsuz etkilerini
en aza indirmeleri için nasıl yöneteceklerini
bilmeleri gerekmektedir. Stresin yönetilebilmesi
için ise, stresin hangi anlama geldiğini, nasıl ortaya
çıktığını, belirtilerini ve sonuçlarının neler
olabileceği, stresle baş etmek için neler yapılması
gerektiğinin bilinmesi oldukça önemlidir (1).
Çünkü etkili bir stres yönetimi, kişinin fiziksel ve
ruhsal dengesini korumasına yardımcı olurken;
problem çözme ve karar verme yeteneğinin
artmasına ve günlük yaşamda verimliliğinin
yükselmesine olanak sağlamaktadır (1,11). Bunun
yanı sıra, stresin pek çok hastalığın meydana
gelmesinde önemli bir rol oynamasından dolayı,
sağlık profesyonellerinin en önemli hedefi, strese
neden olan faktörlerin tanımlanması ve genel
toplumdaki stresin azaltılmasıdır. Bunun yanı sıra,
stres düzeyini en alt seviyeye indirgemek, tıbbi
araştırma ve eğitimin odak noktası olmalıdır.
Toplumun stresle ilgili bilinçlenmesini sağlamak;
hastaneye başvuru sayısını azaltma, yaşam
kalitesinde artma, yaşam süresinin uzaması ve
ekonomik açıdan ciddi yarar sağlayabilir. Stresi
azaltmanın sağlık üzerindeki olumlu etkisinin yanı
sıra; daha fazla endüstriyel üretkenlik, daha mutlu
insanlar ve çok daha az suç üretebileceği
hedeflenmektedir (2). Bu nedenle bu derleme,
günlük yaşamda karşılaşılan stres, oluşum
mekanizması, belirtileri, günlük yaşamda
karşılaşılan stres kaynakları ve etkili stres yönetimi
konularının önemine vurgu yapmak ve bu konuda
yapılacak diğer çalışmalara katkı sağlamak
amacıyla yazılmıştır.
STRES OLUŞUM MEKANİZMASI
Stres, insanın çevresine göre şekillenen ve değişim
gösteren bir süreçtir. Stresle karşılaşılan her yeni
durumda kişinin ruhsal ve fiziksel sınırlarının
zorlanması sonucu ortaya çıkan tepkileri, çevresine
uyum sağlamasına ya da uyumsuzluk göstermesine
neden olabilmektedir. Organizmanın bu yeni
duruma uyum sağlamak için gösterdiği
reaksiyonlar, stres tepkisi olarak ifade edilmektedir
(13). Kişide strese neden olan etkenler ise stresör
olarak tanımlanmaktadır. Kişi hangi stresörle
karşılaşırsa karşılaşsın, hoşa giden ya da gitmeyen
bu etmene yanıt vermek durumundadır. Bu yanıt,
Selye tarafından “genel adaptasyon sendromu
(GAS)” ya da “biyolojik stres sendromu” olarak
kavramsallaştırılmıştır (5,6,13-15). Strese verilen
tepkiler, vücudun yaşamı tehdit eden durumlarla
baş etmek için biyolojik bir mekanizma sağlama
biçimidir. Başka bir deyişle, hayatta kalma
stratejisi olarak ifade edilmektedir (5,11,16).
Günlük Yaşam ve Stres Yönetimi, 1(1), 2018
51 Türkiye Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi, 1(1), 2018
Biyolojik olarak insan vücudu, adrenalin gibi bir
dizi stres hormonu üretmektedir. Bu mekanizma da
fiziksel ve zihinsel durumumuzdaki değişiklikleri
teşvik ederek; ya durumdan kaçmaya ya da
mücadele etmeye yardımcı olmaktadır. Buna “stres
yanıtı” denmekte ve “savaş ya da kaç” olarak
adlandırılmaktadır. Stres hormonları arasında
adrenalin (kaçışla ilişkili), noradrenalin (savaş ile
ilişkili) ve kortizol gibi önemli hormonlar yer
almakta olup bir tür açma / kapama düğmesi gibi
çalışmaktadır (2,11,13).
Stres fiziksel olduğu kadar zihinsel olarak da
yaşanmakta ve stres durumunda karmaşık bir dizi
fizyolojik değişiklik ortaya çıkmaktadır. Duygular,
beyinde amigdala adı verilen yapı içinde
başlamaktadır. Bu yapı, sağlığımıza yönelik
tehditleri tanımlamaktan sorumlu olan ve tehdit
durumunda sinyal gönderen beynin bir parçasıdır.
Böylece vücut kendini korumak için gerekli süreci
başlatabilmektedir. Amigdala, düşünce ve yargıdan
sorumlu olan beynin (korteks) davranışların uygun
olup olmadığını kontrol edebilmesinden önce, sık
sık tepki verebileceği olası tehditler hakkında uyarı
sinyalleri göndermesinde temel rol oynamaktadır.
Bu, önce harekete geçme ve daha sonra düşünme
gibi bir durum olarak görülebilmektedir. Bu
durum, davranışın sonuçlarını dikkate almak için
zamanın olmadığı anlamına gelmektedir. Stres
halinde vücudun kasları gerilmekte, beynin içinde
katekolaminler olarak bilinen nörotransmiter
kimyasallar serbest bırakılmakta, böylece birkaç
dakika kadar süren bir enerji sarsıntısı yaşanmakta
ve vücut bir dizi stres hormonu salgılamaya
başlamaktadır. Bu enerji anında, koruyucu
savunma devreye girerek kalp hızı, kan basıncı ve
nefes alma oranında artış meydana gelmektedir.
Fiziksel belirtiye hazırlanırken kan akışı artmakta
ve vücut daha fazla enerji vermek için yağ asitlerini
salgılamaktadır. Sonuç olarak, beyin
nörotransmitterleri ve hormonları (adrenalin ve
noradrenalin gibi) serbest bırakılarak; bu da
uyarılma durumunu tetiklemekte ve şu anda hem
durumda kalmak hem de vücut kendini savunmak
(savaşmak) veya mümkün olduğunca çabuk
kurtulmak için hazır hale gelmektedir (kaçış)
(5,11). Bu aşama aynı zamanda “alarm aşaması”
olarak da ifade edilmektedir (5).
Alarm aşamasının ardından “uyum aşaması”
başlamaktadır. Bu aşamada stres kaynağı ile uyum
sağlama gerçekleşirse her şey normale
dönebilmektedir. Kaybedilen bu enerji, yeniden
kazanılmaya çalışılarak bedene vermiş olduğu
zarar giderilmeye çalışılmaktadır. Bu aşamada,
alarm aşamasındaki kadar üst seviyede olmasa da
sempatik sinir sistemi hala aktif durumdadır.
Stresle başa etmeye başlandığında, parasempatik
sinir sistemi aktif olmaya başlamakta ve nabız, kan
basıncı, solunum gibi yaşamsal fonksiyonlar
düzene girerek kas gerilimi azalmaktadır (5,14,16).
Eğer bu aşamada uyum gerçekleşmezse ve enerji
tamamen tükenmiş ise ölüm, ölümle sonuçlanmasa
bile strese bağlı hastalıklar ortaya çıkmaya
başlamaktadır (5,13,14,16). Adaptasyon
sağlanamadığında stres süreklilik göstermekte ve
bir sonraki aşama olan “tükenme aşaması”
başlamaktadır. Bu aşamada parasempatik sinir
sistemi etkin rol oynamaktadır. Kişi de tükenmişlik
vardır ve stres kaynağı hala mevcuttur. Stres
Özel Y. ve ark.
Turkish Journal of Health Sciences and Research, 1(1), 2018 52
kaynakları ile mücadele edilemez ve böylece kişi
başka stres kaynaklarının olumsuz etkilerine açık
hale gelmektedir (5,14).
Stres faktörleri ve stresin belirtileri
Strese verilen tepki, ortamda ne olduğuna değil,
kişinin duruma karşı verdiği yanıta bağlı olarak
meydana gelmektedir. Aynı olayı yaşayan farklı
kişiler, hatta bazen aynı kişi bile farklı zamanlarda
farklı tepkiler gösterebilmektedir. Belirli bir
uyarana karşı belirli tepkiler verilir şeklinde
genelleme yapılması uygun değildir. Çünkü bir
olayı algılama biçimi, kişilik özellikleri, yaş,
cinsiyet, kültürel özellikler, sosyo-ekonomik
faktörler, aile yaşamı, kullanılan baş etme
mekanizması ve önceki deneyimlerine bağlı olarak
değişkenlik gösterebilmektedir (17). Bu nedenle
kişilerin verdiği tepkiler ve belirtilerde farklılık
görülebilmektedir. Stresin belirti ve bulguları,
bireyin kendini yorgun hissetmesi gibi daha hafif
belirtiden kalp krizi gibi daha ciddi bulgulara kadar
geniş bir yelpazede olabilmektedir. Stresle ilgili
daha ciddi sorunlar, yoğun ve uzun süreli stres
dönemleri sonucu meydana gelmektedir (18).
Bireyin strese verdiği tepki, psikolojik, fizyolojik
veya biyokimyasal biçimlerde ya da bu tür
tepkilerin bileşimi halinde ortaya çıkabilmektedir
(5). Yaygın olarak görülen stres neden olan
faktörler ve belirtileri aşağıda verilmiştir.
Günlük yaşamda strese neden olan faktörler
Günlük yaşamda karşılaşılabilen stres faktörleri;
parlak ışık, yüksek ses, doğum, ölüm, düğün,
maddi sıkıntılar, ödenmeyen faturalar, iş yaşamı,
ailevi sorumluluklar, okul yaşamı, sınavlar, kişisel
ilişkilerde çatışma, aldatma, kronik hastalıklar,
yaşam tarzı, yaş, beslenme şekli olarak ifade
edilebilir (19).
Stresin fiziksel belirtileri
Yorgunluk, uyuşukluk, çarpıntı, nabzın
yükselmesi, hızlı ve yüzeysel solunum, kas
gerginliği ve ağrıları, titreme, seğirme, tik, mide
yanması, hazımsızlık, diyare, konstipasyon,
sinirlilik, ağız kuruluğu, aşırı terleme, el ve
ayaklarda soğuma, deri döküntüleri, kaşıntı, tırnak
yeme, sık idrara çıkma, peptik ülser, kalp
hastalıkları, libido seviyesinde azalma, aşırı yemek
yeme ya da iştah kaybı, baş ağrısı, baş dönmesi,
hareketlerde dengesizlik, konuşma güçlüğü,
gürültü, ses ve ışığa duyarlılık, olmasıdır
(6,7,16,18,20,21).
Stresin psikolojik belirtileri
Sinirlilik, sabırsızlık, öfke, düşmanlık, endişe,
kaygı, panik, huzursuzluk, üzüntü, gerilim,
hafızada zayıflık, karar vermede güçlük, aşırı
hassasiyet, cinsel yaşamda değişiklik, sık sık hayal
kurma, ölüm ve intihar düşüncelerinin sık sık
tekrarlaması, uyku bozukluğu, depresyon, alkol ve
madde kullanımında artış, benlik saygısı ve
verimlilik de azalmadır (5,6,18,20,21).
Stresin davranışsal belirtileri
Aşırı hareketlilik ya da tam tersi davranış
sergileme, huzursuzluk, öfke patlamaları,
konsantrasyon sorunu, tartışmaya yatkınlık,
ağlama krizi, dinleme yeteneğinde bozulma ve
donukluk olmasıdır (17,20,21).
Günlük Yaşam ve Stres Yönetimi, 1(1), 2018
53 Türkiye Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi, 1(1), 2018
STRES YÖNETİMİ
Stres yönetimi, kişiyi baskı altında bırakan
psikolojik stresle karşı karşıya kaldığında uygun ve
etkili başa etme yöntemi kullanmasını sağlayarak,
stresin en aza indirilmesini sağlayan bir süreç
olarak ifade edilmektedir. Bu süreç, olumlu ya da
olumsuz çabaların tümüdür. Stres yönetimi,
koşulları yönetme, kişisel ve kişilerarası
problemleri çözmek için çaba harcama, stres ya da
çatışmayı yönetme, küçültme, azaltma ya da tolere
etmeyi ve bireyin daha mutlu, sağlıklı, üretken,
zihinsel ve davranışsal olarak dengeli, kaliteli
yaşam sürmesini sağlayan teknikler içermektedir
(12,19). Kişilik özelliklerine göre baş etme
yöntemleri değişkenlik gösterebileceğinden dolayı,
kişi için en uygun olanı denenmesi ve öğrenilmesi
oldukça önemlidir.
Stres ile baş etmede genellikle iki temel
yaklaşımdan biri kullanılır: sorun odaklı ya da
duygu odaklı başa çıkma (19). Sorun odaklı baş
etme, stresin altında yatan nedenler üzerine
odaklanan ve diğer yaklaşıma göre daha çok tercih
edilen yaklaşımdır (22). Bu yöntemi kullanan
kişiler sorunlarının sebebi ile uğraşmaya çalışırlar.
Örneğin; bunu hastalık hakkında bilgi edinerek,
hastalıklarını yönetmek için yeni beceriler
öğrenerek ve hastalığa ilişkin çevresel faktörleri
yeniden düzenleyerek yapmaktadırlar (19). Bu
yaklaşımı izleyenlerin daha iyimser ve stresle baş
etmede daha başarılı olduğu ifade edilmektedir.
Duygu odaklı yaklaşım ise, stresin altında yatan
nedenlerden çok stresin yarattığı duygu ve düşünce
üzerinde değişiklik yaparak stresle baş etmeyi
sağlayan bir strateji olarak değerlendirilmektedir
(22). Bu yaklaşımda kişi, düşünce içeriğini
değiştirdiği zaman baş etme ortaya çıkar, örneğin:
inkâr etme veya problemden uzak durma gibi.
Kişiler bir sorun hakkında düşüncelerini,
amaçlarını ve değerlerini değiştirerek ya da mizahi
bir durum gibi göstererek durumla baş etmeye
çalışmaktadır. Kullanılan tüm bu yöntemler yararlı
olmakla birlikte; sorun odaklı başa etme
yaklaşımını kullananların yaşama daha iyi uyum
sağlayacağı öne sürülmektedir (19). Günlük
yaşamda stres yönetimiyle ilgili fizyolojik,
davranışsal ve psikolojik olmak üzere 3 temel
yaklaşımdan söz edilebilir (9).
Fizyolojik yaklaşım
Kişinin, stresin yarattığı olumsuz etkiyi fizyolojik
olarak azaltan teknikleri içeren yaklaşımdır. En sık
kullanılan yöntem, Edmund Jacobson tarafından
geliştirilen kademeli kas gevşetme tekniğidir. Bu
gevşetme tekniğinde kişi bilinçli olarak germe ve
gevşetme gibi büyük kas gruplarını (alın, çene,
ense, omuz, kol, el, sırt, bacak kasları gibi) harekete
geçmesini sağlayan bir dizi egzersiz yapmaktadır
(9). Bu teknik, sosyal etkileşim ve fiziksel aktivite
ile vücudun her gün karşılaştığı birçok stresli
olayın ardından kişinin normal fizyolojik ritmine
dönmesine yardımcı olmaktadır (2). Bedeni
gevşetebilme yolunda atılması gereken ilk adım
nefesi kontrol etmektir. Bu nedenle, nefes
teknikleri de vücuttaki gerilimden sistematik bir
şekilde kurtulmaya yardımcı olan alternatif bir
tekniktir. Meditasyon ve yoga da vücudun
fizyolojik rahatlığını sağlayan yöntemler
arasındadır (9,19). Bu yöntemler hem nefesi
kontrol etmemize yardımcı olmakta, hem de huzur
Özel Y. ve ark.
Turkish Journal of Health Sciences and Research, 1(1), 2018 54
ve rahatlama hissetmeyi sağlamaktadır. Diğer bir
yöntem, biyolojik geri besleme tekniğidir. Bu
yöntem, kişinin farkında olmadığı tüm fizyolojik
tepkilerini eğitim programı ile farkına vararak
otonom faaliyetlerini istenilen seviyede
düzenlemeyi öğrendiği bir tür davranış tedavisidir
(9). Biyolojik geri besleme eğitimi, strese karşı
tepkilerin çözümlenmesine yardımcı olan
psikoterapiyle birlikte uygulandığında etkisi daha
uzun süreli olabilmektedir. Fizyolojik
yaklaşımlardan bir diğer yöntem ise, zihinsel
gevşeme tekniğidir. Bu teknik, zihinsel imgeleme
yoluyla fiziksel rahatlık sağlamak için kullanılan
egzersiz türüdür. Bu tekniğin temel amacı, kasların
kasılmış ve gevşemiş olma durumu arasındaki
farkın fark edilerek rahatlama hissine ulaşma
durumudur (23). Bu tekniğin nabız, kan basıncı ve
adrenalin akışını azalttığı belirlenmiştir (9).
Davranışsal yaklaşım
Zaman yönetimi teknikleri, kişilerin stresini
kontrol altında tutmaya yardımcı olan ve tavsiye
edilen bir yöntemdir (9,19). Etkili organize olma ve
dağınıklığın azaltılması, öncelikleri belirleme ve
tamamlaması gereken ya da yapılacak bir görev
listesi kullanmak kaygıyı azaltmaya yardımcı
olurken kişiye kontrol ve başarı hissi verebilir (19).
Bunun yanı sıra, sosyal bağları güçlendirmek, öz
saygıyı geliştirmek ve günlük yaşam olaylarının
nasıl yorumlanacağını öğrenmek için bilişsel
davranışçı terapi de kullanılabilir (2). Bilişsel
davranışçı terapi, düşüncelerin, duyguları ve
davranışları yönlendirdiğini vurgulayan bir terapi
biçimidir. Bilişsel, davranışsal ve problem çözme
becerilerine yönelik teknikleri içinde
barındırmaktadır (24).
Psikolojik yaklaşım
Kişilerin bir durumu olumlu ya da olumsuz olarak
değerlendirmeleri, genellikle bireysel algılama
biçimine göre değişkenlik göstermektedir.
Kullanılan çeşitli tekniklerle, kişi içinde bulunduğu
durumu farklı değerlendirerek, olayı algılama
biçimini ve bilişsel süreçlerini değiştirerek stresin
yarattığı olumsuz etkiyi azaltabilmektedir (9).
Otojenik eğitim, kullanılan bu tekniklerden
birisidir. Bu yöntem, konsantrasyon azlığı ve
bozukluğu, uykuya dalmada güçlük, sürekli
yorgunluk ve iç huzursuzluğun giderebilmesine,
zihinsel, bedensel ve sanatsal yeteneklerin
geliştirilmesine yardımcı olmaktadır. Yaşamın
engelleyici ve zorlayıcı negatif düşüncelerinin
pozitif yönde değiştirilmesinde, olaylara ve
yaşananlara sınır koymanın ötesinde özgüveni
artırarak sorunlarla baş edilebilmede, her türlü
strese karşı oldukça elverişli bir yöntemdir (25).
Bunun yanı sıra stres yönetiminde kullanılan diğer
teknikler: kendini anlama (örneğin A Tipi olarak
veya B Tipi kişilik olarak self-identification), özyönetim (örneğin daha iyi organize olma), çatışma
çözümü, olumlu tutum, kendi kendine konuşma,
otojenik eğitim, uyku, dinlenme, stres topları,
terapötik masaj ve gülmedir (19). Bu yaklaşımlar,
bir bireyin yaşam kalitesini büyük ölçüde
geliştirmekte ve bireyin stresli olaylarla pozitif
yönde başa çıkmasına yardımcı olmaktadır. Tüm
bu stres azaltma teknikleri, bir bireyin kişiliğini ve
günlük yaşamda zamanını daha verimli
kullanmasına yardımcı olmaktadır.
Günlük Yaşam ve Stres Yönetimi, 1(1), 2018
55 Türkiye Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi, 1(1), 2018
SONUÇ
Stres yaşamın olağan ve vazgeçilmez bir
parçasıdır. Günlük yaşamda maruz kalınan stres
durumu kişinin hem fiziksel, duygusal, davranışsal
ve ruhsal alanlarda sorun yaşamasına hem de
kronik bir hastalıkla karşı karşıya kalmasına neden
olabilmektedir. Stresin iş, aile, okul ve sosyal
olmak yaşamın üzere her alanda görüldüğü göz
önünde bulundurulduğunda, bu alanlara özgü
stresin olumsuz etkilerinin en az seviyeye
indirilmesi, kişinin daha kaliteli ve verimli bir
yaşam sürmesi için önem arz etmektedir. Bu
nedenle, stres iyi yönetildiğinde ve etkili baş etme
yöntemleri kullanıldığında, iç ve dış etkenlerden
kaynaklardan stres ve çatışma durumu azaltılmış
olacaktır. Bu bağlamda; yaşamın daha iyi, kaliteli
ve çalışmaların daha verimli olabileceği böylece
toplumun refah düzeyinin de artacağı
öngörülebilir. Stres yönetimi, olayların
değerlendirilme şeklinden, algılama biçimlerine,
duygulardan, çeşitli davranış biçimlerine kadar pek
çok boyuttan oluşmaktadır. Bu bağlamda, stresi
yönetmenin en iyi yolu, kişinin kendisinin stres
yaratan durumları fark edip, uygun baş etme
yöntemi kullanmasında yatmakta olduğu
söylenebilir. Bunun yanı sıra, toplumun sağlık
seviyesinin yükseltilmesine yönelik, bireylerin
daha huzurlu, mutlu, stressiz bir yaşam sürmeleri
için stresin fiziksel, sosyal ve psikolojik anlamda
yönetilmesine yönelik eğitimler yapılması,
politikalar belirlenmesi ve uygulanmasının yarar
sağlayacağı düşünülmektedir.
KAYNAKLAR
1. Raber MF, Dyck G. Understanding stress. In: Raber MF., editor.
Managing stress for mental fitness, revised edition (previously
published as mental fitness). California: A Fifty Minute Series Book;
1993. p.3-25.
2. Piotrowski NA, Holar DW. Stress [Internet]. Magill’s Medical Guide
(Online Edition); 2013 [cited 2018 May 23]. Available from:
http://eds.a.ebscohost.com/eds/detail/detail?vid=1&sid=bd19ba2c2
09d423194f86522435b87df%40sessionmgr4007&bdata=Jmxhbmc
9dHImc2l0ZT1lZHMtbGlQ%3d%3d#AN89093561&db=ers.
3. Arpacı F. Sekreterlerin çalıştıkları yöneticinin kademesine göre stres
kaynaklarının incelenmesi. Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar
Eğitim Fakültesi Dergisi [Internet]. 2005 [cited 2018 May 23];17:1-
17. Available from: http://dergipark.ulakbim.gov.tr/ esef/article/
view/5000091977
4. Aktaş Mavili A. Bir kamu kuruluşunun üst düzey yöneticilerinin iş
stresi ve kişilik özellikleri. Ankara Üniversitesi SBF Dergisi
[Internet]. 2001 [cited 2018 May 24];56(4):1. Available from:
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/42/474/5453.pdf
5. Aydın İ. Strese ilişkin genel bilgiler. In: Aydın İ., editor. İş
yaşamında stres [Internet]. 4th ed. Ankara: Pegem Akademi; 2016.
p. 1–13. Available from: http://pegem.net/dosyalar/dokuman
/22022008102727stres.pdf.
6. Yıldırım İ. Stres ve Stresle Başaçıkmada Gevşeme Egzersizleri.
Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Dergisi [Internet]. 1991
[cited 2018 May 24];6:175-189. Available from:
http://www.efdergi.hacettepe.edu.tr/yonetim/icerik/makaleler/1425-
published.pdf.
7. Akgemci T. Örgütlerde stres ve yönetimi. Atatürk Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilim Derg [Internet]. 2001 [cited 2018 May
23];15(1–2):301-309. Available from: http://e-dergi.atauni.edu.tr/
atauniiibd/article/view/1025003522.
8. Aydın Ş. Örgütsel stres yönetimi. Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü Dergisi [Internet]. 2004 [cited 2018 May 24];
6(3): 49-74. Available from: http://www.sbe.deu.edu.tr/dergi/cilt6.
say%C4%B13/6.3%20aydin.pdf.
9. Durna U. Stres, A ve B Tipi Kişilik Yapısı ve Bunlar Arasındaki
İlişki Üzerine Bir Araştırma. Yönetim ve Ekonomi: Celal Bayar
Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilim Fakültesi Derg [Internet]. 2004
[cited 2018 May 23];11(1):191–206. Available from:
http://dergipark.ulakbim.gov.tr/yonveek/article/view/5000069087.
10. Güçlü N. Stres yönetimi. G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi
[Internet]. 2001 [cited 2018 May 24]; 21(1): 91-109. Available from:
http://www.gefad.gazi.edu.tr/download/article-file/77499.
11. Mcmahon G. What is stress?. In: Mcmahon G., editor. No more
stress! be your own stress management coach. London: Karnac Ltd.;
2011. s. 16-79.
12. Akçakaya ÖR, Erden ÇS. Stres ve stresle baş etmede psikiyatrik
yaklaşım. Turkısh Family Physıcıan [Internet]. 2014 [cited 2018 May
24]; 5(2): 18-25. Available from: http://turkishfamily physician.com/
wp-content/uploads/2016/08/C5-S2-stresle-bas etmede-psikiyatrikyaklasim.pdf.
13. Yurdakoş A. Stres Fizyolojisi [Internet]. p. 1–6. [cited 2018 May 24].
Available from: http://www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/47/4711.pdf.
14. Kocatürk PA. Strese cevap. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Mecmuası [Internet]. 2000[cited 2018 May 24];53(1):49-56.
Available from: http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler / 36/863/
10959.pdf
15. Cox T. Definition of stress. In: Cox T., editör. Stress research and
stress management: putting theory to work [Internet]. University of
Notttingham, Department of Psychology; 1993. p. 8-29. Available
from: http://www.hse.gov.uk/research/crr_pdf/1993/crr93061.pdf.
Özel Y. ve ark.
Turkish Journal of Health Sciences and Research, 1(1), 2018 56
16. Faulkner G. Stress. In: Bridge, C.&Munro, PZ., editörs. Managing
stress with quigong. London and Philadelphia: Singing Dragon;
2014. p. 4-9.
17. Aytaç S. İş stresi: oluşumu, nedenleri, başa çıkma yolları, yönetimi
[Internet]. İş stresi yönetimi el kitabı; 2009 [cited 2018 May 24]. s.1-
34. Available from: http://kayseri.aile.gov.tr /data/54785e0
8369dc54fc832b71e/254c9c10627632335d8b3f78363b7c4.pdf.
18. Elkin A. Getting started with stress management. In: Elkin A., editor.
Stress management for dummies. 2nd Ed. Canada: John Wiley &
Sons,; 2013. p. 7-49.
19. Parker H. Management of stress. In: Parker H., editor. Stress
management. First Ed. Delhi: Global Media,; 2007. p. 1-30.
20. Ellis A, Gordon J, Neenan M, Palmer S. Stress: a rational emotive
behaviour perspective. In: Ellis A, Gordon J, Neenan M, Palmer S.,
editors. Stress counselling a rational emotive behaviour approach.
London, Newyork: Continuum; 2001. p. 1-17.
21. Aydın İ. Stresin belirtileri ve sonuçları. In: Aydın İ., editor. İş
yaşamında stres [Internet]. 4th ed. Ankara: Pegem Akademi; 2016.
p. 79–93. Available from http://pegem.net/dosyalar/dokuman
/22022008102727stres. pdf.
22. Soysal A. İş yaşamında stres. Çimento İşveren Dergisi [Internet].
2009 [cited 2018 May 23]:17-40. Available from:
http://www.ceis.org.tr/dergiDocs/makale237.pdf.
23. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü. Nefes ve Gevşeme Egzersizleri
[Internet]. Bursa Temel Eğitim Sonrası Kariyer Danışmanlığı
Projesi, Kitapçık No: 10. [cited 2018 May 23] Available from:
http://img.eba.gov.tr/275/6f7/97e/86d/a63/0c4/b0a/b15/205/999/ae3
/15e/622/d24/026/2756f797e86da630c4b0ab15205999ae315e622d2
4026.pdf?name=NEFES%20ve%20GEV%C5%9EEME%20EGZE
RS%C4%B0ZLER%C4%B0.pdf.
24. Özcan Ö, Çelik GG. Bilişsel davranışçı terapi. Türkiye Klinikleri J.
Child Psychiatry- Special Topics [Internet]. 2017 [cited 2018 May
23]; 3(2): 115-120. Available from: http://psikiyatridizini.net/
viewarticle.aspx?articleid=26355.
25. Akdeniz V. Otojenik eğitim ve otojenik eğitim teknikleri. Kent
Kültürü ve Yönetimi Dergisi: Kent Akademisi: Gündem Başlıkları
[Internet]. 2010 [cited 2018 May 24]; 3(4). Available from:
http://www.kentakademisi.com/otojenik-egitim-nedir/10426/.